(...) Düşmanlarımız, hürriyet ve serbestlik adına çıplaklık ve sapıklıklara bakarken, bunun ne getirip be götürdüğünden, hürriyetin ne ve niçin gerekli olduğundan haberli değiller... Bu kuduzluk içinde de gayet komik durumlara düşüyorlar: Hem demokrasiden dem vuruyorlar, hem de Enkisizyon celladı gibi, "başörtüsü" takanın sübjektif niyeti hakkında hüküm koyuyorlar...
"Türban, İslâmcı bir başkaldırının simgesi!"... Sana ne?.. Başkaldırının kanunu zedelemediği yerde, başkaldırı düşüncesi insanların içini okuyan bir kehanetle mahkûm edilemez demokrasilerde...
Böyle olursa "fahişelik de bir meslektir!" diyenler, tutuklu ve hükümlü yakınları dayanışma derneği mensupları, ibneler partisi yönetici ve mensupları, birtakım tiyatro ve film gösterileri, daha neler ve neler, mevcut anayasa düzenini yıkıcı niyetler olarak sol örgüt faaliyetlerinin uzantısı diye gösterilebilir...
Sayfa 151 - ÜÇ IŞIK isimli konferansından 1990, İBDA Yayınları