Ne kadar dönüp dolaşsam, yine de
Hep o çıkmaz sokaktayım çaresiz
Bir umut kırıntısı gozlerımde
Yürüyorum durmadan, dalgın, sessiz
Sokak o sokak, bense ben değilim
Sanki bin yıllar geçmiş aradan
Boşlukta bir şeyler arıyor elim
Belki de mahşere dek bulunmayan
Yitirdiğim neydi, aradığım ne
Çöken ne yureğime kurşun gibi
Tanrım! Ben mi değiştim söylesene
Yoksa bende zamanlar mı eskidi
Bir yerlere varmadan, nasıl böyle
Hiç durmadan akıp gidiyor günler
Yaşam diye verdiğin bu mu söyle
O mu sırtıma sapladığın hançer
Bir çıkmaz sokağın sonunda, işte
Suskun ve tek başına seninleyim
Fanilikten ölmezliğe geçişte
Bilmiyorum, söyle bana, ben neyim
Sevdimse; verdiğin yürekle sevdim
Sen açtın bu ufku karşımda sonsuz
Yürüdüm bir yolun sonuna geldim
Yıkık, üzgün ve paramparça onsuz
Çevrem insan etiyle doluyken ne denli aptalsam, kendimle baş başa kaldığımda o kadar zekiydim. Ben sokağa çıktığımda herkesin tanrı olduğu bir dünyadaki tek ölümlüyken, kendimi kapattığım duvarların arasında o tanrıların tanrısıydım… Aslında her şey bir mesai meselesiydi. Benim, tanrıların tanrısı olmaya zamanım vardı, hepsi bu. Diğer insanlarsa, birlikte yaşamanın bütün yan etkilerine maruz kalıyor ve sahip oldukları gücün çoğunu birlikte yaşayabilmek için harcıyorlardı. Üstelik hiçbiri bunun farkında değildi çünkü onlar birlikte yaşamaları gerektiğine inanıyorlardı. Ve artık ben de inanmak istiyordum.
Varlığımın akışını kesintiye uğratan bir şey var; derin ırmak bir engele takılıyor; hızla vuruyor, güçle çekiyor, ama merkezdeki bir düğüm direniyor. Ah, bu acı, bu şiddetli keder! Bayılıyorum ve düşüyorum. Şimdi bedenim eriyor, kitlenmiş değilim artık, akkorum.
Ben de çok karmaşık biriyim. Benim durumumda havada kalan, bir yere bağlı olmayan bir şey var. Ne var ki istediğimi asla alamayacağım, çünkü bedensel zerafetten ve onunla gelen yüreklilikten yoksunum. Aklımın hızı bedenime fazla geliyor. Sonuca ulaşamadan başarısızlığa uğruyorum ve sonunda nemli, belki de iğrenç bir halde yığılıp kalıyorum. Yaşamın krizlerinde acımayı harekete geçiriyorum, sevgiyi değil. Bu yüzden de dehşetli acı çekiyorum.