10/10
·570 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
Merhaba kitap dostlarım. Bir serinin daha sonuna geldim ve son sayfayı çevirdiğim anda içimde hem tarifsiz bir mutluluk hem de tatlı bir hüzün kaldı.Çünkü bazı hikâyeler vardır;okunup rafa kaldırılmaz kalbinizde kendine özel bir yer edinir. Bu seri boyunca karakterlerin sevinçlerine ortak olduk,acılarıyla üzüldük,verdikleri kararlarla bazen kızdık bazen de onları anlamaya çalıştık.Özellikle Ozan ve Bahar'ın sonunda hak ettikleri mutluluğa kavuşmaları beni en çok mutlu eden detaylardan biri oldu. Geçtikleri onca zorluğun ardından yüzlerinin gülmesi,okur olarak bana da huzur verdi. Ozan;sevgisi,sabrı ve fedakârlığıyla yine gönlümde ayrı bir yer edinirken;Nazike(Bahar)ise beni en çok düşündüren karakterlerden biri oldu.Her zaman doğru kararlar vermese de yaşadıklarıyla onu anlamaya çalıştım.Kusurlarıyla gerçek, hatalarıyla insaniydi. Levent ve Lale ise bu hikâyenin benim için en güzel sürprizlerinden biriydi.Aralarındaki uyum, karakter gelişimleri ve birbirlerini bulma şekilleri çok etkileyiciydi.Özellikle Lale'nin geçirdiği değişimi okumak büyük keyif verdi. Ayrıca Selma'nın zarafeti,Meral'in hikâyesi ve diğer karakterlerin yaşadıkları da kitabın duygusal yönünü daha da güçlendirdi. Final kitabında yarım kalan hesaplar kapanırken eksik parçalar da yerini buldu. Geçmişle yüzleşmeler,tamamlanan hikâyeler ve yeni başlangıçlar o kadar güzel işlenmişti ki kitabı elimden bırakmak istemedim.Her bölümde hem meraklandım hem de bu dünyadan ayrılacağım için biraz daha yavaş okumak istedim. Yazarın kalemini en çok sevdiğim nokta ise karakterlerini kusursuz göstermemesi.Her biri hatalarıyla,kırgınlıklarıyla ve mücadeleleriyle gerçek hissettiriyor.Bu yüzden okurken yalnızca bir hikâye okumuyor,onların hayatlarına ortak oluyorsunuz. Seri sona erdi ama geride unutulmayacak
Uyumadan Önce Tuttuğum Dilek 4Anita Felipova · Kaktüs Sanat Yayınları · 20268 okunma
10/10
·570 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 14:55
Merhaba kitap dostlarım... Bugün sizlere #uyumadanöncetutduğumdilekIV ile geldim. Öncelikle şunu söylemeliyim ki bu kitap tam anlamıyla "Mutluluk, " kitabıydı. Ozan ve Bahar'ın dağları aşıp sonunda huzura kavuştuğunu okumak o kadar güzeldi ki... Yaşadıkları onca şeyden sonra bu mutluluğu sonuna kadar hak ettiler. İskeçe bölümleri ise kalbimi ayrı fethetti. Ozan'ın babaannesi ve dedesinin sıcacık karşılaması, aile ortamı, sofradaki samimiyet... Bir de yemek için hazırlanırken aynı tonlarda giyinmeleri. Yaya'nın kırmızı ruju... Ah Yaya, ne kadar da süslüsün sen öyle. Bu sahneler bana resmen aile olmanın sıcaklığını hissettirdi. Ozan'ın babasıyla olan bölümlerde ise açıkçası biraz gerildim. Bazı yerlerde ona hak versem de Bahar ve Ozan'ın üzerine fazla gittiğini düşündüm. Ama Ozan'ın sevdiği kadının yanında duruşu... "Bahar'ı ya da beni geçmişle yargılamak isteyen önce dönüp kendi eskilerine bakacak. Derdin bizim beraber olmamız, benim onu affetmemse, ben affetmeyi Bahar'la yaşadıklarımdan önce senden öğrendim." İşte o an durup Ozan'ı alkışlamak istedim. Sevdiği kadını kimsenin karşısında yalnız bırakmaması, gerektiğinde babasının karşısına geçmesi çok güzeldi. Bir diğer sevdiğim kısım ise bazı vedalar oldu. Özellikle Oktay'ın gelip veda etmesi ve ardından kendi yoluna gitmesi hikâyeye yakışan bir kapanıştı. Ama beni asıl etkileyen, bir babanın ilk kez şirketleri, gücü ve sahip olduklarını değil oğlunu seçmesiydi. Belki geç kalınmıştı ama yine de çok anlamlıydı. Ve Ayfer... Ayfer bu kitabın kalbi olmuş resmen. Kürek ve kovasıyla salyangoza ev yapmaya çalıştığı sahnelerde yüzümde kocaman bir gülümseme vardı. Ama beni asıl vuran Ozan'ın ona "Kuşum" diye seslenişiydi. Keşke o sesi duyabilseydik. Öyle içten, öyle yumuşak anlatılmıştı ki sanki seslenmiyor da kalbinden bir
Uyumadan Önce Tuttuğum Dilek 4Anita Felipova · Kaktüs Sanat Yayınları · 20268 okunma
Reklam
10/10
·404 syf.··
Beğendi
·
2026 138. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 10:03
