Bazıları modernleştiğini sanıp kendini kültürlü görüyor. Oysa seküler bir yaşam sürdürdüğü için kendini modern sanan, nefret dolu ve üstenci görüşleri fikir sanacak kadar gerçeklikten kopmuş, kültürsüz ve cahil pek çok "modern" yobaz var. Maalesef bu kitle, coğrafyamızın Ortadoğu'ya dönüşmesine ve ülkenin kutuplaşmasına en büyük katkıyı sağlıyor. Din yobazlarıyla birlikte adeta ortak çalışarak, bizi koskoca bir ümitsizlik vadisine dönüştürüyorlar.
Modernlik, Batı'nın modernitesini sadece kılık-kıyafet, yeme-içme ve eğlence kültürü sanan popüler kültür kölesi bir yaşam tarzı değildir. Vur patlasın çal oynasın şeklindeki aptalca bir marjinallik de modernlik denemez. Modernlik zihinsel bir ilerlemedir; geleneksel güzelliklerden ve evrensel değerlerden kopmadan zihinsel ve entelektüel olarak ileri gitmektir.
Din yobazını eleştirmek kolaydır ve bunun objektif gerekçeleri de vardır. Ancak dindara saydırırken dinimsi ve aşırı bağnazca yeni tabular üretmek pek de modernlik sayılmaz. Birilerinin dinin ve Allah'ın sahibi gibi davranması ne kadar yanlışsa, kimsenin de Atatürk'ün varisi ve sahibi gibi davranmaya hakkı yoktur.
Dinci-dinsiz, inançlı-ateist, ırkçı-ümmetçi, sağcı-solcu fark etmeksizin, kendi dışındakileri sapkın görüp nefret duyan tüm aşırıcılar aynı cehaletin ürünüdür. Bu ülkede maalesef kimse putunu paylaşamıyor; nefret, temel motivasyon kaynağı haline gelmiş durumda. Bu yüzden makul yaklaşımlar sevilmiyor, düşman üretip fanatik tarafgirler yaratanlar tercih ediliyor.
Bir ülke için en büyük tehlike ekonomik kriz değil; nefret söylemi ve hakikat tekeli kurma çabalarıdır. Asıl beka sorunu, kendi gibi olmayandan nefret eden, uzlaşıdan yoksun bu yobaz anlayışlardır ve bu kısırdöngü yıkılmadıkça bir adım bile ileri gidilemez.