Eje ve Törüngey
türk ve altay mitlojisinde yaratılmış ilk insan, adem. törüngey kelimesi, etimolojik olarak "türk" kelimesiyle aynı kökten gelir. (bkz: türe) (bkz: töre) (bkz: türemek) türe/töre sözcüğü hem eski türkçe'de hem de moğolca'da hukuk, düzen, emir, kanun ve nizam anlamlarına da gelir. törüngey ile eşi ece/ecey yeraltı dünyası tanrısı erlik tarafından kandırılır ve yasak meyveyi yiyerek yer yüzüne gönderilirler "...erlik'e kanan ve yılanın yaptığını gören eje de elmayı ısırır ve ısırmak istemediği halde törüngey'in ağzına sürer. o anda her ikisinin de tüyleri dökülür. yaratıcı ülgen bu işin sorumlusunun kim olduğunu sorduğu zaman yılan, köpek, törüngey ve eje suçu birbirlerine atarlar. bu nedenle hepsini cezalandıran ülgen yılana: "sen şimdi körmös oldun. kişiler sana düşman olsun, vursun, öldürsün." der. sonunda törüngey ve eje dünyada, şeytan da yeraltında yaşamaya mahkum edilir..." (altay yaratılış destanı - wilhelm radloff)
Mitoloji
ESKİ TÜRK İNANCINDA İLK İNSAN Törüngey ve Eje Türk Mitolojisi (Adem ile Havva) Törüngey - Türk ve Altay mitolojisinde ilk insan. Adem. Türüngey (Torongay) olarak da bilinir. Yeryüzünde yaratılan ilk kişidir. İnsanların atasıdır. Gökte yaşamaktadır. Ne bir ulusa ne de bir boya (kabileye) sahip değildir. İlk önceleri eşi de yoktur. Sonradan yeryüzüne gönderilmiştir. Yeryüzüne gönderilirken Ulukayın (veya Ulu Ata) tarafından kendisine Su, Ateş ve Demir verilmiştir. Karısının adı Ece�dir. Elli kapılı, kırk pencereli, çatısı otuz kirişli bir evi vardır. Öküzleri tarla sürmede kullanan kişidir. Köten (saban) sürmeyi bulan kişi de odur. Kımızı bulan da odur. Kımız içme töreni ona aittir. Bazen göklerden mi indiği yerden mi çıktığı belli olmayan kişi olarak betimlenir. Bazen de gökten düştüğü söylenir. Ateşi elde etmiştir. Ve kendisi yurdundan kovar, bu durum kovulma motifiyle de bağlantılıdır. İslam, Hristiyanlık ve Museviliğin etkisiyle çamurdan yaratıldığı inancı yerleşmiştir. Karısıyla birlikte adları Ecey (Ece) ve Elley (Ele) şeklinde de geçer. Törüngey Türk mitolojisinde Adem peygamberi karşılar. Törüngey'in bir de eşi olan Eje ya da günümüz Türkçesi ile Ece dir. Yasak meyveden yemişler ve Göktanrı (Kök Tengri) onları evinden kovmuştur ve ona ceza olarak çocuklarından sorumlu olmayı vermiştir. Erlik Han (şeytan) lanetlenmiştir, Tanrı Ülgen �fenalık ettin, senin halkın da hep hileciler, fenalık düşünenler olsun der.� ve yarattığı karada dokuz dallı çam ağacının dokuz dalından kendi halkını türetir. Erlik bu halk benim olsun der tanrıya, tanrı da ona git kendi halkını kendin bul deyip Erlik�i geri çevirir. Tanrının halkının bu ağacın yalnız doğuya bakan 5 dalından istifade etmelerine izin verilmiştir. Kalan dört dal yasaklamıştır. Erlik gidip bu halkı baştan çıkarır.
Erlik Han - Türk ve Altay mitolojisinde kötülük yapan Tanrı ruhudur. Erlik Han Gök Tanrı'nın oğlu ve eski Türklerin inancı Tengricilikte yeraltı aleminin efendisidir. Altayların bir yaradılış efsanesine göre Erlik Han, dünyanın yaradılışında Tengri'ye karşı fenalık yapmış ve Tengri onu ceza olarak yeraltı âleminin efendisi yapmıştır. Erlik Han, yeraltı Âleminin en alt katında yeşil demirden bir sarayda, gümüşten bir tahtın üzerinde oturur. Orada kendine koyu kırmızı parlayan ve çok az ışık veren bir güneş yaratmıştır. Emirinde dokuz semerli boğası vardır. Erlik Han lanetlenmiştir, Tanrı [Ülgen] ve yarattığı karada dokuz dallı çam ağacının dokuz dalından kendi halkını türetir. Erlik bu halk benim olsun der tanrıya.tanrı da ona git kendi halkını kendin bul deyip Erlik'i geri çevirir. Tanrının halkının bu agacın yalnız doğuya bakan 5 dalından istifade etmelerine izin verilmiştir. Kalan dört dal yasaklamıştır. Erlik gidip bu halkı baştan çıkarır. Erkek olan Törüngey ile dişi olan Eje, Erlik'in şu sözüne kanarlar "Bu dört dal aslında size yasak değildir, meyveleri de pek tatlıdır. Dilediğinizce yiyin." Erlik sonra ağaca bekçi bulunan yılan uyurken ağzına girer ve ağaca çıkar, Ece'ye müsaade ettiğini söyler. Bunun üstüne Ece meyveden yer, Törüngey'in de agzına sürer. Tanrı durumu fark eder ve Erlik'i yer altına gönderir. Eje'ye "Sen benim sözümü tutmadın bundan sonra gebe kalasın ve doğum sancıları çekesin" der. Yılana "Sen benim sözümü tutmadın, bundan böyle Şeytan diye bilinesin, herkes seni ezmeye öldürmeye çalışsın" der. Törüngeye "Sen benim sözümü tutmadın, 9 kızın 9 oğlun olacak ve hepsinden sen sorumlu olacaksın, insan neslini sen çoğaltacaksın"der. "Hepinizi hanemden kovuyorum, dünyaya gönderiyorum, burda sizi ben beslerdim, ben korurdum, artık kendinizi besleyip