Merhaba sevgili kitap dostlarım, Bugün sizlere geçmişten günümüze uzanan, tarihi atmosferiyle beni etkileyen ve kadın olmanın gücünü iliklerime kadar hissettiren bir kitaptan bahsedeceğim. Hikâye, 1877 yılında İstanbul'da başlıyor. Dürüst ve çalışkan bir devlet memuru olan Müştak Bey'in Antakya'ya atanmasıyla ailesinin hayatı tamamen değişiyor. Yeni bir şehir, yeni insanlar ve yeni başlangıçlar derken Müberra'nın yolu Reyhanlı aşiretinden Salih Ağa ile kesişiyor. Kısa sürede filizlenen bu aşk, evlilikle taçlanıyor ve ikili kendilerine sıcacık bir yuva kuruyor. Ancak hayat onlar için her zaman mutluluk getirmiyor. İlk çocukları Firkat'ın kaybı, Müberra ve Salih'in hayatında derin yaralar açıyor. Yaşadıkları acıya rağmen birbirlerine tutunmayı başarıyor ve ikinci çocukları İrtah'ın dünyaya gelişiyle yeniden umut buluyorlar. Kitabın asıl dikkat çekici kısmı ise İrtah'ın hikâyesiyle başlıyor. Yaşıtlarından farklı düşünen, cesur, zeki ve güçlü bir karakter olan İrtah; toplumun kalıplarına sığmayan yapısıyla yalnızlığa itilse de pes etmiyor. Özellikle babası Salih Ağa ile olan bağı ve kartal eğitimi sahneleri kitabın en etkileyici bölümlerindendi. Osmanlı Devleti'nin son dönemlerindeki siyasi karışıklıklar, eşkıya baskınları ve değişen düzen karakterlerin hayatını derinden etkiliyor. Bir yandan tarihi olaylara tanıklık ederken diğer yandan güçlü kadın karakterlerin ayakta kalma mücadelesini okuyoruz. Bu kitapta en sevdiğim şey; tarihî olayların kuru bir anlatımla değil, karakterlerin yaşamları üzerinden aktarılması oldu. Müberra'nın fedakârlığı, İrtah'ın gücü ve Salih Ağa'nın ailesine olan bağlılığı hikâyeyi unutulmaz kılıyor. Tarihî kurgu, aile bağları, aşk, kayıp ve güçlü kadın karakterler okumayı seviyorsanız bu kitaba mutlaka şans vermelisiniz. Siz bu kitabı
Kartallı Kadın 1Nida Ömeroğlu · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20261 okunma
10/10
·256 syf.··
2026 31. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 05:25
Eser şu soruları sorar • Insan özgürlük olmadan mutlu olabilir mi? • Düzen mi daha degerlidir, özgürlük ü? • Aşk insanı neden değiştirir? • İnsanı insan yapan şey akıl mı, ruh mu? Sembolik olarak İntegral: * Aklın ve matematiğin mutlak egemenliğini, * Bireyselliğin yok edilmesini, * Devletin insan üzerindeki tam kontrolünü, * “Mutluluk için özgürlüğün feda edilmesi” fikrini temsil eder. Roman, D-503’ün tuttuğu bir tür günlükten oluşur. Ancak bu günlük sıradan bir insanın duygu ve düşüncelerini anlattığı bir günlük değildir. D-503, bu metinleri İntegral’in gelecekte ulaşacağı uygarlıklara Tek Devlet’i tanıtmak amacıyla yazmaktadır. Tek Devlet her şeyi formüllere indirmek ister. Ama insan ruhunda her zaman bir “X”, yani hesaplanamayan bir taraf vardır. Biz romanındaki başlıca karakterler şunlardır: D-503 * Romanın anlatıcısıdır. * İntegral uzay gemisinin baş mühendisidir. * Başlangıçta Tek Devlet’in düzenine gönülden bağlıdır. * Roman boyunca büyük bir iç dönüşüm yaşar. I-330 * Gizemli, cesur ve sıra dışı bir kadındır. * D-503’ün hayatını altüst eder. * Kurallara meydan okur ve özgürlüğü temsil eder. O-90
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Can Yayınları · 202311,9bin okunma
10/10
·78 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
Hayal gücüyle öğrenmenin iç içe geçtiği bu eğlenceli çocuk kitabı, Doğa'nın merak dolu dünyasına davet ediyor. Matematikten arkadaşlığa, keşiften maceraya uzanan hikâyesiyle çocuklara hem keyifli hem de öğretici bir okuma deneyimi sunuyor. Renkli çizimleri ve sıcak anlatımıyla genç okurların ilgisini ilk sayfadan son sayfaya kadar canlı tutmayı başarıyor.
Doğa’nın Karargâh Günleriİrem Oruç · İkinci Adam Yayınları · 202628 okunma
9/10
·252 syf.·
2026 32. kitabı
Zehra ve Zafer.. Mutlu başlayan bir aşkın kendini tüketme hikayesi.. Sorunlarla çatırdayan toparlanamayan bir evliliğin getirdiği son.. Kendinden hep ödün vermek, fazla fedakarlık ne zaman mutluluk getirmiş ki insana? Aldatma, şiddet, güvensizlik, ilgisizlik, sevgisizlik.. Herşey var ama kendine değer vermek hep eksik...! . Yazarın kalemini önceki okuduğum kitabında da çok sevmiştim, su gibi akıp gidiyor hikaye. Bu kitap benim çok sinirimi bozdu. Zehra'nın acizliği, Zafer'in dindar görünür utanmazlığı gerçekten tam çıldırma sebebi. Kitabın adı oldukça manidar. İnsanlar bazen yanyanayken de yalnızdır. . Evlilik üzerine yanlışlarla dolu hüzünlü bir hikaye. Sürükleyici, kalbinize dokunacak bir roman arıyorsanız tavsiyemdir.
1000Kitap
İki Kişilik YalnızlıkSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 20252,374 okunma
Reklam
Reklam