2020 yılına giriş yapar yapmaz okuduğum bir kitaptı. İncelemem gibi biraz geç tanıştım kendisiyle. Nasıl edindiğimi bilmediğim bir adettendir ki, yeni bir esere başlamadan evvel mutlaka yazarın yaşadığı döneme göz atarım. Bu birçok okumamı anlamlandırmak adına katkı sağlar bana.
Gerek eserin yazıldığı tarih, gerek Asimov'un yaşı ; okumamı tamamladığımda, edindiğim önyargıların yıkılmasına sebep oldu. Klasik robot kurgularindan bağımsız olmakla beraber, bu alandaki eserlerin giriş kitabı gibi.
Birbirinden bağımsız gibi duran, ama icerisinde çesitli bağlantılar kurabileceğim farklı farkli robot hikayeleri ile başbaşa kaldım. Hatta günümüzde yada gelecekte robot/insan sorularına/sorunsallarına önsöz olacak nitelikler barındırdığını gördüm.
Bu hikayeler içerisinde favori robotlarim oldu. Artik onlar sadece Asimov'un robotlari değil. Benim de robotlarım.
Geçenlerde kızıma Pinokyo'nun çizgi filmini izletmek istedim. İzletmeden evvel hızlı bir tur attım . Yanılmıyorsam 1940 yapımı. Dönem çizgi film kalitesinden zaten izlemezdi :) Filme genel olarak baktığımda tütün kullanımından , argoya , argodan ölüm ve ceza temalarına kadar bilinçaltımıza yada kısaltılmış metnin dışında kalmış çok fazla detay vardı. Orijinal metni okuyup hem kaçırdığımız var mı hemde çocukluğumuza bir dönüp bakalım niyetiyle kitabı aldım. Belki bir Gulliver yada Alice etkisi yaşar, felsefi bir bakış açısı ile değerlendiririz diye düşündüm.
Ama olmadı. Kızıma okuduğum kısaltılmış metin sürümlerinden çok da fazla ileriye gitmedi.
Sevgili pinokyomuz sadece yemek , içmek , uyumak, eğlenmek ve başıboş yaşamak gibi ütopik bir dünya peşine koşuyor . Haksız da sayılmaz . Ama yaşadığı maceralar neticesinde sık sık ; "okumazsan eşek olur, üzerine binenin eksik olmaz" mesajı ile karşılaşıyor . Collodi amca burada biraz yanılmış sanırım . Okuduk ama binenimiz eksik olmadı .
Alt metinlerde yemek buldun ye dayak buldun kaç , sakla samanı gelir zamanı gibi öğütlerde mevcut . Çocuğunuza bu versiyonu okuyacaksınız bilin ki, Ölüm, ceza ve bedel gibi kavramlar sık sık vurgulanıyor.
Belki yaşım gereği , belki insta anne babalarının! etkisinden bilemiyorum çocukluğumda hissettiğim etkiyi çok hissedemedim. Keşke zihnimde sadece yalan söyleyince burnu uzayan kukla çocuk olarak kalsaydı.
(Alt metinlerde dönem Floransa'sına giydirmeler mevcut. Ama kitabın son sözünde belirtilmese hissedilmeyecek derecede. Yine de ben kendime ekmek çıkaramadım , benim kusurum olabilir. Çocuk kitabı diyerek fazla misyon da yüklemeden hızlı bir okuma deneyimi ile çocukluğunuza bir dokunuş yapabilirsiniz. )
Petrov çok akıcı bir şekilde toplum ve birey rehberi hazırlamış. İsteyen ütopya diyebilir, isteyen bir rehber , isteyen güzel bir söylev diyebilir. Kim ne derse desin, herkes hızlı bir bakış bile olsa bu kitaba bir göz atmalı. Hayatınızı değiştirmeyecek, ama vazgeçmememizi sağlayacak.