L.

L.
@sodeep
Hiçten fazla olduğumuzu kanıtlayan hiçbir şey yoktur.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hikmet... (T.O.)
Her zaman, başkalarının üstün olmalarının acısını yaşamış ve başını kaldırmadıkça küçümseyici bir hor görüşle izin verilmiş nefes almasına. Biraz direnip, ben de bir şeyler yapmalıyım dediği zaman binmişler tepesine; hem de, aldırmadan, yaptıklarını fark etmeden, hemen unutarak yapmışlar bunu. Adam hiç unutmamış kendine yapılanları. Kendi yaptıklarını da, aşağılığını da unutmamış, unutamamış.
Sayfa 8·Kitabı okudu
Edebiyat
L.
Ben senin incelemeni okuyayım bir daha..
Hâlbuki mesele çok basit: İnsan hastalanır ve ölür.
Sayfa 41 - Ötüken Neşriyat
L.
#46017264 Dokuzuncu Hariciye Koğuşu etkisi galiba.. :)
Her birey kendine ait olmayan yaşam biçimine başkaldırmalı. Bu başkaldırı ancak sürekli ve kesintisiz olduğu takdirde başarıya ulaşabilir. Hükümetleri, efendileri, tiranları devirmek yetmez; kişinin doğruya ve yanlışa, iyiye ve kötüye, adalete ve adaletsizliğe dair kendi önyargılarını da devirmesi gerekir. Kazıp da içine kendimizi gömdüğümüz savaş siperlerini terk ederek açığa çıkmalıyız; kollarımızı açıp silahlarımızı, sahip olduğumuz şeyleri, bireysel haklarımızı, sınıflarımızı, ülkelerimizi, halklarımızı teslim etmeliyiz. Barış arayan milyarca insan köleleştirilemez. Dar, sınırlı hayat görüşümüzle köleleştirdik biz kendimizi. İnsanın hayatını bir davaya adaması olağanüstüdür, fakat ölüler hiçbir işe yaramaz.
Sayfa 76
L.
"Hayat daha fazlasını talep eder - şevk, gönül, zekâ, iyi niyet. Doğa ölümün açtığı boşlukları onarmaya her zaman hazırdır, fakat zekâyı, iyi niyeti ve ölümün gücünü yenmek için gerekli hayal gücünü sağlayamaz. Doğa onarır ve yeniler, o kadar. Sonsuz biçimlerde dallanıp budaklanan öldürme içgüdüsünü içinden söküp atmak insanın işidir. Güce güçle karşılık vermek ne kadar anlamsızsa Tanrı'ya bel bağlamak da o kadar yararsızdır. Her savaş insan ruhu için bir yenilgidir. (...) Dünya bizim eserimiz ve eserimizin meyvelerini kabul etmek zorundayız."
Ama Matmazel'in hakkı var, dedi. Tanrı uzgörüsüyle insana yiyecek verdi giysi verdi, ama sanatı doğrudan doğruya vermedi. "Yaşamak için toprağa eğilecek, düşünmek için bana yükseleceksin!" dedi insanoğluna. Bize bedenin yaşamı kadar ruhun yaşamı da gerekli. Demek ki iki türlü yarar var. Elbette ki, bir kitabı ayakkabı diye ayağınıza geçiremezsiniz. Bir destan şiiri, yarar açısından belediyenin dağıttığı ucuz çorbanın yerini tutmaz. En güzel düşünceyi bile, yelken diye gemi direğine çekemezsiniz. Bir otoklav kazanı, yerinden iki parmak kımıldamakla, kaputbezinin metresini otuz metelik daha ucuza mal eder, doğru; ama bu makina ve endüstrinin gelişmeleri, bir ulusa can vermez, onun yaşadığını geleceğe duyurmaz. Mısır sanatı, Meksika sanatı, Yunan sanatı, Roma sanatı, yararsız sanılan başyapıtlarıyla, bu ulusların zamanın geniş uzamında var olduklarını kanıtlar; ama bu arada dâhi yetiştirmemiş kimi büyük uluslar, yeryüzünden kartvizitlerini bırakmadan gelip geçerler.
L.
"Uluslar da, insanlarınkine benzer duygularla hareket eder; bir insanın en büyük isteğiyse, nasıl fiziksel olarak çoğalıp soyunu sürdürüyorsa, tinsel olarak da sürdürmektir. Bir ulusun geleceğe kalmasını sağlamak da, üstün yetenekli kişilerin işidir."