-Sunuş-
Adsız Ülke, çok genç yaşta (28) cephede ölen, Alain-Fournier'nin yazdığı tek romanı.
"Benim sanat ve edebiyat ilkem: çocukluk."
ALAIN-FOURNIER / 22 Ağustos 1906
Yazarın da söylediği gibi edebiyat ilkesi çocukluk. Kitapta bir dizi çocuk sayılabilecek - genç- insanlar üzerinden kurgulanmış. Yazarın kendi hayatından da izler barındırıyor. Akıcı, sürükleyici, pürüzsüz, sade ve duru bir anlatımla karşımıza çıkıyor. Okurken zorlanmıyorsunuz. Bir serüvene kapılıp gidiyorsunuz.
"Bir romandan çok bir uzun şiiri andıran bu yapıtın en önemli özelliklerinden biri de erkekler arasındaki sağlam arkadaşlık bağları ve onurlu insan ilişkileridir. Öyle ki, dostlar arasında verilen 'söz', yaşamın yerini almakta, ona yön vermektedir. Aslında romanın dönüştürücü düğümü Augustin'in , Frantz'a verdiği sözde somutlanmakta."
Sunuştan - Özdemir İnce
Kısaca konuya değinecek olursam, kitabımız anne ve babası öğretmen olan François ile Agustin Meaulnes arasındaki arkadaşlığı ve yaşanan olayları anlatıyor. Yatılı okula annesi tarafından bırakılan Agustin Meaulnes ile François oda arkadaşı olurlar ve aralarında dostluk başlar. Kitabın anlatıcısı François.
"Augustin Meaulnes'ün tam iyileşmeme rastlayan gelişi, yeni bir yaşamın başlangıcı oldu."(s.26)
Bir kaç gün sonra ortadan kaybolan Meaulnes'ün başına gelenler bir serüven edasıyla bizlere aktarılır. Aradığı biri mi yoksa kendisi mi? Gittiği yerde başına gelenler, uyuyup uyandığı köşk gerçek mi hayal mi? Sevdiği kız sahte mi gerçek mi? Uzun soluklu bir masal hissi uyandırdı bende.
Merak unsuru son sayfaya kadar sizi kitaba çekecektir.
İlginç, ilgi çekici, romantik ve sadık bir hikayesi var Meaulnes'ün ...
"**İnsan bağışlanamayacak kadar ağır bir suç işledi mi, bir yandan dayanılmaz acılar çekerken, bir yandan da,