(……)
“Ölmek
Bir sanat, tıpkı öbür şeyler gibi
Ben son derece iyi yapıyorum bunu.
Öyle iyi yapıyorum ki
Cehennemi yaşıyor
Öylesine iyi ki
Gerçeklik duygusuna kapılıyor
Sanırım usta diyebilirsiniz bana
Marifet değil bunu yapmak
Bir hücredeyseniz
Marifet değil yapıp çekilmek
Dramatik olan güpegündüz
Memnuniyetle, aynı yere, aynı yüze
Aynı inceliksiz çığlığa dönmek
“Bir mucize!”
Beni kendimden geçiren
Bir bedeli var
Yaralarıma bakmanın
Kalbimin sesini duymanın
Gerçekten çarpıyor kalbim
Bir bedeli var, çok büyük bir bedel
Tek bir sözümü duymanın, dokunuşun
Ya da bir damla kanımın …”
YAKARI
Bak bu ışık altında
kaç parça yürek!
Yalnız yollar boyunca
kaç yalnız aklım!
Gör son gecesini artık
yıkıcı tırmıkların
Düzgünce taranmış saçların
artık dağılacağını
Duy!
Taşkının onun için
nicedir kımıltısız,
donmuştur kimliği
bil!
Bir sesten çözdüğümü
her şiddetin gizini
anla...
Devlet, örgütlenmiş zorbalıktır ve toplumsal gelişmenin belli bir aşamasında kaçınılmaz olarak ortaya çıkar: Uzlaşmaz sınıflara bölünmüş toplum, varlığı belli ölçüde kendi varlığından kaynaklanan bir "iktidar"ı başa getirmeden yapamaz olur. Sınıfsal çelişkilerden doğduğu için devlet her zaman "güçlü" olanındır; ekonomik üstünlüğü ele geçiren, bunun yardımıyla siyasal egemenliği de elde eden sınıfındır ve bu nitelikleriyle devlet, ezilen sınıfın dize getirilmesinin ve sömürülmesinin yeni bir aracıdır. Bu bağlamda antik devlet her şeyden önce, köleleri dize getiren köle sahiplerinin devletiydi; feodal devlet, toprağa bağlı köylülere boyun eğdiren soylular örgütlenmesiydi; çağdaş temsili devlet ise ücretli işçilerin kapitalistlerce sömürülmelerinin aracıdır (Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni'nde Engels hem kendisinin, hem de Marx'in görüşlerini açıklıyor). En özgür ve ilerici biçimli burjuva devleti, bir demokratik cumhuriyet bile bu gerçekliği ortadan kaldırmaz, onun yalnızca biçimini değiştirir (hükümet-borsa ilişkisi, memurların, basının vb. doğrudan ya da dolaylı olarak satın alınabilir olmaları). Sosyalizm sınıfları yok ederken devleti de yok eder. "Devletin gerçekten tüm toplumun temsilcisi olarak ortaya çıkması ve üretim araçlarına toplum yararına el koyması, ilk perdedir," diye yazıyor Engels, Anti-Dühring'te ve ekliyor: "Aslında bu onun devlet olarak bağımsız son eylemi de olacaktır. Devlet erkinin toplumsal ilişkilere el atması bir alandan ötekine gereksizleşerek kendiliğinden son bulur. İnsanları yönetmenin yerini şeylerin yönetilmesi ve üretim sürecinin düzenlenmesi alır. Devlet 'lağvedilmeyecek', yok olup gidecektir.
burada sosyalizmin, komünizme geçiş aşaması olduğunun unutulmaması gerekir.