Her zaman, başkalarının üstün olmalarının acısını yaşamış ve başını kaldırmadıkça küçümseyici bir hor görüşle izin verilmiş nefes almasına. Biraz direnip, ben de bir şeyler yapmalıyım dediği zaman binmişler tepesine; hem de, aldırmadan, yaptıklarını fark etmeden, hemen unutarak yapmışlar bunu. Adam hiç unutmamış kendine yapılanları. Kendi yaptıklarını da, aşağılığını da unutmamış, unutamamış.
Her birey kendine ait olmayan yaşam biçimine başkaldırmalı. Bu başkaldırı ancak sürekli ve kesintisiz olduğu takdirde başarıya ulaşabilir. Hükümetleri, efendileri, tiranları devirmek yetmez; kişinin doğruya ve yanlışa, iyiye ve kötüye, adalete ve adaletsizliğe dair kendi önyargılarını da devirmesi gerekir. Kazıp da içine kendimizi gömdüğümüz savaş siperlerini terk ederek açığa çıkmalıyız; kollarımızı açıp silahlarımızı, sahip olduğumuz şeyleri, bireysel haklarımızı, sınıflarımızı, ülkelerimizi, halklarımızı teslim etmeliyiz. Barış arayan milyarca insan köleleştirilemez. Dar, sınırlı hayat görüşümüzle köleleştirdik biz kendimizi. İnsanın hayatını bir davaya adaması olağanüstüdür, fakat ölüler hiçbir işe yaramaz.
Ama Matmazel'in hakkı var, dedi. Tanrı uzgörüsüyle insana yiyecek verdi giysi verdi, ama sanatı doğrudan doğruya vermedi. "Yaşamak için toprağa eğilecek, düşünmek için bana yükseleceksin!" dedi insanoğluna. Bize bedenin yaşamı kadar ruhun yaşamı da gerekli. Demek ki iki türlü yarar var. Elbette ki, bir kitabı ayakkabı diye ayağınıza geçiremezsiniz. Bir destan şiiri, yarar açısından belediyenin dağıttığı ucuz çorbanın yerini tutmaz. En güzel düşünceyi bile, yelken diye gemi direğine çekemezsiniz. Bir otoklav kazanı, yerinden iki parmak kımıldamakla, kaputbezinin metresini otuz metelik daha ucuza mal eder, doğru; ama bu makina ve endüstrinin gelişmeleri, bir ulusa can vermez, onun yaşadığını geleceğe duyurmaz. Mısır sanatı, Meksika sanatı, Yunan sanatı, Roma sanatı, yararsız sanılan başyapıtlarıyla, bu ulusların zamanın geniş uzamında var olduklarını kanıtlar; ama bu arada dâhi yetiştirmemiş kimi büyük uluslar, yeryüzünden kartvizitlerini bırakmadan gelip geçerler.