Şimdiii mü'min kime denir?
Mü'min, îmâna gelene denir. Îman da anlamağa denir, anlamak da görmekle olur.
İşte bir kimse bu ta'rif ile mü'min oldukdan sonra, onun her bir nefesi bin yıllık ibadet yerine sarf edilir. Zira onun nazarı, Hak nazarıdır. Bu makama çıkanlara da dinde (insan) denir.
Hacı Bektaş durdu, yanındaki kupadan biraz su içti. Biraz yere oturup, bacakları üzerinde Timurtaş Ali'yi sallayan eşini gülümseyerek seyretti ve devam etti. "Yüce Allah, elçisine şöyle dedi; 'Ey Muhammed; gökten inen dört kitapta ne varsa, hepsini toplayıp Fatiha'nın içine koydum. Fatiha'da ne varsa, hepsini toplayıp; Besmele'nin içine koydum. Senin ümmetinden biri bir kez, doğru bir inançla "Bismillahirrahmanirrahim" derse Tevrat, İncil, Zebur ve Kur'an'ı okumuşçasına sevap kazanır. Ve yine bunlara namaz kılmış gibi sevap yazarım.' Şimdiii; Kur'an bir anlamda, ilâhî merhameti anlatan bir kitaptır. Onun ilk cümlesi 'Besmele' olup, Yüce Allah'ın bağışlayıcı anlamını dile getiren; 'Rahman' ve 'Rahim' isimlerinden oluşur. Biri hariç bütün surelerin başında da tekrar edilir. Bunun ifade ettiği anlam şöyledir; bütün Kur'an surelerinde ilâhî merhametin istisnasız her şeyi kuşattığını söyleyen Kur'an'ın ilk suresi olan Fatiha'da Yüce Allah kendisini, 'Bütün âlemlerin Rabb'i olarak tanıttıktan sonra, ikinci ayette kendisini, Rahman ve Rahim olarak tarif ediyor. Bu demektir ki Kur'an'ın tanıttığı Yüce Allah'ın âlemlerle münasebeti de merhamet üzeredir..
Şimdiii! Sorunuza dönecek olursak, neydi sorunuz?”
“İyileştim mi?”
“Hayır. Siz farklı bir insansınız, ama herkes gibi olmak istiyorsunuz. Bu da bana kalırsa ciddi bir hastalıktır.”