"Kadını bir hazine gibi gömüp,saklamak isteyen ...
8/10
·192 syf.·
2025 41. kitabı
sadece erkeğin egoizmidir" Romanın yazarı Masoch, soyadının psikiyatri tarihine mazoşizm kavramının isim babası olarak geçeceğini kesinlikle bilmiyordu. Bu durum, kendisiyle aynı aristokrat sınıftan gelen, adının sadizmle anıldığı Marquis de Sade’ın yaşadığı kaderle keskin bir tezat oluşturur: Sade, yazdıkları yüzünden 29 yıl hapis ve 13 yıl tımarhanede kalırken, Masoch benzer temaları işleyen kitaplarıyla ödüllendirildi ve yaşadığı yıllarda adı büyük yazarlarla anıldı. Kölelik Sözleşmesinin Anatomisi Kürklü Venüs, yazarın Fanny von Pistor ile imzaladığı kölelik sözleşmesi ve uşak olarak yanında İtalya'ya gitmesi gibi otobiyografik öğeler taşır. Kitabın kahramanı Severin, yazarın alter egosu olarak, hayalindeki despot kadın Wanda’ya (Titian’ın Aynalı Venüs’ü gibi) kendini koşulsuz teslim eder. Wanda, Yunan mitolojisine olan ilgisi, bilgeliği ve güzelliği ile Severin’in aklını başından alır. Başlangıçta Severin'in itaat arayışına mesafeli dursa da, kısa sürede içindeki bir erkeğe hükmetme düşüncesiyle baştan çıkar ve ona efendilik etmeye başlar. Ancak bu ilişki, basit bir sadizm-mazoşizm döngüsü değildir; Deleuze'e göre, sado-mazoşizm fikri bir ön yargıdır. Mazoşizmin özü sözleşme üzerine kuruludur. Severin, bir kurban gibi görünmesine rağmen, aslında sahnenin gizli hakimidir, zira despot rolünü üstlenecek olan Wanda’yı ikna eden ve eğiten kendisidir. Bu sözleşmelerle Severin, tüm iradesini, benliğini ve hatta adını (Gregor olarak) dahi Wanda’nın keyfine teslim eder ve kendini alelade bir nesne olarak konumlandırmayı talep eder. Cinsiyet Sınırlarının Dinamitlenmesi Bu kitap, sadece sado-mazoşist bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda kadın ve erkeğin kendini keşfedişi ve toplumsal cinsiyet belasına karşı bir başkaldırıdır. Romanın alt metninde, edebiyat dışında
Kürklü VenüsLeopold von Sacher-Masoch · Ayrıntı Yayınları · 2019754 okunma
7/10
·416 syf.··
2023 13. kitabı
Sadist, insan doğasının en karanlık katmanlarını soğukkanlı bir şekilde önümüze seren bir roman. Norm Applegate, şiddeti yalnızca vahşet olarak değil, iktidarın en saf ve en çıplak hali olarak kurguluyor. Okur, bir noktadan sonra korkunun değil, gücün işleyişini izleyen bir gözlemciye dönüşüyor. Sadizm burada bir sapkınlık değil; hesaplanmış bir strateji, iradenin üstünlüğünün göstergesi. Bu yüzden roman rahatsız edici olduğu kadar çarpıcı da çünkü gerçeğin en keskin yüzünü gösteriyor. Romanın temel fikri güçlü olsa da kurgu bu ağırlığı tam olarak taşıyamıyor. Olay örgüsü zaman zaman yüzeysel kalıyor ve karakterlerin derinliği yeterince işlenmiyor. Bu da anlatının psikolojik ağırlığını azaltıyor; okur romanın gücünü hissetse de, hikâyenin sürekliliği yer yer kopukluk yaşıyor. Eğer kurgu fikrin yoğunluğuna denk bir titizlikle örülseydi, eser yalnızca rahatsız edici değil, kalıcı bir iz de bırakabilirdi. Bununla birlikte kitap tam okuyucu yıldırmışken yeni bir merak unsuruyla okuyucuyu iştahla okumaya teşvik etmekten geri kalmıyor.
