Her Yerdelik Ahlakı Dijital Feodalizmi de Bitirdi
En kusursuz diye yaşama monte edilen dünya düzeni veya görüşü adı altında ki kapitalizm ve dolaylı kendisi karşı alternatif olarak sunulan sosyalizm soslu komünizm ideolojileri toprak ağalığı sonrası para ağalığı ile yaşadığı sonu tekno dijital ağalığı feodalizmine taşıma niyeti bir kez daha Anadolu ahlakının ilke ve deha gücü Türk karşısında an zaman ve yeryüzünde her yerdeliği doğal tınlanım yasasına uygun titreşim ile iradesini yayan etik ahlak anlayışı karşısında tüm feodal sömürücü ideolojiler yeni bir sömürü ve soygun sayfası açamadan çöp oldular.
Hayata Dair
Sanki insan kendisiyle konuştuğunda delirmesin diye Evren araya böyle ince bir zar, hafif bir titreşim koymak zorundaydı.
Sayfa 21·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sanki insan kendisiyle konuştuğunda delirmesin diye evren araya böyle ince bir zar, hafif bir titreşim koymak zorundaydı.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Buraya, altının gücünü ve etkisini kaynağında, gerçek ortamında daha iyi hissedip anlayabileceğim düşüncesiyle gelmiştim. Ama bu çılgınlığın anlamsızlığını ancak o sarı külçeye, binlerce elin emeğinin izlerini hâlâ taşıyan altın parçasına hiçbir huşu hissetmeden dokunduğum an anladım; soğuk, sert bir metalden başka bir şey değildi. Hiçbir titreşim, hiçbir sıcaklık geçmedi ellerime, hiçbir coşku uyanmadı içimde, hiçbir huşu dolmadı ruhuma. Ve o ulu, aydınlık kiliseleri yaratabilen, onlarda ebediyetin fani mirasını, sanatı ve inancı huşuyla muhafaza edebilen insanlığın, aynı insanlığın nasıl olup da bu çılgınlığa hizmet edebildiğini anlayamadım.
Sayfa 239 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
“Hiçbir şey durmaz; her şey hareket eder; her şey titreşir.”
Yüce Üçüncü Hermesçi Prensip –Titreşim Prensibi– evrendeki her şeyin hareket halinde olduğunu, hiçbir şeyin durmadığını, her şeyin aktığını, titreştiğini ve döndüğünü söyler. Bu Hermesçi Prensip kadim Yunan’ın ilk filozoflarından bazılarınca kabul edilmiş ve sistemlerine dahil edilmiştir. Fakat sonra Hermesçiliğin dışındaki düşünürler yüzünden asırlarca kaybolmuştur. On dokuzuncu yüzyılda fizik bilim hakikati yeniden keşfetmiş ve yirminci yüzyılın bilimsel keşifleri bu asırlık Hermesçi öğretinin doğruluğuna yeni kanıtlar ilave etmiştir.
Bunun ben olduğumu anında anladım ama sesi kesin olarak tanıdığımı söyleyemem.Annemin, babamın hatta ablamın sesini hemen ayırt etmiştim.Ama bu farklıydı. Sanki sesin üzerine ince bir örtü çekilmişti sanki insan kendisiyle konuştuğunda delirmesin diye evren araya böyle ince bir zar hafif bir titreşim koymak zorundaydı.
Sayfa 21·Kitabı okudu