Öğrenciler okulu hapishane olarak tanımlar. Öğretmenlere ise çocuk bakıcısı muamelesi yapılır. Okulların giriş ve çıkışlarına gerçek polisler konumlandırılmıştır. O polislerden bazıları görevlerini abartarak bahçede ip atlayan, erik toplayan, şakalaşan çocuklara bile karışır. Hepsinin ama hepsinin sivrisinek bacakları ile usul usul yürüyen minik insancıklara benzemesini isterler. Çünkü sırf yaşları sebebiyle hiçbir çocuğun akıllıca bir şey yapabileceğini kabul etmeyiz. Onların sorumsuz ve yetersiz olduğuna inanmışızdır.
Çocuklara solucanların beş kalbi olduğunu öğrettiğimiz ama kendilerine ait bir kalpleri olduğunu unutturduğumuz sistemin adına okul dediğimizi çoktan anlamıştır.