SadistNorm Applegate · İnciraltı Yayınları · 2011389 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·452 syf.··
2025 625. kitabı
1740-1814 arasında yaşamış Fransız yazar ve asilzade Donatien Alphonse François, Marquis de Sade tarafından yazılan bir roman. Bu roman döneminde çok aktüel olan “Akıl” ile “Doğa” arasındaki diyalektik değerlendirmelerden, “Aydınkanma” tartışmalarının felsefi bakış açılarından hareketle yazılmış dünyada adından çokça söz ettirmiştir. Kimileri düşünürü, anlattıklarını savunmakla da eleştirmiştir. Aslında burada düşünürün ironi yaptığı değerlendirmesini yapmak daha doğru geliyor bana. Eserin içeriğini okumak her okuyucunun içinin kaldırabileceği bir şey değil gerçekten. 120 gün boyunca çok korunaklı ve vahşi bir doğanın içinde ulaşılamaz bir şatoya kapatılan çocuk yaşta insanların başına türlü işkenceler ve uygulamalar yaptırarak cinsel haz almaya ve hazlarını çeşitlendirmeye çalışan dört üst tabakadan insanın her yönüyle insanlık dışı uygulamalarını anlatan eserde aslında şu tezin ortaya konduğu görülür: “Doğa mı diyorsunuz. İnsan doğasının neyi istediğini en uç örnekleriyle anlatayım size. İnsan ya aklıyla ya da güdüleriyle/doğanın onda derc ettiği tutkularıyla haz almaya dönük hareket ederek yaşamını sürdürebilir. Şimdiye kadar ortaya konan tüm dini inançlar, kültürler, disiplinler insanı bu tutkulardan ve güdülerden uzaklaştıramadı, sadece üstlerini örtebildi bir miktar. Tutkularından uzaklaştırıldığında insanın diğer şeyler ile mutlu olması mümkün değildir. Acı aynı zamanda beraberinde en ince hazları da getirdiği için her zaman aranan bir ruh halidir. Doğada suç diye nitelendirilen eylemlerin hiç birisi doğanın insana yüklediği güdülere aykırılık teşkil etmez. Doğasına uygun yaşamayan bir insan hiçbir şey ile mutlu olamayacaktır.....” Terminolojide “Sadizm” diye bilinen kavramın özdeşleştiği Sade’nin davranışları normal bir insanın asla kabul edemeyeceği kabalıkta
SodomMarquis de Sade · Chiviyazıları Yayınevi · 2018773 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2025 591. kitabı
SADE’I YAKMALI MI? (Deneme) SİMONE DE BEAUVOİR 1908 – 1986 arasında yaşamış Fransız Roman, felsefe politik ve sosyal deneme, biyografi ve otobiyografi yazarı, gazeteci ve feminist filozof Simone de Beauvoir tarafından 1740-1814 arasında yaşamış Fransız aristokrat ve felsefe yazarı, erotik edebiyatın önemli yazarlarından Marquis de Sade üzerine yazılmış önemli bir deneme kitabı. Sade, belki de dünyanın en sıradışı ve uç yazarı. Sade, kendisini tanımlarken şu ifadeleri kullanmıştır: "Kızgın, karşı konmaz, öfkeyle dolu, her şeyde aşırı, töreler konusunda görülmedik bir hayalleme sapışı taşıyan, bağnazlığa dek tanrısız... “ Psikolojide ve tıpta yerleşmiş bir terim olan “Sadizm”e adını veren Marquis de Sade’dir. Aslında “Sadeizm” şeklindedir özgün kullanımı. Mazoşizm terimi de ondan gelmedir. Sade, Erotizmi, cinselliği, tene kıyıcılığı insanın özgürleşmesi için bir yol olarak görmüştür. Tene kıyarkenki şiddetli duyum onu uygulayana(sadist) ve uygulanana(mazoşist) en uç duyumsamayı sağlayacağı görüşündedir. Buradaki duyumdan edinilen tatmin, insanoğlınunun duyunsayacağı tatminin en uç sınırı olacaktır. Sade, sürekli sınırlarda dolaşmayı adet edinmiş bir belalı yazar. Hayatı zaten skandallarla dolu. Temelde kültüre, toplumsal olana düşmandır. Doğaya dönmek istemektedir. İnsanın doğasına dönmek insanı en uç özgürlüğe ulaştıracaktır. Toplumsallaşma ve kültürel olan unsurların tümü saf insanı zaptı rapt altına almakla meşguldürler. İnsanın özgürlüğüneü yok etmenin peşindedirler. İnsanın yaratıcılığı da özgün yapısından uzaklaşmasıyla körelmiştir. Çok nadir olarak düzenli eğitimden gelen insanlar dünyaya katkıda bulunmuşlardır. Sade, kimilerine göre, insan biçimine bürünmüş bir mutlak kötülük, kimilerine göreyse bir özgürlük savunucusu... İlk lanetli yazar... Simone de
