İnsanın, tek başına olduğu ve hiç kimseyle konuşamadığı zaman bir şeye inanması çok zordur. İşte tam da o dönemde, Drogo, insanların her zaman birbirlerinden uzakta olduklarını fark etti, birisi acı çektiğinde, acı sadece kendisine ait oluyor, hiç kimse o acıyı birazcık olsun dindiremiyordu; bir insan acı çektiğinde, duydukları sevgi ne denli büyük olursa olsun, diğerlerinin bu yüzden acı çekmediklerini ve yaşamdaki yalnızlığı işte bu durum oluşturduğunu fark etti.
Füsun’un fotoğrafını aşkla öptü ve ceketinin göğüs cebine dikkatle yerleştirdi. Sonra bana zaferle gülümsedi.
“Herkes bilsin, çok mutlu bir hayat yaşadım.”
Onun ayağının altındaki toprağı, başının üstündeki havayı, dokunduğu her şeyi, söylediği her sözü seviyorum. Her halini, her davranışını, tümüyle onun varlığını seviyorum.