Puan vermedi·206 syf.··
Beğendi
·
2026 91. kitabı
Kapağındaki tüyün hafifliğine aldanmamak lazım. Çünkü Yenilenme oldukça ağır bir yük taşıyor. İlk sayfalarda bir öğretmenle öğrencisi arasındaki sohbeti okurken, arka kapağın da etkisiyle romanın başka bir yöne evrileceğini düşündüm; ama Greenwell tam o noktada okurun beklentisiyle oynamayı tercih ediyor. Hikâye açıldıkça aşkın, arzunun ve yalnızlığın etrafında dolaşan çok daha katmanlı bir metin çıkıyor karşımıza. Bir yanda protestolarla çalkalanan Sofya var. Meydanları dolduran kalabalıklar, değişim talebi, politik öfke… Diğer yanda ise kendilerini oldukları gibi yaşayabilmenin alanını bulamayan insanlar. Dışarıdaki sıkışmışlıkla içerideki sıkışmışlık birbirine karışıyor. Belki de bu yüzden kitabın asıl meselesi aşk değil; daha çok insanın kendisiyle kurduğu o zor ilişki: Sevilmek, anlaşılmak, ait olmak ve bütün bunların mümkün olup olmadığını sorgulamak. Kolay bir roman olduğunu söyleyemem. Yer yer sert, yer yer huzursuz edici; ama tam da bu nedenle uzun süre akıldan çıkmayacak gibi duruyor. Edebiyatın güvenli alanlarında dolaşmak yerine yeni kapılar aralamayı seven okurların çok ilgisini çekeceğini düşünüyorum. Bir de hoş bir ayrıntı var: Böylesine özgürlük, kimlik ve kendini var etme meselelerinin etrafında dolaşan bir romanın Onur Ayı’nda yayımlanmış olması bana çok anlamlı geldi. Yenilenme’yi Sarp Kaya dilimize kazandırdı.
Edebiyat
YenilenmeGarth Greenwell · Livera Yayınevi · 20261 okunma
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
1=Tepe Sarayburnu: (Ayasofya Topkapı sarayı ve Sultanahmet Camii) bulunur. öncesinde Ana tanrıça tapınağı, Artemis tapınağı Ve Mitra Dini izleri burada yer alır .Kutsal tepelerden biridir. Yerebatan sarnıcı da bu bölgede gezgin Petrus Gillius tarafından ortaya çıkarılmış İstanbul’da 60’ın üzerinde sarnıç var. 2=tepe Çemberlitaş: Üzerinde güneş tanrısı bulunurdu. Nuruosmaniye camii ile taçlandırıldı. 3=tepe Beyazıt: dev boyutlu zafer takı bulunurdu. Boğa meydanı Forum Tauri Pluta ve Hera tapınakları yine bölgede yer almıştır. şu anda Beyazıt ve Süleymaniye camii yer alır 4=tepe Fatih camii: on iki tanrı tapınağı on iki havari kilisesi yer alır şu anda Fatih cami süslemektedir. 5=tepe yavuz selim: Maria Pammakaristos kilisesi yer almıştır Fethiye cami ve bir kısmı müze yapılmıştır. Ayrıca bölgede yavuz sultan selim camii bulunur. 6=tepe Edirnekapı: En yüksek tepe Blakhernai sarayı tekfur sarayı ve kariye kilisesi bulunur 7=tepe Koca Mustafa paşa: Mokios sarnıcı ve Acadius sütunu bulunur. Aya Andrea Entikrisi kilisesi yer alır. şu an apartmana dönüştürülmüştür. Önemli bilgi : İstanbul ve Roma Yedi tepe üzerine kurulmuştur. Kehanetlere konu olmuş seçilmiş kutsanmış bir şehirdir.7 kutsal sayı olarak ifade edilir. 1=360 yılında Konstantin’in oğlu Konstantius tarafından inşa edilmiş Megale Ekklesia (Büyük Kilise ) adı verilmiştir. Aziz Yohannes Khrysostomos’un halk üzerindeki etkisine kızan imparatoriçe AElia Eudoxia imparator Arcadius kışkırtmış galeyana gelen halk tarafından kilise yakılmıştır. 2=415 yılında II Theodosius mimar Ruffinos yeniden inşa ettirmiş 13 ocak 532 de Nika isyanıyla yıkılmıştır. Justinyanus kaçmayı düşünmüş eşi kraliçe Theodor’a sayesinde Got süvarileri isyancıların üzerine salınmış tarihçi Prokopius göre 30bin isyancı kılıçtan geçirilmiştir.(Bizans’ta
