storyofreader

storyofreader
@storyofreader
Avukat
Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi
Mersin
991 okur puanı
Aralık 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
“Kendi kendimle konuşmaya başladım işte. Bir zamandan beri ‘benleyim’. “
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·158 syf.··
2022 102. kitabı
Teneke, Yaşar Kemal’in İnce Memed’den sonra yazdığı ikinci roman olma özelliğini taşıyor. Sanırım bu yüzden kitapta hafiften bir İnce Memed havası hakim. Bu kitabı okuduğunuz zaman o günlerden bugünlere hiçbir şeyin değişmediğini göreceksiniz. Kendinizin ne kadar çaresiz ve bitap olduğunuzu fark edeceksiniz. Nasıl güç sahibi olanların, kendi menfaati için bütün halkı ölüme terk edenlerin hikayesine tanık olacaksınız. Buram buram Anadolu ve çaresizlik kokan bir kitap. Kitap iki bölümden oluşmaktadır, ilk bölüm hikaye şeklinde iken ikinci bölüm hikayenin iki perdelik bir tiyatro halidir. Aynı kurgunun iki farklı türünü arka arkaya okumak tahmin edilenin aksine tekrar değil, yeniden yaratma oldu bende. Zaten romanı okurken de tam tiyatro konusu, olsa da izlesek diye düşündürüyor. Teneke'nin konusu; bir Anadolu kasabasında yasaya aykırı şekilde köylülerin yaşam alanlarını da içine alacak ve dolayısıyla onların hastalanarak ölmelerine sebebiyet verebilecek şekilde çeltik ekimi yapmak için resmi izin çıkarmak isteyen toprak ağalarının ilk görevine atanan genç, deneyimsiz bir kaymakamı kullanmaya kalkmaları fakat sonradan durumun farkına varan kaymakamın idealist bir yaklaşımla ağalarla mücadeleye girişmesi neticesinde gelişen olaylar örgüsü. İdealizm ve baskın güç arasındaki mücadelenin romanı olan Teneke'yi okumadan geçmeyiniz.
TenekeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201712,4bin okunma
“Oğlum, yalanın gücü doğrunun güçsüzlüğünden değildir. Yalan teşkilat kurmuş, doğru yalnızdır. Yalanın geleneği var, senin doğrunun her gün yeniden yaratılması gerek. Her gün bir şafak çiçeği gibi yeniden açması gerek.”
Puan vermedi·724 syf.··
2022 141. kitabı
Birçok cümle buldum yine kendime cımbızla çekip ayırdığım. Böyle kitapları çok seviyorum. Bazı eserler yazıldığı zamandan çok sonra değerlenir. Çünkü yazılan zamanda tarih başka dertler ile boğuşmaktadır hatta boğulmaktadır. İşte bu kitapta onlardan biri. Hayatımda okumaya en uzun süre ayırdığım kitap.  Bazen kelimeler arasında sıkışıp bırakıyor ve insana kendini aptal hissettiriyordu. Turgut Özben’in arkadaşı,dostu Selim Işık’ın  intihar etmesi sonucu başlayan yeni hayatına, yakınını kaybeden herkes gibi büyük bir acı ve boşluk hissine kapılarak Selimle olan hatıralarıyla arkadaşlarıyla yeniden Selimsiz yaşamaya çalışmaktadır. Hayat ne kadar neşe doluysa ölümden sonra da o kadar soğuk ve mantıksız. Zamanının çok ilerisinde bir roman. Hatta “Zamansız Bir Roman”.Her devirde okunabilecek bir başyapıt. Sanki lise çağlarında şiire, romana merak saran genç bir yazar olduğu izlenimini veriyor. Ama usta bir kalem cambazlığı marifetini gördüğümü söylemeden edemeyeceğim. Ayrı bir parantez açmam gerekirse en beğendiğim nokta hikayenin asıl kahramanı olan Selim’in kitabın son kısmındaki günlükleriydi. “Tutunamayanlar” her devirde her zaman olabilecek bir oluşum.
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
“Yalnızca yapmaya alışkın olmadığımız şeylerden pişmanlık duyarız. Sizde pişmanlık uyandıran şeyleri sık sık tekrarlarsanız, bu duyguyu kısa sürede yok edersiniz.”