Puan vermedi·368 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
Karanlık Madde | Dark Matter – Blake Crouch Bir gece eve dönerken her şey değişiyor… Arkandan gelen adımlar, bir silah sesi ve gözlerini karanlık bir kutunun içinde açman… İşte o anda hayatının sonsuz “ya olsaydı” versiyonlarıyla yüzleşiyorsun. Başka bir Jason: Nobel ödüllü dahi fizikçi. Başka bir Jason: Ailesiz, özgür ve yalnız. Başka bir Jason: Tamamen yabancı… hatta tehlikeli. Yazar Blake Crouch, multiverse kavramını öyle ustaca harmanlıyor ki; hem nefes kesen bir gerilim romanı okuyorsun hem de derin bir varoluşsal korkuyla boğuşuyorsun. Ve sana “Hangi hayatı seçerdin?” diye sormuyor. Her kapıyı açtığında kendinden bir parça kaybediyorsun. Ailen, sevdiğin kişi ve o sıradan mutluluk ise seni gerçekliğe bağlayan son ip. O ip koparsa kutuda sonsuza dek kaybolursun. “Başka bir hayatım olsaydı daha mutlu olurdum” diye kurduğumuz o büyük yalanı paramparça ediyor. Çünkü mutluluk, başka bir versiyonda değil… seçtiğin hayatla barışmakta gizli. Okuduktan sonra bir süre aynaya bakıp “Ben gerçekten kimim?” diye düşündürüyor. Şimdi sıra sende! Karanlık Madde’yi okuduktan sonra en çok hangi “ya olsaydı” hayalinizi sorguladınız? Yorumlarda paylaşın, çok merak ediyorum!
Karanlık MaddeBlake Crouch · Doğan Kitap · 2018420 okunma
Bu hâlim Sana malûm..
7/10
·120 syf.··
2026 62. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 16:09
Ayşe Şasa'nın Şebek Romanı'nı okumadan önce hayatı hakkında birkaç yazı okumuştum. Bu yüzden kitaba başlarken ister istemez yazarı da düşünerek okudum. Ayşe Şasa'nın çocukluğu beni en çok etkileyen noktalardan biri oldu. Varlıklı bir ailede büyümesine rağmen anne ve babasından uzak kalmış. Çocukluğunu daha çok mürebbiyelerin gözetiminde geçirmiş. Maddi imkânların her zaman mutluluk getirmediğini gösteren bir hayat hikâyesi var. İlerleyen yıllarda yaşadığı ruhsal sıkıntılar ve ardından tasavvufa yönelmesi de eserlerine farklı bir derinlik kazandırmış. Şebek Romanı 2075 yılında geçen bir bilimkurgu romanı. Hikâye, artık eski kimliğini kaybetmiş ve XB21 adını almış bir şehirde geçiyor. Teknolojinin son derece geliştiği bu dünyada insanlar dışarıdan bakıldığında ilerlemiş görünse de iç dünyalarında büyük bir boşluk taşıyorlar. Kitap bu yönüyle klasik bilimkurgulardan ayrılıyor. Çünkü bilimkurgu eserlerinde genellikle teknolojik ilerleme olumlu bir gelişme olarak sunulurken Ayşe Şasa bunun tam tersini yapıyor. Bu nedenle eser aynı zamanda bir bilimkurgu parodisi olarak değerlendiriliyor. Geleceğin dünyasını anlatırken aslında günümüz insanını ve modern hayatı sorguluyor. Hikâyenin en dikkat çekici taraflarından biri bilimkurgu ile tasavvufu bir araya getirmesi. Türk edebiyatında buna çok sık rastlanmıyor. Distopik bir gelecek kurgusunun içinde insanın hakikat arayışı, maneviyat ve özüne dönüş gibi temalar yer alıyor. Kitaptaki XB21 toplumu bana köklerinden kopmuş modern insanı çağrıştırdı. Her şeyin hesaplanabildiği ve kontrol altında tutulabildiği bir düzen kurulmuş ama insanların ruh dünyası ihmal edilmiş. Kitabın adındaki şebek motifi de bu noktada anlam kazanıyor. Şebek sözcüğü bende taklit eden ve özünden uzaklaşan insan fikrini uyandırdı. Sanki yazar, kendi
Edebiyat
Şebek RomanıAyşe Şasa · Ketebe Yayınları · 2023332 okunma
Reklam
Puan vermedi·304 syf.·
2026 17. kitabı
