"Tom ve Gatsby, Daisy, Jordan ve ben, hepimiz Batılıydık ve bizi Doğu yaşamına belli belirsiz uyumsuz kılan, ortak bir yetersizliğimiz vardı belki de.'
Okurken kendimi en yakın hissettiğim kısım burasıydı sanırım. Yetersiz kaldığımı hissettiğim bazı kitaplar oldu. Mesela ; Umberto Eco - Foucault Sarkacı. Orta - Üst seviye bir Avrupa tarihi bilgi birikimi gerektiriyor eseri tam hazmedebilmek için. İlk bölümlerde verilmek istenen ne karakter analizlerini, ne o şatafatı, ne olay akışlarını bir türlü benimseyemedim. Enteresan olan yanı, okuma deneyiminden de kopamadım. Aktı gitti . Ama...
Ne Nick olabildim, ne Gatsby olabildim, ne Tom, ne de Daisy. Toplumsal yozlaşma desek; onu da hissedemedim. Çeviri kaynaklı desem, başka yayınevinden denemeden bir şey demek doğru değil. Tekrar bu eser için farklı yayınevi dener miyim ? Bilemedim.
Sıkıldım mı? Hayır. Muhteşem mi? Nickin Gatsby'e ilk tanışmada duyduğu nötrlükteyim.
Daha fazla uzatmadan tanımlamak istesem ; Amerikan rüyası, toplumsal eşitsizlik, entrika gibi malzemeler barındıran Nuri Bilge Ceylan kitabı.
Marketing ve kişisel gelişim kitaplarına genel olarak pek ilgi duymam. Ama kurumsal yaşamın bir parçası olan bu konulardan da istesem de uzak kalamıyorum. İşim gereği olmasa bile son dönemlerde dijital pazarlamanın ana unsuru olmamızdan kaynaklanan rahatsızlığım ve bu rahatsızlığı tanılama merakımdan uzun süre önce bu kitabı almıştım. Bizlere alıcı, müşteri veya ne derseniz deyin. Rasyonel veya irrasyonel tüm davranışlarımızı çeşitli psikolojik ve sosyal deneylerle ilişkilendiren (hatta çok fazla sayıda) kaynak olarak değerlendirilecek bir yapıt. Okuma ritmi olarak başlangıçta su gibi akan ama ilerledikçe istatistik içeren bilgiler, sonlara doğru yormaya başlıyor