Fikir ve hikmet... (Philos filos) Yunanca «dost, arkadaş» demek... (Sophia zofiya) ise «hikmet>>... İşte (Philo-sophie filozofi) felsefe, hikmet dostluğu; ve filozof, hikmet dostu...
...
Günümüzde, yalancı mantık delaletlerinin aldatmada oyunu mânasına gelen (Sofizm), o zamanki temsilcileri elinde, fikir caddesinin biricik devriye silahıydı.
1941'de, Yolları Çatallanan Bahçe'nin önsözünde şöyle yazdı: "Devasa kitaplar kaleme almak, mükemmel sözlü sunumu beş dakikaya sığacak bir fikri beş yüz sayfada çok ayrıntılı bir biçimde anlatmak meşakkatli ve yoksullaştırıcı bir hezeyandır." Bu cümle peşinen her kitabın zihinsel bir diseksiyon, bir argüman ya da tezi ortaya koyma aracı olduğunu varsayıyor. Eğer bu doğru olsaydı, bir kurgunun ayrıntıları, kabukta yuvalanan inci gibi tecrit edilmeye ve koparılıp alınmaya meyilli bir avuç kavramın lüzumsuz kıyafetinden ibaret olurdu. Don Quijote, Moby Dick, Parma Manastır, Ecinniler bir ya da birkaç fikre indirgenebilecek eserler midir? Cümle romanın tanımı olarak işe yaramıyor, ama Borges'in kurgularının ne olduğu -varsayım, kurgu, kuram, öğreti, sofizm-hakkında anlamlı bir gösterge görevi görüyor.
Üçüncü Bölüm
I
İnsan aklı hareketin mutlak sürekliliğini kavrayamaz. İnsan herhangi bir hareketin yasalarını ancak o hareketin rasgele seçtiği öğelerini incelediği zaman anlayabilir. Bunun-la birlikte, insanın yaptığı hataların büyük bir kısmı, sürekli hareketin sürekli olmayan öğelere rasgele bölünmesinin so-
nucudur.
Antik çağlarda sofizm adı verilen ünlü düşünce akımına göre, Akhilleus önünde giden kaplumbağaya, ondan on kat zı gitmesine rağmen hiçbir zaman yetişemez: Akhilleus kaplumbağayla arasındaki mesafeyi katettiğinde kaplumba-ja bu mesafenin onda biri oranında onun ilerisinde olacak; Achilleus bu onda biri katettiğinde, kaplumbağa yüzde bir oranında bir mesafe daha katetmiş olacak ve bu sonsuza kadar gidecek. Bu problem antiklere çözümsüz görünür-du. Varılan bu anlamsız karar (Akhilleus'un kaplumbağaya bir zaman yetişemeyeceği kararı) hareketin sürekli ol-mayan öğelere rasgele bölünmesinin sonucudur, oysa hem Akhilleus'un hem de kaplumbağanın hareketi sürekliydi.
Hareketin gitgide daha küçük öğelerini ele alarak, soru-dayamayız. Sorunun çözümüne ancak sonsuz küçuğu ve çozumune ancak yaklaşabılırız ama ona hiçbir zaman
317
Lev Nikolayeviç Tolstoy
sonsuz küçükten başlayan onda bir oranındaki ilerleme kabul ederek ve bu geometrik ilerlemenin toplamunalar ulasabiliriz, Matematiğin sonsuzluğunu ele alma becerisine ulaşmış yeni bir dalı, hareketle ilgili çözülmez görünen sorunlara artık cevap verebiliyor.
Matematiğin bu yeni, antik çağlarda bilinmeyen dalı hareketle ilgili soruları ele alırken, sonsuz kaçuğu kabul ederek hareketin başlıca koşulunu (mutlak süreklilik) yeniden belirliyor ve böylece insan aklının, sürekli hareket etme hareketin ayrı ayrı öğelerini incelerken düşmeden edemedi kaçınılmaz hatayı düzeltiyor.
Tarihî hareketin yasalarını