Sofistike sadelik
Japon zanaatkarlarının, mühendislerinin, Zen felsefesinin ve mutfağının ortak yönü nedir? Sadelik ve detaylara verilen önem. Bu tembellikten kaynaklı bir sadelik değil, kişinin ikigaisine göre yeni sınırlar arayıp bulan, her zaman bir nesneyi , bedeni ve zihni ya da mutfağı bir sonraki seviyeye çıkaran sofistike bir sadeliktir.
Sayfa 74 - İndigo yayınları
Alıntı
Mistik, bohem, sofistike. Çok sevip asla bir cümlede kullanamadığım şu üç kelime bu gecenin özeti olabilir mi?
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
sofistike bir kadın
“Beğenilen” ve “saygın” kavramlarının tam olarak ne ifade ettiği konusunda açık bir fikre sahip olmasam da muhtemelen, “herhangi bir topluluk içinde, tanıştırmaktan utanç duymayacağım modernliğe sahip ve sofistike bir kadın” gibi daha basit ve genele kaçan bir tasavvur içinde olmalıydım.
Sıcakkanlı terimi, vücut sıcaklığının denetim altında tutulmasını sağlayan koca bir sofistike mekanizmalar yelpazesi için elverişli bir kısaltmadır. Sıcakkanlı hayvanların kanı sıcak ya da soğukkanlı hayvanların kanı soğuk felan değil.
Sayfa 61 - Koç Üniversitesi·Kitabı okudu
1000Kitap
Sofistike müstehcen filozofum Źiźek
Kendini bilmenin parıltısına kapıldığında, gösteriş ve küstahlık, hızla kendini alaya almaya dönüşebilir.
Sayfa 26 - Encore Yayınları·Kitabı okuyor
Eski Yunun’da sofistik mantık, yani mantıkta çıkmaz sokak açma ustalarından birine bir genç başvuruyor: – Senden avukatlık dersi almak istiyorum. Fakat ders ücretini ödemeye param yok... İleride kazanacağım ilk dâvadan ödenmek üzere beni talebeliğe kabul eder misin? Hoca bu teklifi memnunlukla kabul ediyor ve iki tuğla üzerine birer senet yazıp ahidlerini vesikalandırıyorlar. Genç, mükemmel bir avukat... Fakat hocasının borcunu bir türlü ödemiyor. – Niçin ödemiyorsun borcunu? – Henüz bir dâva kazanabilmiş değilim de ondan... Hoca mahkemeye başvuruyor ve ilk sözü şu oluyor: – Bu dâva, esasından temelsizdir ve mahkemenin ona göre karar vermesi lâzımdır. Şöyle ki, borçlum bugüne kadar hiçbir dâva kazanmadığını iddia edecek ve belki de doğruyu söyleyecektir. Halbuki işte şu ânda bir dâva üstünde bulunuyor. Eğer kaybederse kaybettiği için, kazanırsa da ilk dâvasını kazandığı için ödemek zorunda... Yani her halûkârda ödeyecek. Öyleyse bu vaziyette hemen borcunu ödemesi ve muhakemenin düşmesi gerekir. Gencin cevabı: – Benim hocam sahte mantık ışıkları altında eşyayı çarpık gösteren bir hüner sahibidir. Gerçekten bu mahkeme yersiz ve temelsizdir. Zira kazancak olursam borcumu ödememek kararı alacağım için, kaybedersem de kaybettiğim için ödemeyeceğim. Yani her halûkârda ödemeyeceğim! Muhakame lüzumsuzdur.