Ondan bir temas gibi rüzgar beni bürür de, Tutmak, tutmak isterim, onu göğsüme alıp. Bir türlü yetişemem, fecre kadar yürür de, Heyhat, o bir ince ruh, bense etten bir kalıp.
Şiir
Vahşi doğaya hafifçe de olsa temas etmemiz, konuşmalarımızı insanlarla sınırlamamaya, en muhteşem hareketlerimizi dans pistleriyle, kulaklarımızı sadece insan yapımı aletlerin müziğiyle, gözlerimizi "öğretilen" güzellikle, bedenlerimizi onaylanmış duyumlarla, zihinlerimizi hepimizin zaten hemfikir olduğu olgularla sınırlamamaya yöneltir.
Sayfa 35·Kitabı okuyor
Reklam
Telafisi en güç şey dikkatsizlik sonucu kırılan kalplerdir.
Kitaplarda birçok insanın duyguları tasvir edilir. Sıkıntı çeken insanlar, üzüntü çekenler, sevinç yaşayanlar, gülen in­sanlar ... Böyle insanların öyküsüne ve sözlerine temas ede­rek kendimizi onlarla birlikte hissetmek yoluyla, başka insanların yüreklerini öğrenebiliriz. Yakınımızdaki insanlarla sınırlı kalmayıp, tamamen farklı bir dünyada yaşayan insan­ların yüreklerini bile kitaplar aracılığıyla hissedebiliriz.
Sayfa 186·Kitabı okuyor
Ama kitlelerin ne istediğini kavramış olan Lenin'in gücü, devrimi yaşayan bir varlık olarak görmesinde yatıyordu; tıpkı her bir hattını ayrı ayrı inceleyebileceğiniz bir yüz gibi. Kitleleri kavramak ise ancak onlarla temas kurmakla mümkündü.
Şuurun çizdiği hudutların dışına taşmadan, yani deliliğe ucundan kıyısından temas etmeden kim ömrünü baştan sona yaşayabilir?
Sayfa 136·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Reklam