Aylak Adamını okumamdaki en büyük etken Oğuz Atay’dan Tutunamayanları okumak istememdi. Birçoğumuz aslında Tutunamayanları okumasak bile içerik olarak ne anlatmak istediğini karşımıza çıkan alıntılarla anlayabiliyoruz. Aslında bu büyük eserin ilham kaynağı Yusuf Atılganın Aylak Adam eseridir. Buna kanıt olarak da Aylak Adam sayfa 183’deki alıntıyla destekleyebiliriz.
“-İnsanın bir tutamağı olmalı
-Anlamadım.
-Tutamak sorunu dedim. Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaylardaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur, kimi müdürlüğüne, kimi işine, sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamadığının en iyi, en yüksek olduğuna inanır.
İşte tam bu kısımla Tutunamayanlar gibi büyük bir esere ilham kaynağı oluyor.
Karakterimiz C. kendisine böyle hitap ediliyor, toplumdan kopmuş yalnız biridir bunun en büyük sebebi de babasıdır. C.‘nin hayattan beklentisi toplumdaki ikiyüzlü insanları görmesiyle tek tutamağı olan birbirine yetecek kendisini seven bir kadın arayışıdır. Bu arayışı da Kış, İlkyaz, Yaz, Güz gibi dört bölüme ayrılmış şekilde görmekteyiz. Biz de bu bölümlerde C.’nin kendi gibi düşünen bir kadını ararken düşüncelerini ve kadınlara olan tutumlarını okuyoruz. Aynı zamanda kitapta C.’nin konuştuğu kadınların da yazdığı mektup ve günlük gibi bölümlere yer verilmiş böylelikle kadınlarında C hakkında ki düşüncelerini okuyabiliyoruz. Kitabı okurken fark edeceksiniz ki C. karakteri hiçte tutarlı bir karakter değil.
Yazarın yazım tarzı hakkında konuşmam gerekirse kalemini sevdiğimi söyleyebilirim. Kitapta yapmış olduğun betimlemeler sayesinde kitabın içine çok rahat girebiliyorsunuz. Hiçbir şekilde okurken zorlanmayacağınız Türk Modern edebiyatının çok