​Bu sene okumalarım pek ilerlemiyor; başlıyorum, bırakıyorum; başka bir kitaba başlıyor, yine bırakıyor, yine başlıyor ve yine... Bu durum, bir kez daha bana okumanın, hayatım için öğrenmekten çok daha öte bir anlam ifade ettiğini hatırlatıyor. Okumak beni sakinleştiren, hayatta tutan, yeni güne başlamaya cesaret veren, dostluk eden, haz veren ve nefes aldıran bir araç. Bunu sürdürmenin zor olduğu zamanlarda oldukça zorlanıyorum. Kitap incelemesine neden böyle başladım acaba? :) Yalom’un bu kitabındaki kendini açmalarından mı etkilendim? Muhtemelen... ​Yalom’un —şimdilik— son kitabı olan Kalp Saati, eşi Marilyn’i kaybettikten sonra ve hafıza sorunlarının oldukça ilerlediği bir dönemde kaleme alındı. Bir nevi "çift yas" süreci de diyebiliriz. Hafızası iyice zayıfladığından, yalnızca tek seferlik danışmanlıklar yapmaya karar veriyor ve "Burada ve Şimdi" ilkesiyle bu tek seferlik görüşmeleri yürütüyor. Kitap, bu danışmanlık sürecinden bazı seansları konu alıyor. Okurken içimdeki eleştirel ses hemen karşı çıktı: "Tek seanstan nasıl bir fayda umuyor?", "Bu tutum fayda sağlamaktan çok bencilce bir eylem gibi durmuyor mu?", "Kendi öznel durumumuza göre bir alanı şekillendirmek etik mi?" vs. İçimde her şeye dırdır eden bir yapı var, ben onun sesini duruma göre kısıp açıyorum, yoksa tüm ömrümü eleştiriyle, mızmızlıkla, huysuzlukla ve önyargıyla geçirirdim. İnsanın, kendine kulak vermemesi gerektiği zamanları bilmesi şart. ​Her neyse, kitabımıza dönersek... Bu tek seanslık görüşmelerin etkili olabileceği konusuna şüpheyle yaklaşmakla birlikte, kitabı okurken aslında görüşmelerin o seansta başlamadığını da görüyoruz. Yalom’un kitaplarını okumuş, eğitimlerine katılmış yahut eskiden tedavi sürecini yönetmiş kişileri danışan olarak kabul ettiği göz önüne alınırsa, bu ilişkinin
Kalp SaatiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 2025162 okunma
10/10
·240 syf.··
2026 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 01:40
Ahh canım Bahriyelim Çok severek, yer yer ağlayarak ama büyük bir umutla okuduğum bu kitabı sayfalarca anlatmak isterdim ama kısa tutmaya çalışacağım. Flamingolar Pembedir, yazarın ‘alternatif hayat hikayem’ dediği bu roman, altı yaşında anne ve babasını kaybeden Bahriyeli’nin dayısıyla büyümesini, kaybı, özlemi, sevgiyi ve hayata tutunmayı anlatıyor. Aslı Perker, Bahriyeli ile çok büyük acıları ve kayıpları anlatıyor ama bunu son derece içten, sade ve samimi bir şekilde yapıyor. Bahriyeli’nin annesine duyduğu özlem, kendine ait bir yer arayışı, büyümesi ve hayata tutunmaya çalışması beni o kadar etkiledi ki o küçücük kıza defalarca sarılmak istedim. Yanındayım diyebilmek, büyürken yaşadığı korkularda ona ‘Korkma, bunlar normal’ diyebilmek çok isterdim. Gözyaşlarıyla okuduğum bazı sayfalarda bana umut veren şey, Aslı Perker’in Kaybedilen Bütün Savaşlar kitabını daha önce okumuş olmam. Bahriyeli’nin hayallerine ulaşacağını, o gemiye bineceğini ve dost edineceğini bilmek içimi rahatlattı. Dayısına da ayrı bir parantez açmak istiyorum. Bahriyeli’yi Bahriyeli yapan, onu olduğu gibi seven, şekil vermeye çalışmayan, sadece yol gösteren biri. Belki de Bahriyeli’nin bu kadar güçlü bir şekilde büyüyebilmesi, dayısız bir hayatta mümkün olmazdı. Flamingolar Pembedir, 6 yaşında büyümek zorunda kalan bir kızın hikayesi. Kayıplarla yaşamayı, sevmeyi ve hayata tutunmayı anlatan hüzünlü ama çok güzel bir kitap. Kitabı bitirdiğimde içim dolu doluydu ama Bahriyeli adına büyük bir mutluluk vardı. Kaybedilen Bütün Savaşlar benim için çok özel ve unutamayacağım bir kitap olmuştu. Bu yüzden Bahriyeli’nin o kitaba, o hayata ve o geleceğe uzanan yolculuğu da kalbimde her zaman özel bir yere sahip olacak. Aslı Perker’e kocaman kocaman sevgilerimi ve saygılarımı iletiyorum. İyi ki
