Mesele, okuduklarımızın bizi bir yere götürmemesinde. Kendimizi okuduğumuz zaman hayatın hâşiyesinde dolaştığımızı biliyoruz. Garplı, bizi, ancak dünya vatandaşı olduğumuzu hatırladığımız zaman tatmin ediyor. Hülasa, çoğumuz seyehat eder gibi, benliğimizden kaçar gibi okuyoruz. Mesele burada. Halbuki kendimize mahsus yeni bir hayat şekli yaratmak devrindeyiz.
Alıntı
Fakat uygarlık, bizim sığınaklarımızı böyle gelişmiş evlere dönüştürmeyi başarmış olmasına rağmen, o evlerde yaşayacak insanıda aynı şekilde geliştirmeyi başaramamıştır; saraylar yapmış olsa da krallar ve asil insanlar üretememiştir. O yüzden akla şu soru gelir: Eğer uygar insanın emelleri vahşininkinden daha değerli değilse ve eğer o, hayatının büyük bir kısm ını yalnızca basit rahatlıkların peşinde koşarak, temel gereksinimlerini karşılayarak ve kaba arzularını tatmin ederek geçiriyorsa, onun vahşiden daha iyi bir evde yaşamasını gerektiren şey nedir?
Sayfa 41
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsan, gündelik başarı hissi tatmin edilmesi gereken bir varlık.
Sayfa 69·Kitabı okuyor
Ama hiçbir yere kök salamamıştı.. Etraftakileri memnun edecek kadar uyum sağlamış ama kendisi tatmin olmamıştı..
"İnsan için iki trajedi vardır," der Oscar Wilde. Birincisi arzularının tatmin olmaması, ikincisi ise tatmin olması.
Sayfa 10·Kitabı okuyor
Alıntı
Gılgamış Destanına Jungcu Bakış
Kluger'e göre mitler "insan bilincinin gelişimini" temsil eder (14) 34. Bölümde Jungcu kuram hakkında kapsamlı bir inceleme bulabilirsiniz. Bu kurama göre, kahraman "psişede saklı ve içkin olan bütünlüğe doğru ilerleme" sürecini temsil edebilir. Kluger, bütün insanlardaki süregelen bir sürecin temsilcisi olarak Gılgamış'ın bu yönüne odaklanır. Bilinç yönünde bir ilerleme olarak kahramanın mücadelelerinin izini sürer. Kahraman öykünün başında bilinçsizdir: kendine odaklıdır; yalnızca tatmin, șöhret ve ölümsüzlüğün peşindedir. Şöhret ve ölümsüzlüğün peșinden koşarken başkalarıyla etkileşimde bulunur ve çeşitli sınavlardan geçer. Bunlar Jung'un "bireyleşme süreci" adını verdiği kişisel gelismenin aşamalarını temsil eder (34. Bölüm). Kluger'e göre Gılgamış'ın sınavları, acıları ve kayıpları ve tüm bunların sonucunda uğradığı dönüşüm, insan olmanın ve birey olarak etkin biçimde işlev üstlenmenin ne anlama geldiğini ortaya koyar.