Hz. İbrahim, Zeynep kızım, gözü gönlü bol, misafir olmadan sofraya oturmayan bir peygambermiş. Bir gün hiçbir şekilde sofrasında ağırlayacak misafir bulamamış. Aramış taramış, sonunda bir ihtiyarı yemeğe davet etmiş. Sonra sohbet esnasında Allah’a inanmadığını öğrendiği ihtiyarı sofradan kovmuş.
“Tez vakitte Yaradan’ dan Nida gelmiş, ‘Ben kulumun doksan yıldır bana asi olduğunu biliyor rızkını kesmiyorum da sen nasıl onu sofrandan kovarsın’ demiş
Herkes sofradan aç kalktık diye şikayet ediyor. Hangi bakanın, hangi milletvekilinin evinde sofraya bir çeyrek erik konur? Gidin bakın, elalem evinde akşamları alamünit şeyler yiyor
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
MEVLÜD
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Zatına layık şekilde, hamdu sena Allah’a
Sınırsız selat ve selam, yüce Resulullah'a
Nurlandırıp güçlendirdi, bu biçare ümmeti
Verdi rahmetinden bize, habibi Muhammedi
Cümle kainat ve varlık, şereflendi rahmetle
Karanlıktı bütün alem, aydınlandı Ahmet’le
Kendi nurundan yarattı, rabbimiz ol mahmudu
Şeref verdi kainata, her canlının umudu
Her peygamber müjdeledi, ol habib Mustafa’yı
İnsu cinne geldi resul, verdi ona dünyayı
İlk peygamber o seçildi, adem dahi olmadan
Son resul olarak geldi, dinler kalktı ortadan
Her peygamber bir millete, o ise tüm aleme
Gönderildi tek Muhammed, nur olmuştur Adem'e
Tevhid dinini ikmale, gönderildi ol habib
Oldu mutluluk devası, müjdelerle ol tabib
Her nebinin bir künyesi, onunki Habibullah
Mutlu olması içindi, kabe oldu Beytullah
Kim sofradan kalktığında, sofraya otururken sahip olduğu iştaha sahiptir? Sahip olunan hiçbir şey ona sahip olmadan önce duyulan istek kadar büyük bir tutkuyla sevilmez. Sakin limanından ayrılan hangi gemi yolda azgın dalgalar ve sert rüzgarlarla karşılaşınca, yara aldığında memnun olur ki? Mutlulukla ayrıldığı limanına acı içinde geri dönecektir.
"Bir tabak yemekle fazla fazla doyacak insanın bu doyma ihtiyacını çorbalar, başlangıçlar, ara sıcaklar, mezeler, ana yemekler, salatalar, tatlılar, çeşit çeşit içeceklerle uzun, karmaşık, gereksiz, bana çok anlamsız görünen bir geçide çevirmesini, sofraya oturmanın da sofradan kalkmanın da bir ayin havasına dönüştürülmesine ve bu yüzden sofrada çok fazla vakit geçirilmesine bağlıyorum. İster bir çekirdek ailenin günlük sofrası olsun ister büyük bir davet yemeği, insanların sofrada altı üstü bir yemek için bu kadar vakit harcaması bana çok hayret verici geliyor."