Hatay'daki 10.000 Suriyeli göçmeni medyatik bir şovla gezen güzel aktris Angelina Jolie ise 3 milyon Iraklı göçmenin insanlık dramını görmezlikten gelmişti.
Tarih ve Siyaset
Cihan sultanlarının mukaddes beldelerde bıraktığı mirasa yakından bakın
Tarih
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Günaydın. İyi sabahlar
Tarih bazen bir binada değil, sessizce yürüdüğün taşların arasında saklıdır. Geriye sadece hissettirdikleri kalır.
4. katman : “`gerçekliğin tuhaf sınırları`” (`kuantum`, `simülasyon`, `zaman`). - `kozmoloji` / `evrenin yapısı` (`fermi`, `entropi`, `büyük filtre`) - `zihin` / `algı` / `biliş` (mandela etkisi, dunning-kruger) - `mantık` / matematik sınırları (`gödel`, `zeno`) 1- `antropik ilke` – evreni “`neden böyle?`” diye değil, “`neden gözlemleyebiliyoruz?`” diye okumak gerekir. belki de evren, gözlemciyi zorunlu kıldığı için böyle görünüyor. 2- `schrödinger'in kedisi` – bir sistem gözlemlenene kadar hem ölü hem canlı olabilir. gerçeklik, bakışla “çöker”. 3- `heisenberg belirsizlik ilkesi` – bir şeyi ne kadar net ölçersen, başka bir özelliğini o kadar kaybedersin. evren “tam bilgi”ye izin vermez. 4-. “`bootstrap paradoksu`” – bir bilginin, nesnenin ya da olayın kaynağı kendi kendine döner. sebep yoktur, sadece döngü vardır. 5. “`dark forest` (`karanlık orman`) hipotezi” – evrende herkes sessizdir çünkü görünmek = yok edilmek olabilir. medeniyetler birbirini avlayan avcılardır. 6. “`kuantum ölümsüzlüğü`” – bilinç, her zaman hayatta kaldığı dalları deneyimleyerek “ölümü atlıyor” olabilir. (çok tartışmalı çoklu-evren yorumu) 7. `termodinamiğin ikinci yasası` – her sistem düzensizliğe gider. evrenin nihai kaderi: ısı ölümü ve bilgi çöküşü. 8. “`zaman oku` (`arrow of time`)” – geçmişi geçmiş yapan şey fiziksel yasalar değil, entropinin yönüdür. zamanın akışı aslında bir “asimetridir”. 9. “`gözlemci etkisi`” – gerçeklik, gözlemlendiği anda değişir. bu sadece fizik değil, bilgi felsefesidir. 10. “`bilişsel körlük paradoksu`” – zihin, kendi sınırlarını çoğu zaman kendi araçlarıyla göremez. görmediğini bile göremezsin. 11. “`bilgi evreni hipotezi`” – madde değil, bilgi temel olabilir. evren bir “hesaplama süreci” gibi çalışıyor olabilir. 12. “`holografik ilke`” – üç boyutlu
Çamurlu bir sokağın başında, henüz güneş doğmamışken, içindeki sancılarla kıvırılıp duruyordu. Adı yoktu, sadece yoldaşlarınca bilinen bir harften ibaretti. Sokak lambası bile ona tepeden bakıyordu; paslı bir demirin ucuna asılmış o titrek sarı ışık, sanki onun günahlarını değil, eksiklerini tartıyordu. Le, başını kaldırdı. O ışık, yüzündeki yorgun çizgileri saklamıyor, aksine her biri bir bıçak darbesi gibi daha da derinleştiriyordu. İçindeki sancı, mide boşluğunda oluşan o tanıdık, soğuk, taş gibi ağrı değildi. Le, başını kaldırıp karşı apartmanın karanlık pencerelerine baktı. Her bir camın arkasında yaşamsız bir hayat, bir yatak, büyük bir yabancılaşma vardı. İnsanlar birbirinin kapısının önünden geçiyordu ama sanki başka dünyaların sakinleriydiler. Le hissederdi; asla iyileşmeyecek ve asla göğsünü saran sancılar peşini bırakmayacaktı. Çünkü insan bazen bir yara taşımazdı; yaranın kendisine dönüşürdü. O da dönüşmüştü.. Ne zaman bir yüz görse, o yüzün ardındaki boşluğu hissediyordu. Ne zaman bir kahkaha duysa, sesin altında saklanan yorgunluğu işitiyordu. İnsanların birbirlerine söyledikleri sözler ona hep yarım gelirdi. Sanki herkes, içinde büyüyen karanlığı gizlemek için konuşuyor; sessizlikten korktukları için gülüyordu. .Le, elini ceketinin cebine götürdü; orada, eski, kağıdı sararmış bir not kağıdı vardı. Üzerinde sadece bir isim ve bir tarih yazılıydı; o tarihten sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını, o tarihten sonra insanların birbirine nasıl "yabancılaşmaya" başladığını hatırladı..Ona bakınca, insanın kendine yabancılaşmasının aslında bir tür intihar olduğunu düşündü.."Ya ben intihar ettiysem ve bütün bu olanlar benim cehennemimse, diye aklından saklarcasına geçirdi içinden.." Her gün bir parçasını, bir hissini, bir merhametini yolda bırakarak yürümek.
Edebiyat
O kadar kitabı nerelerine okuyorlar bilmiyorum. Bazıları gerçekten göz kanatıyor. Sabır dilerim.

TDK Taşeronu

@Yazimyanlisizabitasi
·
Yaptığım düzeltme yorumlarını silen çok kullanıcı olduğu için kısıtlama geldi. Diyecek bir şey bulamadığım için gülmekle yetineceğim artık. Ben düzeltme yapmaktan vazgeçmeyi düşünmüyorum. İlla gönderinizi alıntılayıp öyle mi yanlışları düzelteyim? Yorum yapmam bile birilerinin zoruna giderken bunu yapmak hiç istemiyorum ama başka da bir yol yok sanırım. Daha farklı bir öneriniz var mı?