Rezil herif Necib
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 15:51
Öncelikle aslında başka bir kitap okuyordum ama maalesef bayram sürecinde Kırıkkale’de unutmuşum kitabı o yüzden de Eylül’e başlamak zorunda kaldım. Kitabımı aldığım zaman diğer kitabı da bitiricem inşallah alana kadar başka kitaplarla devam. Kitabımızın konusu Süreyya ile Suad evli bir çifttir. Süreyya ailesinin yaşadığı konakta yaşarken sıkılıp bunaldığı için kendilerine Beyoğlu taraflarından bir yalı tutarlar Suad’ın babası sayesinde ve bu yalıya arkadaşlık etmek için sürekli Necib gelir. Bu arada bilgilendirme olsun Süreyya erkek Suad ise kadın. Ve bu yaz tatili sürecinde Suad ile Necib arasında önce gizli sonra ise alenen ikisinin bildiği bir şekilde aşk gelişir. Kitap ahlaksızlığın vücut bulmuş hali aslında bence doyumsuz ve narsist insanların kitaplaştırılmış hali. Süreyya; doyumsuz bir adam, karısıyla ve evliliği ile asla ilgilenmeyen, karısının hobilerine karşı alaycı yaklaşan, karısının iyiliğini suistimal edip hep ben yapan bir adam. Necip, gece hayatına düşkün, kadınlara düşkün, ahlaksız her şeye düşkün olan düşkün bir adam; kendi içsel pisliklerini kadınlara yansıtan ve sadece kadınlar kötü imiş gibi kadın düşmanlığı yapan kendi yaptığı ahlaksızlıkları örneğiniz; arkadaşının karısına aşık olma ahlaksızlığını asla görmeyip, evlilik üzerinden ben asla evlenmem çünkü kadınlar şöyle kötü böyle ahlaksız diyip kendini dev aynasında gören ama o aynaya bile tam bakmayan iğrenç bir adam. Suad ise namus timsali olmuş ama namustan uzak, kocasına veya etrafındakilere problemi anlatmak yerine susarak yaşamayı tercih eden bir dilsiz, kocasının arkadaşına aşık olup namussuzluk yapıp sonra da Süreyya’nın kız kardeşi Hacer’i kötü bulan iki yüzlü bir kadın. Evet Hacer kötü, iyi demiyorum kesinlikle ama iğneyi madem başkasına batırıcaksın o zaman çuvaldızı da kendine batır
EylülMehmet Rauf · Panama Yayıncılık · 201950bin okunma
7/10
·83 syf.··
Beğendi
·
2026 66. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 17:37
İvan İlyiç; işi, kazandığı para ve beklediği terfilerle kendini sürekli bir üst basamağa taşıma hırsıyla yaşayan, dışarıdan bakıldığında 'başarılı' görünen biridir. Ancak bu başarı tablosunun ardında bitmek bilmeyen bir boşluk vardır. Sosyal statüsünü yükseltmek uğruna sıradan insanlardan sıyrılıp soylu ve varlıklı çevrelerde kendine yer edinmeye çalışır. Her elde ettiği başarıdan sonra, anın tadını çıkarmak yerine bir sonraki hedefine odaklanır; böylece yaşadığı günün kıymetini bilmeden, geleceği inşa etme takıntısıyla ömrünü tüketir. ​Bu hırsların esiri olmuşken, ani bir hastalıkla yaşamın yavaş yavaş elinden kayıp gittiğini fark eder. Ölümüne yaklaşan her gün, geçmişte inşa ettiği o kusursuz hayatın aslında ne kadar boş ve sahte olduğunu dehşetle idrak eder. Hastalığı ilerledikçe ailesi onu bir 'engel' olarak görmeye başlar; o da bunun farkındadır. Tolstoy, karakterin iç dünyasındaki çöküşü ve sorgulamaları oldukça etkileyici bir şekilde aktarır. Toplumun dayattığı normlara göre yaşamanın bedeli, gerçek bir sevgi bağı değil, sahte bir aile hayatı olmuştur. Her şeyin farkına varışın getirdiği derin pişmanlık ve keşkelerle, hayatını boşa harcamış olmanın sancısını çekerek sonuna yaklaşır
