Maalesef, halk, hala son derece cahildir ve hükümetlerin sistematik çabalarıyla cehalet içinde tutulmaya devam edilmektedir. Hükümetler, haklı olarak, bu cehaleti, iktidarlarını sürdürmenin asli koşullarından biri olarak görürler. Tüm enerjilerini günlük çalışmaları sırasında harcayan, kendisine ayıracak vakti olmayan, entelektüel ilişkilerden ve okumak için gerekli vakitten, kısacası insanda düşünceyi geliştiren bütün araçlardan ve uyarıcıların büyük bölümünden mahrum bırakılan halk,genellikle, dinsel inançları eleştirmeden, olduğu gibi kabul eder. Onu, çocukluğundan başlayarak tüm yaşamı boyunca sarıp sarmalayan ve her türden bir yığın resmi zehir saçıcı papazlar ve diğerleri-tarafından yapay olarak zihnine kazınan bu gelenekler, çoğu zaman, orada, doğal sağduyu dan daha güçlü bir tür akli ve ahlaki alışkanlığa dönüştürülür