10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 89. kitabı
"Bu kitapta anlatılan olayların çoğuna bizzat tanık oldum. Diğer olayları gerçekleştikten kısa süre sonra röportajlar ve belgeler kullanarak aktardım." Yazar #katherineboo Hint halkından Annawadi sakinlerinin gecekondu yaşamında yoksulluk, açlık, çöp toplayıcılık, kast sisteminin keskin çizgilerine tanık ediyor. Okurken kanımın donduğu ve ülkemizde güzel koşullar altında yaşam sürdüğüm için şükrettim. Hint dünyasında çözülmesi gereken birçok probleme 287 sayfada roman tadında yer veren yazar düşüncelerini cesurca dile getiriyor. Mutlak sonlu olmayan, orada yaşayan bir grup insanın hayatına tanık olmak, insanlık adına çıkarımlarda bulunmak isterseniz Abdul ve ailesinin serüvenine çıkmanızı tavsiye ederim. Verilmek istenen mesaj: "Doğduğun koşullarda ne olursa olsun ayakta kalmanın bir yolu vardır bulunduğun ortamdan çıkma cesareti gösterebilirsen." Reklam değil. @kairoskitap Sevgili Melis Ünler #cevizinseçkisi bitki temalı etkinlikte okumak güzeldi. "Her ülkenin kendi mitleri vardır ve başarılı Hintlilerin kendilerini kaptırmayı sevdiği mitlerden biri de istikrarsızlık ve adaptasyonun romantizmidir: Ülkelerinin hızlı yükselişinin kısmen günlük hayatın kaotik öngörülemezliğinden kaynaklandığı fikri." ~ "Abdul artık Hindistan adalet sisteminin atık pazarından farksız olduğunu anlamıştı. Masumiyet ve suçluluk bir kilo poliüretan torba gibi alınıp satılabiliyordu."
Güzel Sonsuzluklar ArdındaKatherine Boo · Kairos Kitap · 2026181 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 16. kitabı
Düşünün ki ölümcül bir hastalığın kıyısındasınız hemde gencecikken ve yaşamaktan bıkmışken ama öleceğini bilmek nasılda yaşamı sevdirir insana. Yaşayamadıklarınız şeyler, tatmadığınız duygulara hasret gitmek istemezsiniz ve kendinizi bir anda hayatı sevdiğinizi anlarken bulursunuz. Tıpkı Adalet gibi.. Fakat hayat Adalet'e ikinci bir şans verir ve hastalıktan paçayı kurtarır. Adalet bir şeyleri değiştirmek ister , buna kendini sorgulayıp ilk yanlışı nerde yaptığını bulmaya çalışarak başlar. İlk kemik nerde kırıldı? İlk günah neydi de hayatı böyle çukura yuvarlandı? Ve ilk günahının peşine gidip onu düzeltmek için bir yolculuğa çıkar ve Adalet'in hayatı o yolculukla çok başka bir yola girer. Biz bu yolculuklar da Adalet'in hayatına, çocukluğuna konuk oluyoruz. Ve çocuklukta yaşananların insanın hayatının yönünü nasılda değiştireceğine tanık oluyoruz. Fakat kitabın sonu beni kalbimden vurdu. Hiç hayal ettiğim gibi olmadığından kalbim bir miktar kırıldı.
İnceleme & Yorum
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,6bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 179. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 03:22
"FERDENGEÇTİ ÇİÇEKLERİ" "Ferdengeçti çiçeği rüzgârda salınan eteklerindeki mor haleleri görebilmek için başını eğmek istedi. Ama alt tarafı bir çiçekti. Yapamadı. Eteklerindeki renkleri göremiyorsan, çiçek olmanın ne anlamı var?" Babam hiç bana vurmadı ama her vuruşunda kanayan bir yara gibiydi ruhum. Çocukluk yıllarında en güvende olmamız gereken yerdir ailemiz. Ama ya güvende hissettiğimiz liman, fırtınanın merkeziyse? Küçükken tanık olduğumuz ya da hedefi olduğumuz baba şiddeti, sandığımızdan çok daha derin yaralar bırakıyor. Peki, bu yaralar üzerine kalın yorganlar çekip "hiç yaşanmamış" gibi devam mı ediyor hayat? Sanmıyorum. Küçük bir kız çocuğu için babası, ilk kahraman, ilk koruyucu, ilk erkek ve ilk sınırları koyan figürdür. Onun sevgisi, güveni, sınırları hepsi bir dünya kurar o çocuğun zihninde. Ama baba şiddet varsa, bu dünya sarsılır. Ve o çocuk büyüdüğünde, o sarsıntı izleriyle hayata devam eder. Aile içi şiddet denilince akla pek çok başlık gelir ama yazar, belki de en çok göz ardı edileni, en çok "mahrem" sayılanı ele alıyor: Baba şiddeti ve babanın işlevi. Ne yazık ki toplumumuzda "baba" denildiğinde akla ilk gelen güç, otorite ve disiplin oluyor. Peki ya şefkat, güven, koruma ve sevgi? Eserde bu eksik kalan parçaya odaklanıyoruz. Ve bunu yaparken de yalnızca kuru bilgilerle değil; bilimsel verilerin ve yapılan araştırmaların ışığında hazırlanmış. Gerçek hayattan izler taşıyan kurgusal hikâyelerle, kadınların kalplerinde o günlerden kalan izleri de gördüğümüz dört hikâye; baba şiddetine uğrayan kadınlarla yapılan görüşmeler neticesinde şekillenmiş ve tamamen kurgusaldır. Ama bu kurgusallık, onları etkisiz kılmıyor. Aksine, her bir hikâye o kadar gerçekçi ve samimi ki, okurken "Bu benim komşum, bu benim arkadaşım, belki bu benim" demeden edemiyoruz.
