Zenginlerin evlerinde bile mobilyalar kuşkusuz bugün Doğu'da hâlâ görüldüğü gibi sade ve az sayıdaydı. Yere çeşitli desenlerde halılar serilir, farklı biçim ve boyutlarda oturaklar ile tabureler kullanılırdı. Tabureler genellikle yüksekti; bu nedenle oturan kişinin ayaklarını dayayabilmesi için ayrıca bir ayak tahtası bulundurulurdu. Bazı oturakların yanlarında ise kolçaklar bulunurdu.
Sayfa 31·Kitabı okudu
Alıntı
[Boğaziçinin Anadolu yakasında, büyük bir yalının taşlığı. Karşıda ve orta yerde rıhtıma açılan camlı kapı. Kapının sağ ve solunda, baklava biçiminde, demir parmaklıklı iki pencere; sağda ve ortada çifte koldan yukarı kata çıkan merdiven. Merdivenin iki kolu içinde bahçeye bağlı antre. Solda, birbirinden uzak iki kapı. İki kapı arasında, üstünde çay takımları duran rönesans bir dresuar. Her tarafta hasır koltuklar, tabureler. Orta yerde İngiliz stilinde, büyük, yuvarlak, maun masa. Tavanda, masanın merkezine doğru sarkan billur avize. Duvarlarda tek tük yağlı boya resimler. İki kanadı açık kapıdan çırpıntılı deniz ve Rumeli kıyıları görünür.]
Hayata Dair
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Megido Savaşında ele geçirenler şöyledir: 3 reis, 3 savaş arabası askeri, muhtelif kadınlar, 87 çocuk ve 1.796 erkek ve kadın hizmetçi olmak üzere 2500 kişi; 340 savaş esiri; kıymetli taşlar, altın, çokça gümüş cevheri; altın, gümüş, abanoz ve lacivert taşından heykeller; ziyadesiyle kıyafet; içki kapları ve iki büyük kazan; Fildişi, altın ve ahşap yataklar ve sandalyeler; ayrıca tabureler; ikisi altın işlemeli 924 savaş arabası;200 zırhla Megido ve Kadeş reislerine ait 2 bronz takımı; 502 yay; Kadeş hükümdarının çadırına ait 7 odun ve gümüş kazık;insan başı, asalar; 2041 kısrak, 191 tay, 6 aygır; 1929 sığır; 2000 keçi; 20500 koyun.
Sayfa 256 - Yeditepe Yayınları·Kitabı okudu
Kitabın ilk satırları
KÁRİ, SANA YAZMAK derdime ortak bulmak demek. Sırım1 birine verebilmek demek sana yazmak. Söylemekten korktuklarımı kelimelerin sinesinde sana saklamak. Bir eski zaman kıraathanesinde ufacık hasır tabureler üzerine oturup çaylarımızı yudumlarken gönlümden geçenleri bir dosta anlatır gibi, utanmadan, saklamadan ve saklanmadan anlatmak gibi sana yazmak. Sen nelere şükrediyorsun bilmiyorum kâri. Lakin ben senin var olduğuna bile şükürler ediyorum
Sayfa 9·Kitabı okudu
Ergen Hücumu
Kuant tek cepheyi boydan boya kaplamış, önünde tabureler sıralı, metal ve çelik karışımı barı işaret etti, "Burası bugün sersem ergenlerle dolu." "Özel bir gün mü?" "Haberin olmuştur, hükümet genelevlerin on sekiz yaşın altındakilere yasaklanmasını tartışıyor, şu g.tlerde yasaklanmadan havan toplarını patlatma derdindeler, birbirlerine hava atacaklar ya. Oysa sabredecekleri en fazla iki sene, toptan kafayı yemişler."
Sayfa 89·Kitabı okudu
Sivas'a gelen mutlaka ugramali Cerkezin kahvesi
Bugün Çerkez’in kahvede, geçmiş zamanların takvimlerinden koparılmış yüzlerce ayrıntı yaşayıp durmaktadır. Marpucu İzmir işi nargilelerin eskisi gibi revacı kalmamışsa da, ufaktan iriye doğru dizilmiş ve pırıl pırıl oğulmuş bir sürü bakır demlik, birkaç tane kalmış olsa da kâğıt inceliğinde birkaç Çin fincanı, duvar resimleri, geniş aynalar ve her yıl birkaçı ebediyyen nâmevcut yazılan eski simâlar, Çerkez’in kahvede çözülmesi güç bir vefa duygusuyla eski zamanları puslandırıp durmaktadırlar. Vakıa bazı yenilikler yok değildir; yırtık pırtık iskemle ve tabureler tazelenmiş, çinkodan yeni bir tatlı su sarnıcı yapılmış, tezgâh yenilenmiş ve kahvenin küçük kanatlı kapısının yerine mini bir camekân ilâve edilmiştir ama Çerkez’in kahvede bütün aslî elemanlar hâlâ yerli yerindedir.
Alıntı