Ayasofya'nın Gizli TarihiErhan Altunay · Beyaz Baykuş · 20161,665 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
6/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 13:24
Selamlar. Ahmet RasimAhmet Rasim hem edebiyatçılığıyla hem de gazeteciliğiyle ünlenen bir yazar. Daha önce okuduğum edebi kitaplarını severek okumuştum. Romanya MektuplarıRomanya Mektupları ise yazarın bir gezi anlatısı. Kendisi Tasvir-i Efkâr gazetesinin 1916 Aralık ayında onu Romanya cephesine göndermesi ile bu kitabı kaleme alıyor. Osmanlı, Romanya Cephesi'ne yardım için askerler göndermiştir. Ahmet Rasim de bu yolculukta Bulgaristan'ın başkenti Sofya'dan başlayarak Romanya'nın başkenti Bükreş'e yolculuk yapıyor. Gidip kaldığı yerlerdeki insanların tavırlarından, giyimlerinden, hatta çay içmelerinden bile bahsediyor. Yani gözünün gördüğü tüm izlenimlerini yalın bir dil ile, fotoğraflarla destekleyerek aktarıyor. Avrupa'yı eleştirdiği yerler, Osmanlı ile kıyasladığı durumlar vardı. Yazar ülkesine olan özlemine de değinmeden bitirmiyor kitabı. Eğer tarihin gezi ile harmanlanmasını seviyorsanız bu kitabı seversiniz bence. Kurgu dışı okumalar yapanlar için keyif verici olacaktır. Merak edenler için keyifli okumalar.
Edebiyat
Romanya MektuplarıAhmet Rasim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20260 okunma
Portobello Cadısı
Puan vermedi·272 syf.··
2026 7. kitabı
Herkese Merhaba <3 Bugün Paulo Coelho’dan okuduğum Portobello Cadısı’nın yorumuyla geldim. <3 Konusundan kısaca bahsetmem gerekirse; Kökeni çingene olan Athena; Beyrut’lu bir aile tarafından evlat edinilir. Beyrut’ta çıkan olaylar sonrası aile Londra’ya yerleşir. Athena hayatını ruhani bir yolculuk olarak yaşar. İlk yolculuğunu dans etmeye başlayarak yapar. Daha sonra hat sanatında ustalaşır. En son yolculuğunda Aya Sofya olarak çıkar karşımıza… Ve Ana Tanrı’yla iletişime geçer. Çocukluğundan itibaren diğer herkesten farklı olan Athena’yı kendi ağzından değilde onu tanıyan insanların anlattıklarıyla tanıyoruz. Neden mi? Çünkü Portobello Cadısı artık ölü… Çok severek okuduğum bir kitap olmadı. Konusu itibariyle beni çok bunalttı. Yazardan daha önce okuyup sevdiğim birçok kitap var bu arada. Ama bu kitap bana çok hitap etmedi. İçsel yolculuk gibi konulara ilgi duyan okurlara öneririm. Yazardan ilk kez bir kitap okuyacaksanız Simyacı veya Casus’u tavsiye ederim. OKUYUN OKUTUN Kitapla Kalın Sevgiler <3
Edebiyat
Portobello CadısıPaulo Coelho · Can Yayınları · 20085,1bin okunma
10/10
·480 syf.··
2026 33. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 08:32
