Bir rane bir mahbuba oldum müptela
Emsali bulunmaz cihan içinde
Övmüş de yaratmış cenab-ı Mevla
Dişleri inci sedef dühan içinde
Kaldı serv-i fidan yanağ-ı mis gül
Bir nevreste cihan avaz-ı bülbül
Veçhi mahi taban saçı tap sümbül
Misli yoktur inan turhan içinde
Gözlerime vali lebleri zülal
Kirpikleri deste kaşları hilal
İlahi ömrüne ermesin zeval
Gezsin böyle cenan insan içinde
Her gören enver nur yüze bakar
Nice âşıklar odlara yakar
Meyletmez bir ferde semadan çıkar
Fahir ilfadeler hayran içinde
Ey Fedayi melek midir bu dilber
Yoksa hurü müdür ver bize haber
Barekallah hub yaratmış mahteber
Cemalin gösterir bürhane dilber
Pencereler;
evlerin gözü,
odaların nefesi,
yalnız ömürlerin dünyaya uzanan köprüsü,
yalnızlığın sokağa sarkan dallarıdır.
.
Duvarların dışarıya açılan merakı,
içeride kalanların ufka uzanan eli,
sıcak yuvaların sokağa vuran kalbidir.
Yağmur ilk onlara vurur,
karı ilk onlar karşılar,
rüzgârın getirdiği haberleri
perdelerin kulağına onlar fısıldar.
.
Sabahları ilk ışığı onlar görür,
güneşi ilk onlar kucaklar,
soğuğu ilk onlar göğsünde yumuşatır,
tap taze bir umudu buyur eder içeri,
akşamları ise son karanlığı.
Bazı pencerelerde beklemek oturur.
Yıllardır dönmeyen bir evladın yolu,
sevgiliden gelmeyen bir mektubun ümidi,
çalmayan bir telefonun sessizliği…
.
Bazı pencereler,
gözleri yollarda kalan insanların
umut nöbetidir.
Bir dəli şeytan deyir
Sən də at şeirin daşını
Çıx get qara Afrikaya
Rembo kimi qat başını.
Öpülməmiş bir qız tap
Bir də köndələn daxma
Heç kimə məktub yazma
Güzgülərə də baxma
Nə din, nə dil, nə də Vətən
Hamısı çıxsın yadından
Amma bir gün uçan yerdə
Vursunlar qanadından
İnsan bizim gibi sevdikten sonra artık yalnız Allah kalmıştır; Allah yalan söylemez, Allah aldatmaz. Yalnız ona tap artık, öyle istiyorum. Istırap çekenlerin derdini avutmak suretiyle ona hizmet et.
“Lolita, light of my life, fire of my loins. My sin, my soul. Lo-lee-ta: the tip of the tongue taking a trip of three steps down the palate to tap, at three, on the teeth. Lo. Lee. Ta. She was Lo, plain Lo, in the morning, standing four feet ten in one sock. She was Lola in slacks. She was Dolly at school. She was Dolores on the dotted line. But in my arms she was always Lolita."