Puan vermedi·992 syf.··
2026 2. kitabı
·
159 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:00
Genel olarak çok güzel ELHAMDÜLİLLAH. Mektupların olduğu yaklaşık 200 sayfalık bölümü okumadım. Çünkü okuduğum bazı mektuplarda yapılan savunmaları naçizane anladığımı düşündüm. Özellikle imanı kuvvetlendirmek adına 7.şua (Ayet'ül Kübra ) mutlaka okunmalıdır. Vesselam.
Din
ŞualarBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 20123,149 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2023 1169. kitabı
Bediüzzaman Said Nursi’nin Şualar dizisi derin tefekkür ve dini konular üzerine kurulu. Ama okudukça bunun sadece teorik bir metin olmadığını, insanın imanını ve hayat anlayışını derinleştirmeye yönelik olduğunu fark ettim. Kitap genel olarak iman hakikatleri, insanın yaratılışı ve Allah’ın kudreti üzerine yazılmış. “On Üçüncü Şua” ismi, Şualar serisinin on üçüncü bölümü olduğunu gösteriyor ve önceki şualarda ele alınan meseleler üzerine derinleştirilmiş düşünceler içeriyor. Bu eserde özellikle iman, ihlas, Allah’a teslimiyet ve kulluk bilinci gibi konular detaylı şekilde işleniyor. Okurken dikkatimi çeken taraf, Bediüzzaman’ın çok titiz bir şekilde akıl ve nakil üzerinden konuları açıklaması oldu. Yani sadece inanç mesajı vermekle kalmıyor, insanın düşünmesini ve sorgulamasını sağlayacak delillerle de anlatıyor. Bu yüzden kitap hem ruhsal hem de entelektüel bir okuma sunuyor. Anlatım dili bazı yerlerde eski ve ağır kelimeler içeriyor; bu yüzden üzerinde düşünerek okumak gerekiyor. Ama kısa bölümler halinde ve örneklerle ilerlediği için sindirilmesi mümkün.
On Üçüncü ŞuâBediüzzaman Said Nursî · Rnk · 201430 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Cümlenin Bir Kelimesinde Yakalanan Mana: Formalar
10/10
·655 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2024 00:00
حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ âyetine müracaat ettim. Bana bildirdi ki; intisab-ı imanî tezkeresiyle, Kadîr-i Mutlak öyle bir sultana istinad edersin ki; zemin yüzünde her baharda dörtyüzbin milletten mürekkeb nebatat ve hayvanat ordularının bütün cihazatlarını kemal-i intizam ile vermekle beraber, her sene eşcar ve tuyur denilen o iki muazzam ordusunun elbiselerini tazelendirerek yeni libaslar giydirir, urbalarını ve FORMALARINI değiştirir. (sayfa 64) Burada geçen formalarını ibaresine dikkat çekmek istiyorum. Forma bir yere veya bir göreve mensubiyete işaret etmekle beraber o yer veya görev veya rütbeyi temsil eder. Yani örnek verilecek olursa bir polis formasını giymiş bir şahıs polise ait vasıf ve vazifeleri temsil ederken bir avukatın giydiği cübbe adaleti, bir doktorun giydiği önlük şifayı, bir askerin giydiği forma savunmayı, bir imamın giydiği cübbe ise inancı temsil eder ve hâkeza... Yani forma mana-yı ismi (kendi manasını gösteren) değil mana-yı harfe(kendisinden başkasının manasına delalet eden) bir işarettir. Aynen bu örneklerde olduğu gibi eşcar (ağaçlar) ve tuyur (kuşlar) o iki muzzam orduda her sene "formalarını"değiştirerek Allah'ın türlü isimlerini temsil ediyor ve çeşitli vazifeleri îfa ediyorlar. Ağaçlar kış vakti gelince Allah'ın el-Mümit (Öldüren) isminin formasını gösterirken ilkbahar geldiğinde ise Hay ismine işaret ederler. Tuyur kanatlarının tezyin edilmesiyle el-Cemil ismini yansıtırken bu forma değiştiğinde el-Kuddüs ismini gösterirler. Üstadım Bediüzzaman yine her zaman ki gibi en harika ve en veciz ve en icazlı kelimeyi bulup yerine yerleştirmiş:) Allah ondan ebeden razı olsun. Amin.
