Midemde o yumruğu hissediyorum.
Tecavüz hakkında konuşmaya devam ederken hissetmeniz ve hatırlamanız gereken şey bu: Mideye yumruk. Kan ve pıhtı ve dehşet; dehşet.
Sayfa 110 - Mundi Kitap 1.Basım 2019
Alıntı
Transforming a Rape Culture,
Adını 1970'lerde feministlerin koyduğu tecavüz kültürü, esprilerden reklamlara, filmlere, ulusal kanunlardan kriminal usullere kadar pek çok alanda kadına yönelik şiddeti normalleştiren habis bir söylem. Bu kültür erkeklere tecavüz etmemelerini öğretmek yerine, kadınlara tecavüzden nasıl korunmaları gerektiğini anlatır. Bazen rızaya dayalı olmayan cinselliği yücelten bir şarkı olur. Bazen cinsel saldırı bildirimlerinin çoğunun sahte olduğunu söyleyen o anlatının ta kendisidir. Bazen hakimin gelecek vaat ettiğini düşündüğü için genç tecavüzcü erkeğe verdiği hafifletilmiş cezadır. Bazense yapılan bir tecavüz esprisi ve bu espriye gülenlerdir.
Sayfa 34·Kitabı okudu
1000Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
robin koca bir yil boyunca the rape of the lock'in sac hirsizligi hakkinda degil, demirden bir civatayla tecavuz hakkinda oldugunu sandi.
Sayfa 55
Alıntı
Israpel
Gazze’deki vahşi soykırım ve katliamdan sonra artık “Israpel” olarak anılıyor. İngilizce’deki “ tecavüz, ırza geçme, kirletme, gasp ve yakıp yıkma” anlamlarına gelen “rape” sözcüğü ile “Israel” in birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.
Sayfa 43 - Turkuvaz Dergi
1000Kitap
Did I know how many hundreds of thousands of sex slaves there were in the United States? Some come from Asia and the Balkans, but lots were American girls grabbed off the street, in subway stations, and at airports, or teenage runaways. They were kept doped and locked up, having to service thirty or more men a day, and if they refused they were given electric shocks; those poor things were invisible, disposable, worthless. There were places that specialized in sadism, where the clients could torture the girls however they wanted, whip them, rape them, even kill them, if they paid enough. Amerika Birleşik Devletleri'nde kaç yüzbin seks kölesi olduğunu biliyor muydum? Bazıları Asya ve Balkanlar'dan geliyor, ancak çoğu da sokaktan, metro istasyonlarında ve havaalanlarında kaçırılan ya da genç kaçaklardan oluşan Amerikalı kızlardı. Günde otuz ya da daha fazla adama hizmet vermek zorunda oldukları için uyuşturulmuş ve kilit altında tutuluyorlardı ve eğer reddetmeleri halinde onlara elektrik şoku veriliyordu; o zavallı şeyler görünmezdi, kullanılıp atılabilirdi ve değersizdi. Sadizm konusunda uzmanlaşmış, müşterilerin kızlara istedikleri gibi işkence yapabilecekleri, onları kırbaçlayabilecekleri, tecavüz edebilecekleri, hatta yeterli para verirlerse öldürebilecekleri yerler vardı.
Sayfa 185·Kitabı okudu
Acı Gerçekler
"Karısına Mal Gibi Davranan Adam" adlı makalede Margo Wilson ve Martin Daly dünyanın her yerinde geleneksel yasaların kadınların babalarının ve kocalarının mal varlığı olarak ele alındığını belgeliyorlar. Mülkiyet yasaları mal sahiplerine herhangi bir sorumluluk altına girmeden mal varlıklarını satma, takas etme ve ıskartaya çıkarma yetkisini tanır ve malın başkaları tarafından çalınması ya da hasara uğratılması durumunda mal sahibinin bunu telafi etme hakkının toplum tarafından tanımasını bekler. Toplum sözleşmesinde kadınların çıkarları temsil edilmediği için, tecavüz o kadının yetkili sahibine karşı işlenmiş bir suç olur. Tecavüz mallara verilen bir zarar ya da değerli bir malın çalınması olarak kavramsallaşmış bir sözcük; nitekim [İngilizce tecavüz anlamına gelen] rape sözcüğünün ravage [tahrip etme], rapacious [aç gözlü] ve usurp [gasp etme] sözcükleriyle aynı kökenden gelmesi de buna işaret ediyor. Bu da tecavüz yasalarının üst sınıftan mülk sahibi bir erkeğin koruması altında olmayan bir kadını korumaması demek ve kocanın karısına tecavüz etmesinden söz etmek, kendi malını çalmak gibi tutarsız bir kavram oluyor.
Sayfa 440·Kitabı okudu
Sosyoloji