Sade'ı Yakmalı mı?Simone de Beauvoir · Yapı Kredi Yayınları · 2019775 okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2025 40. kitabı
UYARI : Bu kitap kaçırılan istismar edilen bir erkek çocuğu diğer taraftan korkunç bir şekilde parçalanmış ve işkence görmüş çok sayıda kadınin soruşturması etrafında donuyor... Bu kitapta @chriscarterbooksofficial yine gerçekten harika bir eser yaratmış. BAYILDIM...🩷 Hunter'in bu serisinde konunun işleyişi ve sonuca varimı yine MÜTHİŞTİ. Kitabı okurken elimden biran olsun bırakamadım.. Carter'ın , bugüne kadar yazdığı ve okuduğum yedi kitaptan en sevdiklerim arasında oldu kitap o kadar iyi ki ve oyle bir akiyor ki sanki film izliyormuşsunuz gibi okuyorsunuz. Kitabin konusuna gelirsek Los Angeles havaalanı yakınlarında bir gece bisiklet binen biri tarafindan genç bir kadının cesedi vahşice öldürülmüş şekli de bulunur. LA polis departmani tarafindan kanıtlar incelendiğinde katilin cinayeti son derece acımasızca ve vahşi bir yöntemle işlendiği yanliz katilin bununla durmayacagi bu olayın da ilk ve son olmayacağı kesin olarak. Detayli incelem sonucu LA Şiddet Suç Birimi tarafindan düşünüldü.. Hızlıca Suç Birimi'nden Hunter ve Garcia göreve getiridi.. Yaşanan korkunç olaylar Hunter ve Garcia için bile şimdiye kadar karşılaştıkları en sadist ve en korkunç olayların başında geliyordu onlar bile bu derece acımasız bir psikopat ile karşilaşmamişlardi.. Dahası spoiler olur 🪈DİP NOT : İlk kez okuyacak ve Chris Carter'ı merak edenler icin... Hayranlari bilir Chris'in tüm kitapların da olaylar ÇOK ayrıntıli ve detaylidir. * ( işkence, sadizm, kaçırma ve öldürme sahneleri ) * Yani bu tür sahnelere hazır değilseniz, kesinlikle Chris Carter'ın kitaplarina hazır olana kadar uzak durun.. SON OLARAK
I Am DeathChris Carter · Simon & Schuster · 20155 okunma
10/10
·624 syf.··
2024 92. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2024 10:08
yeryüzünde en tehlikeli varlık nedir deseler bunun cevabı kesinlikle insan olacaktır.... Amerika'da vahşice işlenmiş cinayetleri ve seri katilleri bulmaya çalışan bir federal ajan Bill Fleisher , Psikolog ve profil uzmanı Richard Walter ve adli ressam ve heykel uzmanı Frank Bender tarafından kurulan vidocq cemiyetinin gizemli çözülmemiş , karanlıkta kalan taraflarını aydınlatarak kurbanın ailelerine bir nebze de olsa rahatlama sağlamaktadır. kitapta anlatılan o kadar sadizm ,fetişizm kökenli bir çok cinayet ayrıntısı ile anlatılır. insan okurken bu kadar vahşilik olabilir mi diye geçirse de işin kötü tarafı bütün olayların ve kişilerin gerçek olmasıdır. öyleki seri katillere baktığımızda soğuk kanlı, zeki, herşeyi en ince ayrıntısına kadar hesap eden, sadist ruhlu insanlardan oluşmaktadır. okurken yer yer bir insan bunu nasıl yapabilir demeden kendini alamıyor. okurken cemiyetin kurucuların hayatlarına da yer verilmesi bu cemiyetin kuruluş ve şuan ki durumu hakkında da bilgilerin yer alması okumayı daha keyifli hale getiriyor. okunmasını tavsiye edebilirim ama 10'lu yaşlar için uygundur diyemem. duygusal ve içiniz vahşeti kaldıramıyorsa usulca kitabı elden bırakmakta fayda var.
AvMichael Capuzzo · Martı Yayınları · 201499 okunma