Risale-i Nur
ŞuâlarBediüzzaman Said Nursî · Rnk Neşriyat · 03,149 okunma
Puan vermedi
"Sanatlı bir eser, sanatkârı icab eder..." İşte ey tabiata saplanan ve bataklıkta boğulmak derecesine gelen gàfil! Bütün mâzi ve müstakbele ulaşacak hikmetli ve kudretli mânevî el sahibi olmayan birşey, nasıl bu zeminin hayatına karışabilir? Senin gibi hiç ender hiç olan tesadüf ve tabiat buna karışabilir mi? Kurtulmak istersen, "Tabiat, olsa olsa bir defter-i kudret-i İlâhiyedir; tesadüf ise, cehlimizi örten gizli bir hikmet-i İlâhiyenin perdesidir" de, hakikate yanaş. Yirmi Beşinci Pencere Nasıl ki, madrub, elbette dâribe delâlet eder; san’atlı bir eser, san’atkârı icâb eder; veled, vâlidi iktizâ eder; tahtiyet, fevkıyeti istilzam eder, ve hâkezâ. Bütün umûr-u izâfiye tâbir ettikleri, biribirsiz olmayan evsâf-ı nisbiye misillü, şu kâinatın cüz’iyâtında ve heyet-i umumiyesinde görünen imkân dahi, vücûbu gösterir. Ve bütün onlarda görünen infiâl, bir fiili gösterir. Ve umumunda görünen mahlûkıyet, hàlıkıyeti gösterir. Ve umumunda görünen kesret ve terkib, vahdeti istilzam eder. Ve vücûb ve fiil ve hàlıkıyet ve vahdet, bilbedâhe ve bizzarure, mümkin, münfail, kesîr, mürekkeb, mahlûk olmayan, Vâcib ve Fâil, Vâhid ve Hàlık olan mevsuflarını ister. Öyle ise, bilbedâhe, bütün kâinattaki bütün imkânlar, bütün infiâller, bütün mahlûkıyetler, bütün kesret ve terkibler, bir Zât-ı Vâcibü’l-Vücud, Fa’âlü’n-Limâ Yürîd, Hàlık-ı Küll-i Şeye, Vâhid-i Ehade şehâdet eder. Elhâsıl: Nasıl imkândan vücûb görünüyor; infiâlden fiil ve kesretten vahdet-bunların vücudu, onların vücuduna katiyen delâlet eder. Öyle de, mevcudât üstünde görünen mahlûkıyet ve merzûkıyet gibi sıfatlar dahi sâniiyet, rezzâkıyet gibi şe’nlerin vücudlarına katî delâlet ediyor. Şu sıfâtın vücudu dahi, bizzarure ve bilbedâhe, bir Hallâk ve bir Rezzâk Sâni-i Rahîmin vücuduna delâlet eder. Demek, herbir mevcud,
Alıntı
SözlerBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 20126,9bin okunma
Puan vermedi·992 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2025 20:41
Şualar’ı okumaya başladım ve her sayfasında içimde bir ışık yandı, kalbime dokunan öğütler buldum. Her zorlukla birlikte bir kolaylık olduğunu hatırladım, sabrı ve tevekkülü yeniden keşfettim
Duygu ve Düşünce
ŞualarBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 20123,149 okunma
《 LÂ: SONSUZLUK HECESİ 》
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2025 55. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2025 21:10
Keşke bu kitaba 10 puandan daha fazla bir puan verebilseydim.. Ba-yıl-dımm.. (⁠。⁠♡⁠‿⁠♡⁠。⁠) ❥𝐇𝐞𝐫 ş𝐞𝐲𝐢𝐧 𝐢𝐥𝐤𝐢𝐧𝐢 𝐭𝐚𝐧ı𝐦𝐚𝐤,𝐤𝐚𝐲𝐧𝐚ğı𝐧ı 𝐚𝐧𝐥𝐚𝐦𝐚𝐤 𝐢𝐬𝐭𝐞𝐫 𝐦𝐢𝐬𝐢𝐧𝐢𝐳? ❥𝐑𝐚𝐛𝐛𝐢𝐦𝐢𝐧 𝐠ü𝐳𝐞𝐥𝐥𝐢ğ𝐢𝐧𝐢, 𝐤𝐮𝐝𝐫𝐞𝐭𝐢𝐧𝐢 𝐯𝐞 𝐝𝐚𝐡𝐚 𝐛𝐚ş𝐤𝐚 𝐬ı𝐟𝐚𝐭𝐥𝐚𝐫ı𝐧ı, 𝐦𝐚𝐬𝐚𝐥 𝐲𝐨𝐥𝐜𝐮𝐥𝐮ğ𝐮 𝐭𝐚𝐝ı𝐧𝐝𝐚 𝐨𝐤𝐮𝐦𝐚𝐤 𝐢𝐬𝐭𝐞𝐫 𝐦𝐢𝐬𝐢𝐧𝐢𝐳? !.....Bu kadarla b i t m i y o r....! Eğer bu kitabı okumayı düşünüyorsanız, bu kitabın sadece bir roman olmadığını,insanlar ve insaniyet tarihinin başlangıcını anlatan gerçek bir hikâye olduğunu söylemek isterim. Burada sıkıcı bir tarihten bahsetmiyorum. Nazan Bekiroğlu bu kitapta bildiğiniz bir hikâyeyi anlatmıyor sadece; hikâyenin ardındaki anlamları,çıkarmamız gereken dersleri, kendimize sormamız gereken soruları da ortaya çıkarıyor... Bu kitap anlatımdan ziyade, bir seyahat... Hem tarihe,hem iç dünyamıza doğru yaptığımız ,şiirsel üslubun eşlik ettiği masalsı bir yolculuk... Ne zaman bir ümitsizliğe düşecek olsam, tutunduğum ayetlerden biri Yasin-82 'de Rabbim şöyle buyuruyor: ""Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri, ona yalnızca: “Ol” demesidir; o da hemen oluverir."" İşte bu kitap, ayetteki gibi, kainatın yaratılmasıyla başlıyor. Bu konuya dair, zihninizdeki bildiğiniz tekrarları unutun.. Burada, sanatsal zevk ve zarafet pîrî Nazan Bekiroğlu'nun, büyüleyici,çarpıcı kalemi vesilesiyle Kudretullah'ı (Rabbim'in gücü) okuyacaksınız. Çok etkilendim,hayran oldum; sanki Rabbim'in bütün güzel isim ve sıfatları, vücudumda zerrelerime kadar kendini hissettirdi. Öyle güzel yaratmış ki Rabbim, duygu seline kapıldım Rabbim'in güzelliğinden.. O sele kapıldım çünkü, güzellik taştı ruhumda,ifade edemedim içimde, çaresiz kaldım karşısında... Tefekkür deryasında yıkayıp çıkardı beni yazarın cümleleri... Bir kez daha anladım ki; yazar, "Cümle Kapısı: Kalbin Kapısı" derken çok
Tasavvuf
Lâ: Sonsuzluk HecesiNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202114,6bin okunma