Doktor barakadan çıkıyor. Yanımda, yüzüme bakmadan duruyor. Sadece susuyor, ama bu susuşuyla da bana, sen ki bu zamana kadar nice ölüm gördün, ne felaketlere uğradın, dayanılmaz ıstıraplara dayandın, şimdi duyacağın ıstırap hepsinden başka, bambaşka olacak; şimdi öğreneceğin ölüm, sana, dünyayı ebediyen zindan edecek; artık hayatta sevgi, saadet nedir bilmeyeceksin, demek istiyor. Bundan sonra yaşayacağın cehennem hayatına dayanabilecek misin, yaşamaya katlanacak mısın? diye soruyor.
“Ayrılık acı, çok acıydı. Bütün benliğimin bu toprakta kök salmış olduğunu, yalnız bu toprakta bu insanlar arasında yaşayabileceğimi şimdi, belki de ilk defa olarak anlıyor; içimin neden koptuğunu, geride neyimin kaldığını şimdi öğreniyordum.”