Gülüş anne babadan geçen bir şeydir, annen baban gülüyorsa sen de gülersin, onlar gülmüyorsa istediğin kadar içinden gelsin senin yüzüne bir tebessüm layığınca oturamaz.
*
Mahkeme başladı. O kadar çok basın mahkemesine gitmiştim ki, reis ile adeta arkadaş gibi olmuştuk. Hüviyetimi kâtibe yazdırdı. Ne iş yaptığımı bana sordu. “Kürtçülük yaparım” dedim. Savcı huylandı. Reis tebessüm ederek, “Bu nasıl iştir?” dedi. “Kürtçülükten mahkum oldum, temyiz mahkemesi de onayladı. Şimdi Kürtçülükten Çanakkale’de gözetim altındayım. Şu anda da siz de Kürtçülükten yargılanıyorum. Bu durumda mesleğim Kürtçülük olmaz da, ne olur?” diye cevap verdim. Hakim güldü. Kâtibe, “Yaz kızım, yaz serbest meslek!” dedi. Bir bakıma, hakim kararıyla Kürtçülüğü serbest meslek yapmış oluyordum.
Sayfa 181 - Aram Yayınları, 4.Baskı: Nisan 2016·Kitabı okuyor
Dünya, bazen sert ve acımasız görünebilir. İnsanlar kırıcı, olaylar yıpratıcı olabilir. Ama senin elinde olan bir şey vardır: Bu dünyaya nasıl bakacağın. Yüzün asık olursa, sadece kendini değil, etrafını da karartırsın. Ama tebessüm ettiğinde, yalnızca kendi içini değil, karşındakinin içini de aydınlatırsın.
Adam sen de, adam sen de... Bir gün gelecek ki birçok gülmek fırsatları kaçırdığına yanacaksın. Şimdiki halin de o fırsatlardan biridir. Gül, korkma! Bir tebessüm seni kurtarır. İyi düşünürsen bu halin bir muzhikedir. Kuvvetli zamanlarında bu geceyi hatırlayacak, şen kahkahalar atacaksın.