10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
Adından dolayı beni kendine çeken bir kitaptı hep. İlkokulda okuyupta tek cümlesini hatırlamadığım bir kitap. O yüzden ben de alıp kitaplığıma ekleyerek tekrar bu kitabı okuma şansı buldum. Adından da anlaşılacağı gibi şeker portakalı ağacı olan ve bu ağaçla konuşabilen yaramaz, zeki ve çok iyi yürekli bir çocuğu anlatıyor. Yazar bu kitabı yazarak kendi hayatından izler de bize gösteriyor bence. Zeze’ nin yaşadığı ortam, ailesini fakirliği, çok kardeşinin olması yazarın hayatıyla aynı. Yazar da öylemiydi küçükken ama Zeze çok yaramaz. Sevdiği insanlara karşı harika bir bağlılığı var. Nefret ettiğinde öldürebilecek kadar öfkeli. Sevdiğinde ise göklere çıkarıyor. Hatta kaybetti mi yataklara düşecek kadar seviyor. Bazı sayfalarını tebessüm ederek okuduğum, bazı sayfalarında ise hüzne kapıldığım harika bir kitaptı. (Kitap Günlüklerim)
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,6bin okunma
Anlatı
8/10
·88 syf.··
2026 29. kitabı
Doktor olan babasını çocukluk anılarında dikkatle gözlemleyen anlatıcı, onun yalnızca mesleğini değil; merhametini, şefkatini ve sessiz fedakarlığını da satırlarına işler. Çocukluk yıllarının taze, buruk ve derin duygularını, babasına duyduğu koşulsuz sevginin ışığında, bir çocuğun duygularıyla. Kitap boyunca anlatılan her hatıra, babanın yüreğinden süzülen bir ışık gibi anlatıcının yaşamını aydınlatır. Geçmişin tozlu raflarında saklı kalan anılar, okura tebessüm hem de derin bir hüzün bırakır. Babasıyla paylaşılan her an, ömür boyu taşınacak kıymetli bir mirasa dönüşür. Büyümenin aslında bir babanın gölgesinde kök salmak olduğu hissettirilir. Eser, yalnızca bir baba ile çocuğu arasındaki bağı anlatmakla kalmaz; sevginin en saf, en karşılıksız ve en sessiz halini de dile getirir. Çünkü baba, kimi zaman fırtınalardan koruyan güvenli bir liman, kimi zaman sıcak bir ekmeğin huzur veren kokusu, kimi zaman da yıllar geçse bile silinmeyen hatıraların en derin izidir. Bu kitap, geçmişin insanı tüketmediğini; aksine, insanı ayakta tutanın kalpte yaşatılan sevgi ve hatıralar olduğunu gösterir. “Asla kimseyi öldürmedi benim babam.” Bütün babaların sessiz sevgisin dilidir. 26.06 Bir okur hanım Birkaç alıntı Alçakgönüllüydü benim babam. Babam kırk üç yaşında öldü. Ben on beş yaşındaydım. Bugun ondan daha yaşlıyım. Güçlüydü benim babam. Herkes onun yüzyıl yaşamak için yaratıldığını söylerdi. Asla kimseyi öldürmedi benim babam. Bir çok insanı ölmekten kurtardı.
Edebiyat
Asla Kimseyi Öldürmedi Benim BabamJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20255,2bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hayda... Keyifle Okuyordum, Neden Böyle Oldu Ki?
Puan vermedi·400 syf.··
2026 52. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 14:57
Bu ay okuduğum yüksek puanlı romanların birçoğu beni hayal kırıklığına uğrattı. Bu yüzden okuma listemde sıradaki kitap olan Uzakların Şarkısı'nın puanını görünce ilk hissettiğim şey heyecan değil, "İnşallah yine aynı şeyi yaşamam." düşüncesi oldu. Buna rağmen Kaan Murat Yanık'ın çok övülen bir yazar olması ve hakkında sık sık "İhsan Oktay Anar çizgisinde bir kalem" yorumlarını duymam merakımı canlı tuttu. Ben de yazarı bu romanla tanımaya karar verdim. Romanın ilk dikkatimi çeken tarafı dili oldu. Normalde uzun tasvirler ve yoğun betimlemeler beni hikâyeden uzaklaştırabilir. Fakat burada tam tersi oldu. Atmosferini öyle güzel kuruyor ki kendinizi hikâyenin içinde buluyorsunuz. Evet, belli bir noktadan sonra tekrar eden betimlemeler yorucu olmaya başlıyor ama bu, yazarın kurduğu dünyanın başarısını gölgelemiyor. Bünyamin'in İstanbul'dan Kars'a gidişi de hikâye için doğal bir başlangıç oluşturuyor. Asıl yolculuk ise Zencefil'in (Papağan) hikayeyi anlatmasıyla başlıyor ve roman masalsı bir havaya bürünerek merak duygusunu sürekli canlı