Edebiyat
Ferdengeçti Çiçekleri - Baba Şiddeti ve SonrasıAzize Nilgün Canel · Pinhan Yayıncılık · 095 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2026 2. kitabı
Bu kitap, Rothfuss'un dünya inşasındaki dehasının doruk noktası. Artık ne Kvothe'un maceraları var ne de Üniversite'nin görkemli koridorları. Bunun yerine, Şeyaltı'nın (The Underthing) tozlu, unutulmuş ve kendi içinde bir evren gibi işleyen mekânlarına iniyoruz. Rothfuss, daha önce ana seride sadece ima edilen bu yeraltı dünyasını o kadar canlı ve detaylı resmediyor ki, her oda, her tünel, her unutulmuş eşya adeta bir karaktere dönüşüyor. Burası, kendi kuralları ve ritüelleri olan, başlı başına bir dünya. Kurgu tasarımı ise tamamen alışılmışın dışında. Klasik bir olay örgüsü, belirgin bir çatışma veya antagonist yok. Sadece Auri'nin bir haftalık hayatına, onun gözlerinden ve zihninden tanık oluyoruz. Her gün uyanıyor, Şeyaltı'nda dolaşıyor, bir düğme, bir çark, bir ip parçası buluyor ve onları titizlikle, neredeyse ritüelistik bir hassasiyetle yerleştiriyor. Bu tasarım o kadar cesur ve o kadar saf ki, okurken bir karakterin iç dünyasına bu denli yaklaşmanın ve onun her şeye canlılık atfeden eşsiz bakış açısını deneyimlemenin büyüsüne kapılıyorsunuz. Bu, kelimenin tam anlamıyla bir karakter çalışması. Patrick Rothfuss
1000Kitap
Sessizliğin MüziğiPatrick Rothfuss · İthaki Yayınları · 2015946 okunma
Puan vermedi·172 syf.·
2026 49. kitabı
Laetitia Colombani’den serinin devam kitabı olan Uçurtma ; bir kadının kendi hayatının sınırlarını aşma çabasını, eğitimin dönüştürücü gücünü ve umudun en zor koşullarda bile nasıl filizlenebildiğini anlatıyor. Yazarın Saç Örgüsü kitabını okuyanlar, birbirini hiç tanımayan üç kadının görünmez bağlarla örülen hikâyesini hatırlayacaktır. Uçurtma kitabındada benzer bir yapı karşımıza çıkıyor. Farklı hayatlar yaşayan üç kadın, tıpkı görünmez bir ağın düğümleri gibi birbirlerine dokunuyor ve her biri diğerinin hikâyesinde bir iz bırakıyor. Sayfalar ilerledikçe yalnızca bir hikâye okumuyor, aynı zamanda küçük bir iyiliğin, bir kararın ya da uzatılan bir elin başka hayatlarda nasıl dalga dalga büyüdüğüne tanık oluyorsunuz. Anlatımı sade ve akıcı olsa da satır aralarında güçlü mesajlar taşıyor. Özellikle kadınların eğitim hakkı, özgürlük ve kendi kaderini belirleme mücadelesi üzerine düşündüren bir roman. Bazen bir uçurtma gökyüzüne yükselmek için yalnızca biraz rüzgâra ihtiyaç duyar. İnsanlar da öyle…
1000Kitap
UçurtmaLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 20231,730 okunma
Başuc Kitabım
9/10
·128 syf.··
2026 1. kitabı
Melih Yıldız'ın Aklın Uçurumunda kitabı sanat ve edebiya dünyasının çok bildiğimiz kişilerine bir psikolog gözüyle bakıyor. Üç yıl öce okuduğum bu kitap hâlâ başucumda duruyor, zaman zaman tekrar göz atıp insanoğlunun bilinmezliklerine yeniden tanık oluyorum.
Aklın UçurumundaMelih Yıldız · Remzi Kitabevi · 202366 okunma