Altmış yıl önce, gençliğimde, bir kadına rastladım. Beni sevdi, ben de onu sevdim. Sekiz ay sürdü bu, sonra kadın bir başka eve taşındı. Altmış yıl sonra hâlâ aklımdadır. Seni unutmayacağım derdin ona. Yıllar geçiyordu, unutmuyordum. Bazen korkuyordum. Önümde daha uzun bir yaşam vardı, silgi Tanrı'nın elindeyken, ben gariban adam, kendime nasıl böyle bir söz verebilirdim ki? Ama şimdi içim rahat. Cemile'yi unutmayacağım. Çok az zamanım kaldı, onu unutmadan öleceğim.
1
yıllar yıllar önceydi
akşamlar gaz lambasıydı
ışık sarı bir sessizlik
.
ben ödev defteriydim
annem
hem silgi hem kalem
2
bir zamanlar
kar pencereye vururken
.
üşüyen ellerimi değil
ellerimin içindeki çocuğu
ısıtırdı annem
3
yıllar önceydi
boyum kapı pervazında
çentik çentik yükselirken
ev aynı evdi
.
büyüyen ben
küçülen annem
4
o zamanlar
sokak akşama kalırdı
ben oyuna
BABAM VE SİLGİ
Silerken silinirmiş silgiler
Ece Ayhan demişti yanılmıyorsam
Konusu baba olan şiir yazmak isterim
Ne zaman ki giyotinden kurtulsam
Uyakları çığlık eski bir şiir
Dilini bir jiletle değişti ama
"Ölmeyecek kadar yaralı" oğul
Yapraktan dal gibi gitmiştir baba