Arrakeen iniş alanının çıkış kapısının üstünde, basit bir aletle kazınmış gibi görünen bir söz yazılıydı; Muad’Dib o sözü defalarca tekrarlayacaktı. O yazıyı Arrakis’teki ilk gecesinde, babasının düzenlediği ilk kurmay toplantısına katılmak üzere düklük karargâhına götürülürken görmüştü. Yazıda Arrakis’ten ayrılanlara bir ricada bulunuluyordu sadece, ama az önce ölümden kılpayı kurtulmuş çocuğa çok etkileyici gelmişti. Söylenen şuydu: “Burada neler çektiğimizi bilen sizler, dualarınızı bizden esirgemeyin.”
Sayfa 119·Kitabı okudu
"Unutulmak herkes için sanıldığı kadar korkunç değildir; yazgısı hüzünlü kelimelerle dolu biri, söz hakkı olsaydı muhakkak unutulmayı seçerdi. Her anlatıldığında yarası yeniden kanayan insanın acısını, ancak unutulmak dindirir. Unutulmak ve bir daha hiç hatırlanmamak."
Sayfa 50·Kitabı okuyor
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İşlerin yaz kampında yanlış gitmeye başladığından kuşkulanmaktan kendimi alamıyorum, sürgün hayatım o zaman başladı, ruhum orada parçalandı -bin parçaya ayrılana dek parçalandı her geçen yaz biraz daha. Benim için her şey kampta bitti. Kitaplarımı yazmaktan, çekirge toplamaktan vazgeçtim, kendimi güzel bulmaz oldum, şimşeği, gök kuşağını ve tsunami rüzgarlarını yaratan Tanrı değilse kim diye merak etmekten vazgeçtim, bir Tanrı olup olmadığını merak etmekten vazgeçtim, tüm yetişkinlerin cevaplayamayacak kadar yorgun oldukları soruları sormaktan vazgeçtim, olanakların hala var olduğu o yerden sürüldüğüm için, artık istediklerimi asla elde edemeyeceğimi bildiğim için, istemekten vazgeçtim. Kaç yıl geçerse geçsin, ne kadar terapi görürsem göreyim, geçmişteki tüm yanlışları ait oldukları artık önemsizleşen yerlerine oturtması gereken, hep alınan derslerden ve iç huzurundan söz edilen o mutlu diyarı, perspektif denen o ele geçmez şeyi ne kadar yakalamaya çalışırsam çalışayım nafile. Anılarımın gücünü kimse asla anlamayacak, onlar o kadar somut ve canlı ki, beni delirttiklerini bir psikiyatristin söylemesine ihtiyacım yok. Bilinçaltım onları gömmedi, süper egom onları engellemedi. Orta yerde önümdeler, şu anda bile varlıklarını sürdürüyorlar.
Sayfa 88·Kitabı okuyor
Bugünkü söz , yarın davranışa dönüşüyorsa gerçektir.
Ömer b. Abdülaziz demiştir ki: "Ben ölüm sekerâtının benim için hafif olmasını istemiyorum. Çünkü o, müslümanın günahlarının silineceği son durumdur."
Sayfa 61 - Beka Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Hepsinden geriye bir bu söz kalacak: Yaşadılar ve attılar zarlarını.