Flamingolar PembedirAslı Perker · Epsilon Yayınevi · 2024222 okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2026 19. kitabı
Aldous Huxley’nin 1950’lerin İkinci Dünya Savaşı sonrası puslu, ruhsal ve psikolojik arayışlarla dolu atmosferinde bizzat kendi bilincini laboratuvara dönüştürerek kaleme aldığı Algı Kapıları, aslında psikanalizin Aborjinler ya da Kızılderililer gibi dış topluluklar üzerinden değil; aristokrat, agnostik terimini literatüre kazandıran bir dedenin genlerini taşıyan ve çocuklukta geçirdiği göz hastalığı yüzünden "görmeye" felsefi bir derinlik atfeden entelektüel bir yazarın kendi zihninde yaptığı sarsıcı bir iç keşif yolculuğudur. Doktor kontrolünde deneyimlediği ve Kızılderili ritüellerinin kutsal parçası olan peyote kaktüsünden elde edilen meskalin özü, insanın zihin yapısını sıfırdan değiştiren yapay bir illüzyon yaratmaz; aksine biyolojik olarak hayatta kalabilmemiz için zihnimizin önüne çekilen ve bizi milyonlarca çiçek arasından sadece işlevsel olan birkaç rengi görebilen arılar ya da sadece hedefe odaklansın diye at gözlüğü takılan atlar gibi dar bir akışa mahkûm eden o evrimsel filtreleri ortadan kaldırarak dünyayı tıpkı kübizm akımıyla nesneye, ışığa ve fona bambaşka açılardan bakan bir ressamın gözüyle, yani bir sandalyeyi sadece konfor sağlayan bir eşya olarak değil, saf bir varoluş ve sanat formu olarak görmemizi sağlar. Ne var ki madalyonun diğer yüzünü çevirdiğimizde ve kutsal kitaplarda Tanrı’nın insanla doğrudan "söz" üzerinden bağ kurup Hz. Adem’e eşyanın isimlerini öğretmesine baktığımızda dil, insanı körleştiren felsefi bir hapishane değil, aksine insan olmanın, adaleti, ahlakı ve hukuku inşa edebilmenin ilk ve en varoluşsal şartıdır; çünkü eğer dilin bize hakikati unutturduğunu iddia edip o sözsüz, sınırsız trans halini mutlak olarak yüceltirsek, insani boyuttan tamamen çıkıp sınırları yalnızca çiğ dürtüler, hayatta kalma korkusu ve doğanın sert
Algı KapılarıAldous Huxley · İthaki Yayınları · 20251,433 okunma
10/10
·478 syf.··
2026 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 20:45
Bir hikâye yazarsınız... Başlangıçta o dünya yalnızca size aittir. Çocuklar uykuya daldığında, gecenin derin sessizliğinde veya günün o bitmek bilmez telaşının tam ortasında kelimeler usulca birikir. Karakterler doğar, büyür ve zamanla koca bir hikâyeye dönüşür. ​Sonra bir gün o hikâye evden çıkar, başka kalemlerin anlattıklarıyla yan yana gelir. İşte o zaman anlarsınız yalnız olmadığınızı. ​Kardeş Sesler 2025 Türkiye seçkisinde satırlarımla yer almamın bendeki karşılığı tam olarak bu. Bu eser; farklı şehirlerden, bambaşka tecrübelerden ve yüreklerden dökülen kelimelerin aynı sayfalarda buluştuğu eşsiz bir edebiyat yolculuğu. Sadece Türkiye'den değil; Azerbaycan, İran, Kazakistan, Kırım, Özbekistan ve Türkmenistan gibi geniş bir coğrafyadan yazarların sesini aynı çatı altında buluşturması paha biçilemez. ​Her yazar kendi sesini katsa da, ortaya çıkan o tını tekil bir ses değil; hep bir ağızdan söylenen güçlü bir türküye benziyor... Bu çok sesli ahengin içinde yer almaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. ​Yolu bu kitaba düşen her okurun, satır aralarında kendinden bir iz, tanıdık bir his bulmasını diliyorum. Zira bir kitabı asıl özel kılan sayfalarındaki mürekkep değil, okurun kalbinde bıraktığı o eşsiz izdir. ​Sahi, siz en son hangi hikâyede kendinizi buldunuz? #TanerŞen #KitapTavsiyesi #Hikâye #Kitapsever #AvrasyaYazarlarBirliği
Kardeş Sesler 2025 - TürkiyeKolektif · Bengü Yayınları · 20251 okunma
Reklam
Reklam