I.
Herkes tutsak, öfke özgür
Kanın ve ıstırabın perçeminden tutup
İnsanın izzetine inanan bir uzun mektup
Yazacağım sana Ezekiel...
Ezekiel, Ey Ezekiel!
Toprak onunla direnecek
Işık onunla...
Hayat onunla direnecek
Onur onunla...
Ezekiel, Ey Ezekiel!
Sen bir nebi değilsin
Nebi olan Zülkifl idi
Çiçeklerle süslerdi dağları
Onun sûru uzun bir İsrafil
Bekletirdi tüm çağları...
Yakıyorsun şehirleri
Alevin kanlı bir sağ el...
Bünyamin değil, Yusuf değil
Sadece bir katil Ezekiel
Köle oğulların ve kızların hırsla
İzledikçe yangını ve soygunu
Sürgün kalacaksın
Ölen insanlığın son vadisinde...
Gurbette yaşamanın en sızılı yanı bu işte. Olman gereken yerde yoksun! Kendini tüm varlığınla orada hissetsen de yetmez. Yüreğinin derinliklerinde bir yerler ağlar, susturamazsın.
Hikâyeler devam eder, gece gündüz. Hiç durmazlar. Kendi kendilerini anlatırlar, anlıyor musun? Kanarlar da kanarlar... Asla susturamazsın, asla iyileştiremezsin.
Gurbette yaşamanın en sızılı yanı bu işte. Olman gereken yerde yoksun! Kendini tüm varlığınla orada hissetsen de yetmez. Yüreğinin derinliklerinde bir yerler ağlar, susturamazsın...
Ne kadar saklasan özlediğin belli
Söndüremezsin içindeki yangını
Başlamışsa zamanların en güzeli
Artık susturamazsın dudaklarını
Anlatır özlemini bana derinden
Yanan alnınla, terleyen avuçların
Alevler taşarken gözbebeklerinden
Yakar degdigi yeri parmak uçların
Çok geç bu sevdadan dönebilmek icin
bak! şimdi seninle dopdolu aynalar
Bu özlemli halinle daha güzelsin
Benimde saçımdan tırnagıma kadar
Tutuşan, yanan bir şey var her yerimde
Sen şimdi alevden bir gülsün ellerimde.