8/10
·504 syf.··
2026 58. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 13:10
Stefan Zweig, Dünün Dünyası'nda hem kendi yaşam öyküsünü hem de artık var olmayan bir Avrupa'yı anlatıyor. Ölümünden kısa süre önce tamamladığı bu otobiyografik eser, Nazizm nedeniyle ülkesini, evini ve alıştığı hayatı geride bırakmak zorunda kalan bir insanın, kaybettiği dünyaya yazdığı hüzünlü bir veda gibi. Kitabı okurken kendimi Birinci Dünya Savaşı öncesinin o kozmopolit Avrupa'sında sanat ve edebiyat çevrelerinde dolaşıyor gibi hissettim. Sanki bir masada yazarlar sohbet ediyor, bir başka köşede besteciler yeni eserlerini konuşuyor. Sayfalar arasında öyle isimler çıkıyor ki insan ister istemez imreniyor. Zweig'ın dostluk kurduğu ya da yakından tanıdığı sanatçıların sayısı ve çeşitliliği gerçekten hayranlık uyandırıcı. En çok da Romain Rolland ile ilgili bölümler ilgimi çekti. Zweig'ın ona duyduğu saygı ve hayranlık bana da geçti diyebilirim. Hatta elimde okunmayı bekleyen Jean-Christophe kitaplarına karşı merakımı ve heyecanımı iyice artırdı. Ama Dünün Dünyası sadece kültür ve sanatın altın çağını anlatmıyor. Aynı zamanda savaşların, yükselen milliyetçiliğin ve değişen dünyanın o parlak dönemi nasıl yavaş yavaş yok ettiğini de gösteriyor. Bu yüzden okurken bir yandan o döneme hayran oluyor, bir yandan da derin bir hüzün hissediyorsunuz. Kitabı bitirdiğimde sanki sadece Stefan Zweig'a değil, tanışmayı isteyeceğim onlarca sanatçıya ve artık geri gelmeyecek bir çağa da veda etmiş gibi hissettim.
Dünün DünyasıStefan Zweig · Can Yayınları · 20242,676 okunma
9/10
·37 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 10:54
En beğendiklerimden biri oldu,içsel hesaplaşma kendi kendine söylenme kendisini izole etme şekli,insanların çevresinin bile anlamaması... Stefan Zweig severler rahatlıkla okuyabilirler .
Bir Kalbin ÇöküşüStefan Zweig · Karbon Kitaplar · 201920,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi·68 syf.··
2026 20. kitabı
Arkadaşlar bu aşk değil, sevgi de değil, saplantı. Böyle olmayın. Kitapta çok güzel betimlemeler var evet ama birini bu derece içselleştirmek sağlıklı ve mantıklı değil. Kendinizi sevin ve kendinize yönelin.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,4bin okunma
Puan vermedi·68 syf.··
2026 1. kitabı
Şahsen, kitabın içinde pedofil ve takıntı normalleştirilmeseydi, çok daha güzel olabilirdi. Ama betimlemeleri vs. gayet sarıyordu, okunası bir kitaptı. Yine de dediğim gibi, 12 yaşında bir çocuğun 22 yaşındaki bir adama takıntılı olması kitabın en büyük sorunu falandı.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,4bin okunma
Herkesin Bir Kumarı Var
8/10
·177 syf.··
2026 14. kitabı
Kumarbaz, şu ana kadar okuduğum Dostoyevski kitapları arasında en beğendiğim eser oldu. Kitaba 8/10 veriyorum. İlk bakışta kumar üzerine yazılmış bir roman gibi görünse de ben kitabın asıl konusunun kumar değil, insanın tutkularına ve takıntılarına yenilmesi olduğunu düşünüyorum. Roman boyunca dikkatimi çeken şey, neredeyse bütün karakterlerin bir şeylerin esiri haline gelmiş olmasıydı. Aleksey kumarın, General Matmazel Blanche'ın, Polina ise Fransızın etkisinden kurtulamıyor. Her biri farklı bir şeyin peşinden sürükleniyor ve sonunda o şey tarafından sömürülüyor. Romanı bitirdikten sonra fark ettiğim şey, aslında kitaptaki en büyük kumarbazın sadece Aleksey olmadığıydı. Kumar masasına oturan kişi Aleksey olsa da romandaki hemen hemen herkes başka bir şey uğruna hayatını riske atıyordu. Kimi aşkı, kimi parayı, kimi statüyü, kimi de gururunu bir kumar masasına sürüyordu. Bu yüzden kitabın adı Kumarbaz olsa da Dostoyevski bana göre sadece kumarı değil, insanın kendini kaybedecek kadar bağlandığı her şeyi anlatıyor. Aleksey ilginç bir karakterdi. Onu okurken bazen çok zeki olduğunu düşündüm, bazen de kendi hayatını kendi eliyle mahveden birine baktığımı hissettim. Sanki tam zeki olacakken olamamış biri gibiydi. İnsanları anlayabiliyor ama aynı zamanda sebepsiz yere olay çıkarıyor ve çektiği acılardan tuhaf bir şekilde haz alıyor. Bu yüzden ona ne tamamen hak verebildim ne de tamamen karşı çıkabildim. Kitaptaki en sevdiğim karakter ise Bay Astley oldu. Roman boyunca mantığını koruyabilen nadir insanlardan biriydi. Diğer karakterler hırslarına, tutkularına ve duygularına yenilirken onun daha sakin ve düşünerek hareket etmesi hoşuma gitti. Bana göre romandaki en olgun karakter oydu. Polina hakkında ise kesin bir yargıya varamadım. Dostoyevski karakteri biraz gizemli
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,4bin okunma
7/10
·56 syf.·
2026 148. kitabı
O muydu? Stefan Zweig Zweig okumayı bir daha düşünmüyordum ama "O Muydu?", hem 56 sayfalık yapısı hem de polisiye dokusuyla beni yakaladı ve okuduğum 14. Zweig kitabı oldu. Birkaç saatte su gibi akıp giden bu sıra dışı anlatıda Zweig, bizi İngiliz taşrasına götürüp klasik bir “kim yaptı?” polisiyesi sunuyor. Hikayenin merkezinde ise bir köpek var, insanlar duygularını kelimelerle gizlerken, hayvanlar gözleriyle konuşur. Kitapta aşırı sevginin açtığı felaket insanı sarsarken akıllara şu soru geliyor. Okurken hepimiz "bebeği sevgiden mahrum kalan köpek öldürdü" diyoruz ama anlatıcının şizofren olduğunu düşünmek yanlış mı? Görgü tanığı kadın, yaşadığı dehşetin travmasıyla suçu masum bir hayvana yıkmış olamaz mı? Zweig ucu açık bırakıp gizemi tamamen bize sunmuştur. Kitap bittiğinde hem kitap, hem biz sahiden elimizde olmadan soruyoruz: 'O muydu?'
Edebiyat
O muydu?Stefan Zweig · Can Yayınları · 20236,7bin okunma
Reklam
Reklam