• Felsefe, mutluluklarını böylesine değişken bir şeye bağladıkları için fanilerin budala olduklarını açıklar. Gerçek mutluluk yalnızca icten, insanın kontrol edebileceği şeylerden gelir; kötü şansın yok edebileceği bir şeyden değil. Bu, 5. Bölümde değindiğimiz Stoacı yaklaşımdır. İnsanlar bugün başlarına gelen kötü olaylara karşı "filozofça bir tutum" takındılarını söylediklerinde bunu kastederler; ebe veynlerinin kim olduğu veya hava durumu gibi kontrolleri dışında olan şeylerden etkilenmemeye çalışırlar. Felsefe Boethius'a şunu söyler: Hiçbir şey kendi içinde kötü değildir; her şey onun hakkında nasıl düşündüğünüze bağlıdır. Mutluluk, dünyanın değil, aklın bir durumudur; Epiktetus'un kendisininmiş gibi kabul edebileceği bir düşünce.
    Felsefe, Boethius'un kendisine geri dön mesini ister. Boethius hapiste öldürülmeyi bekliyor olsa da tam anlamıyla mutluluğu tadabileceğini söyler. Felsefe, onun acılarına çare olacaktır. Söylemek istediği zenginliğin, gücün ve saygınlığın gelip geçici olduğu için değersiz olduğudur. Hiç kimse mutluluğunu böyle kırılgan temellere oturmamalıdır. Mutluluk daha sağlam bir geyden, kaybedilmez yiyecek olandan gelmelidir. Boethius öldükten sonra yaşamaya devam edeceğine, mutlulugu önemsiz dünyevi şeylerde aramanın hata olduğuna inanıyordu. Nasıl olsa öldüğünde hepsini kaybedecekti.
    Nigel Warburton
    Sayfa 69 - Alfa yayınları
  • İnsanlar başlarına gelen şeyler karşısında "filozofça" davrandıklarını söylediklerinde, sözcüğü Stoacıların kullandığı anlamda kullanırlar. "Stoacı" adı, bu filozofların Atina'da sık sık buluştukları boyalı bir sundurma olan stoadan gelir.

    İlk Stoacı, Kıbrıslı Zenon'du (İÖ 334-262). Erken dönem Yunan Stoacılarının, gerçeklik, mantık ve etiğe ilişkin geniş bir felsefi problemler alanında görüşleri vardı. Bununla birlikte en ünlü oldukları nokta, zihinsel kontrol üzerine görüşleriydi. Temel düşünceleri, sadece değiştirebileceğimiz şeyler üzerine endişelenmemiz gerektiğiydi. Diğer şeyler konusunda kaygılanmamalıydık. Şüpheciler gibi onlar da huzurlu bir zihni amaçlıyordu.