Benim için dünyanın sonuydu ama bir süre sonra dünyanın geri kalanının siz olsanız da olmasanız da dönmeye devam ettiğini öğrendim.
Sayfa 113·Kitabı okuyor
Bu kadar uzun bir süre, böyle bir zihinsel baskının altındaki bir insanın serbest bırakıldıktan sonra, özellikle de bu baskı aniden kalktıysa biraz tehlike altında olduğunu hesaba katmamız gerekir. Bu tehlike (bir anlamda ruh sağlığı) vurgunun psikolojik olarak benzeridir. Nasıl ki bir dalgıç devasa bir atmosferik basınç altında bulunduğu hücresinden aniden çıktığında yaşamı tehlikeye giriyorsa, zihinsel basınçtan bir anda kurtulan insanın da manevi ve ahlaki sağlığı zarar görebiliyordu.
Sayfa 100 - Okuyan Us Yayınevi·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İnsan büyüyor. Daha da büyüyor. Bir sürü şey yaşıyor. Defalarca dibe batıyor, acı çekiyor ve sonra yeniden ayağa kalkıyor. Pes etmeyeceğim. Gevşemeyeceğim. Bundan sonra hayalimdeki mutfaktan bir sürü olacak. İçimde. Gerçek hayatta. Yolculuklarda. Tek başıma, kalabalıkta, iki kişi... Nerede yaşarsam yaşayayım, benim olan pek çok mutfak olacak.
Alıntı
... "Otuzların Kadını" hâlâ anlatılmayı bekliyordu. Onun yağlıboya portresinin altında hırçın, boz, yağlıboya bir lodos de­nizi uzanıyor. Alt çerçevesi boyunca dizilmiş küçük portrelerde Colette, bıçkın kız tavrıyla, erkek giysileriyle bir iskemleye yan ilişmiş, sigara tüttürüyor. Anna Pavlova, Yusufçuk bale giysisiy­le parmaklarının ucunda yükselmiş. İkisi de, Otuzların Kadını gibi sola çevirmişler başlarını ve bakışlarını. Virginia Woolf ile Sarah Bernhardt'sa, omuzlarının üstünden, hüzünlü gözlerle sağ köşeye dalıp gitmişler. Altlarındaki sarı dalgalarla yarılmış çırpıntılı deniz, tetikte. Başımı her kaldırdığımda Otuzların Kadını'nın "Anlatsana beni" diyen bakışlarıyla karşılaştım. Konukların, önünde bir süre durakladıktan sonra, "Ne hoş, ne zarif bir kadın!" dedikleri bir portre.
Sayfa 10·Kitabı okuyor
Uzmanlık ve Kölelik
"... uzmanlaştığın şey bir noktadan sonra seni esir alıyor. Sen egemen olamıyorsun, egemen olduğunu sandığın şeyin aslında kölesi oluyorsun."
Sayfa 125
Bilgelik dışarıdan alınmaz; onu bizim adımıza kimsenin katedemeyeceği bir mesafeyi açtıktan sonra, kendimiz bulmak zorundayızdır; çünkü bilgelik olaylara , dünyaya bir bakış açısıdır . 
Sayfa 391·Kitabı okuyor