tutuyor. Bulunan hikâyenin ana fikrini sevdim. Gülbadem ve Zencefil arasındaki dostluk romanın en güçlü taraflarından biriydi. Gülbadem'in İpek Böceği'ne duyduğu karşılıksız aşk, Gülbadem'in yolculuğu ve aralarındaki ilişki uzun süre boyunca beni hikâyenin içinde tuttu. Özellikle hoşuma giden ayrıntılardan biri de şuydu: Gülbadem, İpek Böceği'ne duyduğu aşk uğruna Zencefil'e "Benimle gel." derken, Zencefil'in Fülfül'e duyduğu aşkı ilk başta göremiyor. Oysa kendisi de aynı duygunun peşinden koşuyor. Zencefil'in "Ben de âşığım." dediği anda bunu fark etmesi bana oldukça dokunaklı geldi. Hikâyenin sonunda ise Zencefil ve Fülfül'ün kaderi yüzümde acı bir tebessüm bırakmadı değil. Ancak yaklaşık üç yüz sayfa boyunca büyük bir merakla takip
Uzakların ŞarkısıKaan Murat Yanık · Everest Yayınları · 20174,796 okunma
9/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 11:57
Bu kitabı okurken düşündüğüm ilk şey; yerli edebiyatımızın çok yetenekli ve etkileyici kalemleri var ama maalesef yabancı edebiyat kadar değer görmüyor, anlatılmıyor. Muazzam kalemler, çok usta yazarlarımız var, Melisa Kesmez’de onlardan biri. Kendisinden okuduğum üçüncü kitap. Şu an en beğendiğim kitabı da bu oldu. Diğer kitaplarını da okuyacağım ve ne yazarsa okuyacağımı düşünüyorum. Hatta bir süre sadece yerli edebiyat okuma kararı aldım. Kitaba gelirsek; eşini kaybetmiş bir kadının, önce acısıyla nasıl baş edeceğini bilemeyişi ve bir yola çıkışı, sonra da bu yolda yaşadığı bazı farkındalıklar ve karşılaşmalar ile içindeki cesaret arayışını, “çiçeklenmelerini” okuyoruz. Onun 48 yaşına kadar cesaret edemediği ne varsa hepsiyle yüzleşmesi ve attığı adımlar insana tebessüm ettiriyor. Yer yer içim cız etti ve çok üzüldüm Türkân karakterine. Anlatım çok samimi, çok sıcak, insanı sarıp sarmalayan, duygudan duyguya geçiren bir kitaptı. Çok beğendim.
ÇiçeklenmelerMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20267,7bin okunma
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 114. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 23:42
“Gerçeğin bu olduğuna karar verdim. Küçücük bir ateşti bu. O ateşi sımsıkı tutacaktım, o da beni ısıtacaktı ve asla ama asla sönmeyecekti.” … Sıradışı bir konu, samimi bir anlatım, hem eğlenceli hem de duygusal bir roman. • Lillian’ın hayatı eski bir arkadaşından gelen mektup ile sıradışı bir hal alıyor. Ve bu mektup ile çıktığı yolculuk sayesinde hem asla beceremeyeceğini düşündüğü çocuk bakımını deneyimliyor hemde kendi geçmişiyle yüzleşiyor. Kitap, zorbalığı, aile dinamiklerini, toplumun dışlanmış bireylerini ve kendini kabullenmenin önemini mizahi bir dille ele alıyor. • Fantastik, eğlenceli üslubu ve sürükleyici yapısıyla hem düşündüren hem de keyif veren bir roman. • Uzun zamandır sık sık tebessüm ederek okuduğum tek kitap diyebilirim. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Kevin Wilson Bir Şey Olduğu Yok
1000Kitap
Bir Şey Olduğu YokKevin Wilson · Domingo Yayınevi · 20211,020 okunma
Puan vermedi
Yıllar evvel ilk okuduğumda Bu mu yani dediğim ve esasında Kitabı çok iyi anladığını söyleyip Çok acayip şekillerde öven kimselerin, ( küçümsemek için demiyorum ama yaptığımı gözleme göre ) Ömrü billah sadece 3/5 kitap okuduklarını fark ettim. İnceleme yazmak istediğimde Kitabı tam olarak hatırlamayınca böyle olmaz deyip İnceleme yazmak için Dur bir kez daha okuyayım deyip Akşam üzeri bir kez daha okudum. Uzun bir zamandan sonra Bir kez daha okuyup Kitap hakkında aynı düşüncede olduğumu anlayınca, Bu kitabı Yere göğe sığdıramayan kimselerin Neden ve nasıl bu kitabı Yere ve göğe sığdıramadığını Düşüne durduğum sıralarda Bu hüznüm bana bu sırada meşhur deyişi hatırlatıp " Zihinler de Uyuşmuş ” galiba diye Düşündürmüş ve aradan geçen Uzun bir zamanın ardından bir kez daha okuyup
İnceleme
Böyle Buyurdu ZerdüştFriedrich Nietzsche · Girdap Kitap · 047,7bin okunma