1000Kitap
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261bin okunma
Reklam
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 185. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 15:33
Zülfü Livaneli gerek edebi kimliğiyle, gerek sesi ve şarkılarıyla sevdigim bur sanatçı.Siyasetçi kimliğiyle de köşe yazılarından takip ediyordum .1990 yılından itibaren köşe yazılarını topladığı bu kitabı görünce okumadan geçemedim.. 1990 yılından beri tüm söylemlerinde bahsettiği gibi Türkiye üç kutuba ayrılmış durumda .Siyasal Islam ,Türk Milliyetçiliği ve Kürt hareketi. Bu kutuplaşma günümüzde öyle ayyuka çıktı ki hatta ,kendi aralarında da ayrılıyorlar artık .Özellikle sol bu ülkede o kadar çok fraksiyonalara ayrıldı ki dogru düzgün muhalefet bile yapılmadı. Belki önceden bu kutuplaşmanın önüne gecilebilseydi iş buralara varmayacaktı.Ama önceden beri devler eliyle ' iti ite kırdırma ' yöntemi seçildiği için ayrışma gitgide büyüdü.. Bundan sonra nasıl toparlanılır bilmiyorum ama şunu biliyorum ki ,Osmanli döneminden beri çoğu ülkenin gözü topraklarımızda. Livaneli nin anlattığı bir anı bunu açıkça gozler önüne seriyor .2005 yılında katıldığı bir akşam yemeğinde, karanlık strateji uzmanı Henry Kissinger bir itirafta bulunmuş. "Her sabah Osmanlı haritasına büyük bir hayranlıkla bakıyorum "Neden diye sorulduğunda, Osmanli nın 500 yıla yakın Ortadogu yu nasıl yonetebildigi araştırıldigında bölgeyi Şii ,Sünni ve Kürt olarak ayrıştırdıkları görülmüş. Yani amaçları Ortadogu daki devletleri yıkıp federasyon haline getirmek.Ortadogu ülkelerinin çoğunda da bu planı gerçekleştirdiler. Asıl hedef Turkiye de de Kürt kartı kullanıldı, mezhep kartı kullanıldı..Bakalım sırada ne var ? Yalnız şuna da değinmeden geçemeyegım.Yazıları okurken arada tarihlere baktım kafami kaldırıp bu yeni mi diye ? Öyleki 30 sene önce de aynıymış, şimdi de ... Umuyorum düzelir bir şeyler bu ülkede.. Kitapla kalın dostlar... Üç Kutuplu Türkiye Zülfü Livaneli
Üç Kutuplu TürkiyeZülfü Livaneli · Livaneli Vakfı · 202667 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 19. kitabı
Mükemmel Çift | Ruth Ware Bugün sizlere ters köşe olacağınız bir kitap önerisi ile geldim.Uzun zamandır bu kadar gerildiğim bir kitap olmadı. Agatha Crıstıe nin 10 kişiydiler klasiğini anımsatan temposu hiç düşmeyen, zekice kurgulanmış bir psikolojik gerilim kitabı.Biraz kitabın konusundan bahsedeyim. Bir gün Nico ve Leyla’nın karşısına yepyeni bir fikirle çıkıyor.Realite şov. Issız bir adada beş çift.Aslına bakarsanız lüks bir tropik adada bir tatil gibi ilk başlarda.Ama işler hiç de onların umduğu gibi çıkmıyor ne yazık ki. Diğer dört çiftimiz; Conor ve Zana , Bayer ve Angel , Dan ve Santana , Joel ve Rami.Hep birlikte bir realite şov.Büyük bir ödül için sizce ne kadar ileri gidebilirler? İlk görevden sonra işler iyice kızışacak ve sonrasında fırtınayla beraber kontrolden çıkacak.Ana karadan kilometrelerce uzakta , telefonlardan ve sevdiklerinden mahrum şekilde , ekipten bihaber ne kadar dayanabilecekler? Hayatta kalmak için birbirlerine güvenmekten başka çareleri yok.
