Teslimiyet, insan ruhuna en ziyade yakışan haldir çünkü. Kalpler ancak Allah'ı anmakla sükûn bulur, tatmin olurlar.
Sayfa 145·Kitabı okuyor
Alıntı
Zaten, bir felakete sükûn ve itidalle tahammül edenlerin manzarası, o felaket için ağlayıp çırpınanların manzarasından çok daha korkunç ve ezicidir.
Sayfa 11·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Dil, din, millet bunlar insanların ruh ikliminden başka bir şey değil. Garbın ruh iklimi bana çok soğuk geldi, şark ikliminde sükûn ve şifa arıyorum...
Başlangıçta insanın doğal bir savaş içgüdüsü yoktu. İlkel gruplar barış ve sükûn içinde yaşamışlardı. Eskimolar, Avrupalılarla ilk karşılaştıklarında, onların birbirlerini öldürmelerini ya da birbirlerinin toprağını çalmalarını bir türlü anlayamamışlardı.
Alıntı
Ve Goethe der ki:
En mutlu sözcük bile gülünç duruma düşer Onu dinleten kulak çarpıksa eğer.
Sayfa 98·Kitabı okuyor
Alıntı
•| her vefasızın bir sancağı olacakmış, artık bir oba kurarsın
“İnsanlar vefâsız mahlûklar vesselâm! Hem öylesine vefâsız ki bunu bir ilâç gibi, teselli adı, avunma adı, sabır, sükûn adı ile kaşık kaşık içiyorlar.”
Reklam
Reklam