ONLARI SEVMEK EN KUDSİ BİR VAZİFEDİR
Allah'ın bütün âlemlere rahmet diye gönderdiği resûlü, alınlarında bir ışık hâlinde kendilerine kadar nebi nebi gelen ve kendilerinde temelleşen nûru, kendilerinden sonra da nesil nesil kıvılcımlandırmak ve kararan insanlığa saçmakta vazifeli torunlarını bu ümmete emanet etmiştir. O saadet incileri, ruh arıtıcı bulvarlar gibi mü'min gönülleri hakikat elmaslarıyla doldurmuşlardır.
Kâinatın Tacı buyuruyorlar:
"Kim Hasan Hüseyin'i severse beni sevmiş olur. Kim onların düşmanıysa benim düşmanımdır!.."
"Beni ve benimle beraber Hasan ve Hüseyin'i, babaları Ali ve anneleri Fâtıma'yı sevenler, kıyamet günü yakınlarımdır..."
Evet, her Müslümanın, her gerçek insanın ciğerine taşıması ve mezarında ciğeri çürüyünce ruhuna teslim edip tâ arşa yükseltmesi gereken bu sevgiyi kaybedenler cihanın en bedbaht insanlardır...
Şunu kat'iyetle söyleyebiliriz ki: Hiçbir şey insan kadar yükselemez ve yine hiçbir şey insan kadar, alçalamaz...
Bu nâçiz eserimle muhterem mü'min kardeşlerime Allah Resûlü'nün muazzez torunlarını tanıtmaya çalıştım... Onları can-ı gönülden sevmek iman icabıdır... Karanlık dünya ufukları bu sevgiyle aydınlanacak; insanlığın hasretle beklediği yeni saadet sabahları bu sevgiyle doğacak... Kalpler bu sevgiyle...
Peygamber Efendimiz ﷺ bir defasında Ebû Zer'e رضي الله عنه
Peki kıyamet günü yolculuğu nasıl olacak? Beni dinle o gün sana yarayacak olanı söyleyeyim mi diye sordu? Ve devam etti;
"Yeniden dirilme günü çok sıcak bir gündür o gün ferahlamak için şimdiden oruç tut.
Kabir yalnızlığı için gece karanlığında iki rekat(teheccüd) namazı kıl.
Kıyametin büyük hâdiseleri için bir kere haccet ve muhtâca bir sadaka ver.
Ya haklı yere bir söz söyle, yahut kötü bir söz söylemekten dilini alıkoy."
Yetmiş Sıddık, fazla uykunun çok su içmekten ileri geldiği hususunda ittifak etmişlerdir.Çok uyumak ömrün zayi olmasına, teheccüd namazının kaçmasına, insan tabiatının ahmaklaşmasına ve kalbin katılaşmasına sebep olur. Oysa ömür, cevherlerin en mükemmeli ve kulun ticaret yaptığı sermayesidir. Uyku ise bir çeşit ölümdür ki uykunun çokluğu ömrü azaltırmış.
Ebu’l Cüveyriye anlatıyor
“Altı ay hiç ayrılmadan Ebû Hanife’nin yanında bulundum, bu süre zarfında bir gece olsun yanını yere koyduğunu görmedim.”
—Ebu Hanife için geceleyin yatak serilmediğini söylerlerdi.
-Ebu Hanife’den daha çok ibadet eden ondan daha zahidde bir hayat süren ve ondan daha fazla takva sahibi birini görmedim(Süfyan es Sevri nin gözlemi)
Sayfa 166 - Az yiyin ki gece ibadetine kalkabilesiniz.·Kitabı okuyor
Allah'u Teala güneş battığı yerden doğuncaya kadar gündüz günah işleyen tevbe etsin diye gece kulunu bekler; gece günah işleyen tevbe etsin diye de gündüz kulunu bekler.