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202627 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 15. kitabı
Alegorik eserlere hep hayranlık duymuşumdur ama bu kitap bambaşka Hüsnü Aşktan beridir okuduğum en güzel kitap olabilir. Hikayesi basit simurga ulaşmak isteyen bir grup kuş Hüdhüd liderliğinde yola çıkmak isterler ama daha yolun başında hatta yola çıkmadan yolun zorluğuna meşgalesine katlanmak istemeyen kuşlar bahaneler bulmaya başlar gelmek istemezler. Kuş tasavvufta hatta halk edebiyatında bile ruhu temsil ediyor can kafeste durmaz uçar dünya bir han konan göçer... misali ruh edebiyatta kuşa benzetilir ki kitapta bahsi geçen kuşlar da aslında insanların ruhlarını temsil ediyor . Bülbül dünyevi aşka bağlanmış ruh , papağan tutsaklığı kabullenen ruh , Tavus Allahı değil cenneti mükafatı arzulayan ruh , keklik altın mücevher düşkünü ruh, hüma şanslı ve kibirli ruh, saka aciz ruh.... gibi . Aslında kuşlar dünyaya gelmiş ama geliş amacından uzaklaşmış ruhları temsil ediyor... Sonra yola çıkmayı göze alan kuşlarla Hüdhüd yola çıkar ama bu yol zor bir yoldur 7 zorlayıcı vadiyi geçmeleri gerekir ki bu vadiler 1) Talep vadisi 2) Aşk vadisi 3) Marifet vadisi 4) istiğna vadisi 5) Tevhid vadisi 6) Hayret vadisi 7) Fakr ve Fena vadisidir . Bu vadiler bol bol güzel hisseler alabileceğiniz kıssalarla anlatılıyor . Anlatım harika ötesi neyse derken yola devam eden 30 kuş vadileri geçiyor ve Simurga ulaşıyorlar ama o da ne kendilerinden başka bir şey yok (Si murg aynı zamanda 30 kuş demekmiş/ F. Attar burda söz oyunu yapmış Nefsini bilen Rabbini bilir misali ) Tam bir tasavvuf klasiği mutlaka okuyun
Mantıku't-TayrFerîdüddin Attâr · Sufi Kitap Yayınları · 20256,3bin okunma
Puan vermedi·312 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 09:54
Sevdalinka (kelime anlamıyla); Bosna-Hersek'te geleneksel bir müzik tarzıdır. Boşnakların halk müziğidir Birçok sevdalinka şarkısının gerçek bestecisi bilinmiyor. Sevdah kelimesi ise genellikle (Türkçe: Sevda) Boşnak geleneği ve folkloru için kullanılır, çoğunlukla aşk duygularının veya derin, dindirilemeyen (bir kişiye, şehre ya da yöreye karşı duyulan) tutkunun yarattığı ağır ve melankolik duyguları anlatır. (wikipedia) Ayşe Kulin 'in kaleme aldığı Sevdalinka ,1992 Bosna Savaşı sırasında yaşanan insanlık dramını ve Boşnak halkının maruz kaldığı soykırımı merkezine alır. Eserin ana fikri; savaşın yıkıcı ve insanlık dışı yüzüne rağmen, sevginin, hoşgörünün, kültürel kimliğin ve insan onurunun her türlü yıkımdan sağ çıkabileceğidir. Sevdalinka , Yugoslavya Federatif Cumhuriyeti’nin dağılma sürecinde Sırp lider Miloşeviç’in Büyük Sırbistan hayaliyle Balkanları ateşe vermesini ve özellikle Bosna Hersek’in bağımsızlık ilanından sonra Sırpların bu topraklarda ve bütün dünyanın gözleri önünde korkunç bir Boşnak katliamı gerçekleştirmesini anlatır. Bunun dışında romanda, Boşnakların tarihî seyirde vatanlarında uğradıkları zulüm ve acı dile getirilir. Boşnakların 1200’lü yıllardan başlamak üzere Osmanlı Dönemine kadar, 1878 Berlin Antlaşması ile Osmanlılardan kopuşu ve Avusturya Macaristan İmparatorluğuna geçişi ve İkinci Dünya savaşı dönemi ve sonrasında uğradıkları sıkıntıları yine belgelerden hareketle bir tarihçi titizliğiyle gözler önüne serilir. Dolayısıyla roman, belgesel nitelikli tarihî bir roman hüviyeti taşımaktadır. Kitapta yazılan olaylar belgesel nitelikli, tarihi ve siyasi kişilerin dışındaki karakterler kurgudur. Bu bölümler spoiler içerir Romanın ana karakteri Nimeta, bir inşaat mühendisi ile evli ve iki çocuk annesidir. Bosna Televizyonunda haber
Edebiyat
SevdalinkaAyşe Kulin · Remzi Kitapevi · 015,2bin okunma
Reklam
Reklam