Besmele, yalnız Allah'a dayanılarak yapılan işin, vazifenin açış formülüdür; ve mana, hikmet, güzellik, gerçeklik, tesir, tenbih bakımlarından hiçbir dinde böyle bir anahtar mevcut değildir.
Sayfa 16
Edebiyat
Muhammed Bâkî-Billah hazretleri
Yemek pişirenin abdestli, hattâ huzur ve safâ sâhiplerinden olmasını, yemek pişirirken çarşı, pazar ve dünyâ kelâmı söylenmemesini iyice tenbih ederdi. "Huzur ve ihtiyât sâhibi olmayanın yemeklerinden, bir duman çıkar, feyz kapısını kapatır ve feyzin gelmesine engel olur, feyze vesîle olan temiz rûhlar, kalb aynasının karşılarında durmazlar" derdi.
Sayfa 247·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu bir avuç kahraman asker arasında, hangisinin Enver Paşa olduğunu evvelâ farkedememişler. Çünki, hepsinin kıyafeti basmacılarınkinin eşiymiş. Ancak Enver Paşa'yı ayağındaki kilotlu pantolon ve kolundaki pazubent içinde taşıdığı ve annesinin kendisine vermiş olduğu küçük Kur'an-ı Kerim'den tanıyabilmişler. Koynunda çocuklarının resmi de varmış. • Enver Paşa'nın şehadeti 4 Ağustos 1922 de meydana gelmiş. Kendisinin ölmediği hâlde, ölüm haberini ortaya yayacağına dair yazdığı mektup da, benim elime o tarihte geldiği için, bu elim hâdiseye inanmadım. Mektupta verdiği talimata göre, inanmış göründüm, tenbih etmiş olduğu gibi hareket ettim. Ölüm haberini verenlerin önünde ağladım, fakat içimden gülüyordum. Nasıl olsa bunun yalan olduğuna, günün birinde kocama kavuşacağıma inanıyor, böyle bir felâketin varlığını bile aklıma getirmiyordum. Herşeyden evvel memleketini, ondan sonra da yine seven ve düşünen kocam ölümünden sonra bile beni aylarca oyalayıp üzmemenin yolunu bulmuştu. Gerek mektubun elime varışı, gerekse ölüm hadisesinin aynı tarihte olması garip bir tesadüf eseriydi. Kocamın hakikaten ölmüş olduğunu üç ay sonra öğrendim ve ancak o zaman bu kara habere inandım.
İslâm’ın ekmel tatbikatçısı ve Kur’ an-ı Kerim’de bize bir “nümûne-i imtisal” (örnek) olduğu bildirilen Kâinat’m Efendisi, hemen her seferde askerlerine düşmanları defaatle İslâm’a dâvet etmeden, onlara İslâm’ı telkin ve tebliğ eylemeden taarruza geçmemelerini ve dâima sulh imkânlarnı artırmalarını tenbih buyurmuştur. “Sizin, babalarını öldürmüş olacağınız çocuklarla ve kadınlarla geldiğinizi görmeye bedel, miihtedîlerle geldiğinizi görmek isterim. ” buyruğu, O’nun yüce bir emridir.
Büyük Peygamber: “Ümmetim hakkında, hakikî deccaldan ziyâde, insanlığı dalâlete sevkeden, Hak ve hakikat yolunu şaşırtan eimme-i mudillûndan (saptırıcı imamlardan) korkarım» buyurmuşlardır. Bu emr-i Peygamberîde müslümanlara büyük bir tenbih vardır.. Zira hakikî deccal, Hak ve hakikatı âşikâr inkâr eder. Onun âşikâr inkârı karşısında insan kendi hatt u harekâtını ta'yin edebilir..
Sayfa 63 - Yaylacık Matbaası 1984 Baskısı·Kitabı okuyor
İnsanlara Tevhidi anlatmaya gerek yok!!!
Günümüzde insanların içine düştüğü hatalardan bir tanesi de "İnsanlara bu gün tevhidi anlatmaya gerek yok. Zaten insanlar şirkten hali olmuş İslam beldelerinde yaşıyorlar." Bunu söyleyen bir kişi, velev ki Müslümanlar İslam devletindeler iddiası doğru olsa bile katışıksız bir CAHİLDİR. Ancak onun bu iddiası, sadece iddiadan öteye geçmeyen, hiçbir hakikati olmayan bir iddiadır. Bilakis şirk, her tarafa yayılmış, bidatler her tarafi kuşatmıştır. Ne bunları münker gören var ne de bunların münker olduğunu söyleyenler. Allahım, sana şikayette bulunur ve senden yardım dileriz. Tevhidin ehemmiyeti ve önemine binaen söylediğimize delil olan şeylerden bir tanesi de henüz bazı ameller farz kılınmadan önce Allah Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem)' in davetinin on yılını tevhide davet etmekle geçirmesidir. Bu da tevhidin ne kadar önemli olduğunu gösterir. Çünkü Allah Teâlâ, yapılan amelleri tevhid olmadan kabul ETMEZ!. Allah Rasulü(sallallahu aleyhi ve sellem) Muaz (radıyallahu anhu) yu Yemen'e gönderdiğinde "İlk davet edeceğiniz şey 'Allah'tan başka ilah yoktur' olsun"(Buhari3/261 müslim,18) demiştir. Bu nedenle Allah Rasülü (sallallahu aleyhi ve sellen) davetinin ilk başında "La ilahe illallah' deyin kurtuluşa erin (Ahmed bin hanbel Müsned ,4/63 5/371)demiştir. Ardından Allah Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "Ölülerinize 'La ilahe illallah'ı telkin edin" demiştir(müslim 6/219)İşte bu hadislerde, Allah Rasülü'nün bir müslümana, doğumundan ölümüne kadar tevhide ne kadar ihtiyaç duyduğunu gösterdiği en açık ve bariz göstergesidir. Çünkü bir müslümanın hayatı, tevhid üzere bina edilmiştir. Çünkü tevhid, en önemli ve en tekitli vecibelerdendir.
Sayfa 153 - Minber·Kitabı okudu
1000Kitap