İlber Ortaylıİlber Ortaylı Gazi Mustafa Kemal AtatürkGazi Mustafa Kemal Atatürk YAŞA MUSTAFA KEMAL PAŞA YAŞA! Öncelikle şunu belirtmek isterim. Kitap için kimileri çok yüzeysel, daha iyi biyografi kitapları var diyenler olmuş. Muhakkak daha iyi biyografi kitapları vardır ama bu kitabı İlber Ortaylıİlber Ortaylı zaten torunu Deniz Ali ve arkadaşlarına ithaf etmiş. Belki de onlar için başlangıç kitabı olsun istemiştir. Bu sebeple yüzeysel değil, ağır akademik bir dilden ziyade sürükleyici bir roman, bir sohbet havasında yazılmış. Kurucu önderimiz, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk'ü aile köklerinden, ilk gençlik yıllarından, askeri eğitimine kadar anlatır. Sonrasında tarihsel arka planıyla Trablusgarp, Balkan Savaşları, Sofya günleri gelir. Cumhuriyet'e giden zorlu yolda Milli Mücadele günleri, Kurtuluş Savaşı ve askeri başarıları anlatılır. Kitabın son bölümünde ise, Atatürk'ün kişisel özellikleri, bir lider olarak vizyonu ve dünya hafızasındaki yeri ele alınır. Kolay anlaşılır tarih anlatımıyla Atatürk'ü yakından tanımak isteyenler için ideal bir kitap.. Birkaç alıntı; "Atatürk'ün anne ve baba tarafı Balkanlar'a yerleştirilmiş Yörük Türkmenlerdendir." "Bu toplumda Atatürk'ü zihinlerden silmeye çalışmak bir lükstür, lüzumsuz çabadır." İyi ki TÜRK olarak dünyaya geldim ve iyi ki MUSTAFA KEMAL ATATÜRK gibi bir liderim oldu. NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!
Gazi Mustafa Kemal Atatürkİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 201813,5bin okunma
Sakın Yakalanma Raskalnokov!!
Puan vermedi
Bence Suç ve Ceza bir cinayet romanından çok, insanın kendi ruhuna ne kadar yabancılaşabileceğinin hikâyesidir. Çünkü Rodion Raskolnikov’un trajedisi yalnızca birini öldürmesi değil; kendisini diğer insanlardan ayırabilecek kadar “üstün” olduğuna inanmak istemesidir. Roman boyunca kendi zihninde yeni bir benlik inşa etmeye çalışır; sıradan insanların ahlak kurallarına bağlı olmayan, gerekirse suç işleyebilecek biri olabileceğini düşünür. Ancak bu düşünceye tutundukça giderek parçalanır. Çünkü insan zihni teorilere inanabilse de beden, korku, yalnızlık ve vicdan başka bir hakikati açığa çıkarır. Sanki ruh, insanın kendine anlattığı yalanlardan daha eski ve daha dürüst bir yapıdır. Bence Rodion Raskolnikov’un asıl meselesi yalnızca “üstün insan” olmak değildir. Aynı zamanda acı çekmeden yaşayabilen biri olmak istemektedir. Cinayet, onun için yalnızca ahlaki bir sınırı aşmak değil; kendi insanlığının üzerine çıkıp çıkamayacağını test etme girişimidir. Ancak trajedisi tam da burada başlar. İnsanlığını aşmaya çalıştıkça en yoğun biçimde kendi insan oluşuna çarpar: açlığa, korkuya, hastalığa ve sayıklamalara. Çünkü insan yalnızca fikirlerden ibaret değildir. Roman boyunca beni en çok etkileyen unsurlardan biri de Rodion Raskolnikov’un vicdanıyla kurduğu ilişkidir. Sürekli vicdan azabı çekmediğini iddia etse de aslında romanın başından sonuna kadar vicdanının içinde boğulmaktadır. Bastırmaya çalıştığı suçluluk; hastalık, öfke, taşkınlık ve kendini ele verme isteğiyle sürekli yüzeye çıkar. Zaten romanın en trajik tarafı da budur. Çünkü onun bölünmesi cinayetten sonra başlamaz; o zaten en başından beri kendi içinde parçalanmış biridir. Cinayet yalnızca içindeki çatlağı görünür hâle getirmiştir. Ve bence Fyodor Dostoyevski’nin en rahatsız edici başarısı burada ortaya çıkar:
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194bin okunma