Savaşın hemen sonrasında bir ayaküstü sohbet sırasında Başbakan Winston Churchill’in, kendisine “Winston sen sarhoşsun. Hatta tiksindirici derecede sarhoşsun!” diyen sosyalist milletvekili Bessie Braddock’a (veya başka bir rivayete göre ilk kadın milletvekili muhafazakar Lady Astor’a) cevaben, “Tatlım sen de çirkinsin. Hatta tiksinilecek derecede çirkinsin. Ben yarın sabah muhtemelen ayılacağım ama sen hep böyle çirkin kalacaksın.” diyebilmesi, oldukça sert ve cinsiyetçi olsa da mizahın vurucu etkisini gayet iyi anlatan bir örnektir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Eninde sonunda hayat, yapmakta olduğumuzun dışında başka bir şey beklemektir ve tam olarak güvenebileceğimiz şey ölümdür. Ama memnunum, çünkü bana geliyor tatlım ve hızlı geliyor. Biz bakınıp dururken bile gelebilir. Belki kayıplar ve enkazlar, büyük ıstıraplar ve üzgün kalpler getiren, denizin üstündeki bu rüzgârın içinde saklıdır.
"Bana göz kulak olmak konusunda fıkrini mi değiştirdin?" Hizmetçiye el sallayıp tepsisinden iki kadeh daha şampanya aldım. "Sarhoşken de gözüm üzerinde olacak tatlım. İşte sorun da tam olarak bu." Uzattığım kadehi alırken bana alaycı bir bakış attı. "Peki bu neden sorun olsun ki?"
Ona doğru eğilip, "Mesafemizi korumamız gerekiyor, unuttun mu?" diye mırıldandım. "Ben bunu ayıkken yapmakta bile yeterince zorlanıyorum."
Bütün gün iyilik yaptın, tatlım. Doğada vakit geçirdin. Toprağa emek verdin. Torbanı görmezden gelmedin. O da seni uslu uslu bekledi burada işte. Bu torbadaki biriktirdiklerin acı da olsa senin tecrübelerin. Eksiklerini, ne olmak istediğini ya da istemediğini bu tecrübelerle belirleyeceksin. Torbana küsme.