#GiovanniPapini’den #KaçanAyna ile merhaba. Okuduğum bu müthiş kitaba dair ne söylenmişse, ne söyleniyorsa ve ne söylenecekse eksik kalır gibi geliyor bana. Methiyenin ucunu kaçırma hakkım varsa bunu kullanmak istediğim kitaplar arasındadır artık kendisi .Çok nadir bir doğa olayıdır bir öykü kitabında tüm öykülerin çok iyi olması…
Bu yüzden kitaptaki on öykünün de ayrı ayrı güçlü olmasına ayrı bir dipnot gerekli sanki…Bir öykü kitabında genellikle birkaç metin parlar, diğerleri o ışığın çevresinde silikleşir. Buradaysa her biri çok güçlü ve her öykü başka bir odanın karanlığı gibi. Kapısını açıyorsunuz ve içeriden bambaşka bir korku, başka bir düşünce, başka bir hayalet çıkıyor.Her biri başka bir düşünsel yarık açıyor insanda. Sanki Papini, insan ruhunun farklı yönlerini taşıyan on küçük ayna yerleştirmiş önümüze.
Bu 10 öyküde bazen rayların üstünde geleceğe doğru koşarken bugünü çürüten insanların hikayesi , bazen aynanın karşısında gençliğini geri beklerken sessizce ölenin,bazen hakikati kaldıracak kadar güçlü olmadığını geç fark edenlerin, bazen kendi arzularının içinde yavaş yavaş çürüyenlerin hikayesi , bazen bir düşüncenin insan zihnini ele geçirip onu yaşayan bir kâbusa dönüştürmesinin, bazen de sıradan görünen hayatların altında büyüyen görünmez boşlukların hikayesi anlatılıyor.Bir öyküde düşünce, insanın içine yerleşmiş görünmez bir ur gibi büyüyor. Bir diğerinde kibir, cilalı bir tabut estetiğiyle anlatılıyor. Başka birinde modern insan, kendi yaptığı makinenin içinde unutulmuş bir mahkûm gibi beliriyor. Ve Papini bunu yaparken bir filozof gibi düşünüyor, bir şair gibi saldırıyor zihne. Büyülendim resmen.İnsan bu kitabı bitirdiğinde müthiş bir okurluk sevinci yaşıyor sevgili okur arkadaşım. Çünkü gerçekten iyi bir öykü kitabı okumak artık çok nadir