ro.dî Jon Kürt

ro.dî Jon Kürt
@ttarkovski
Psikolojik Danışmanlık|Rehberlik
63 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
Derin üzüntüler gözyaşı şekline bile dönüşmezler.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ne kadar dönüp dolaşsam, yine de Hep o çıkmaz sokaktayım çaresiz Bir umut kırıntısı gozlerımde Yürüyorum durmadan, dalgın, sessiz Sokak o sokak, bense ben değilim Sanki bin yıllar geçmiş aradan Boşlukta bir şeyler arıyor elim Belki de mahşere dek bulunmayan Yitirdiğim neydi, aradığım ne Çöken ne yureğime kurşun gibi Tanrım! Ben mi değiştim söylesene Yoksa bende zamanlar mı eskidi Bir yerlere varmadan, nasıl böyle Hiç durmadan akıp gidiyor günler Yaşam diye verdiğin bu mu söyle O mu sırtıma sapladığın hançer Bir çıkmaz sokağın sonunda, işte Suskun ve tek başına seninleyim Fanilikten ölmezliğe geçişte Bilmiyorum, söyle bana, ben neyim Sevdimse; verdiğin yürekle sevdim Sen açtın bu ufku karşımda sonsuz Yürüdüm bir yolun sonuna geldim Yıkık, üzgün ve paramparça onsuz
Çevrem insan etiyle doluyken ne denli aptalsam, kendimle baş başa kaldığımda o kadar zekiydim. Ben sokağa çıktığımda herkesin tanrı olduğu bir dünyadaki tek ölümlüyken, kendimi kapattığım duvarların arasında o tanrıların tanrısıydım… Aslında her şey bir mesai meselesiydi. Benim, tanrıların tanrısı olmaya zamanım vardı, hepsi bu. Diğer insanlarsa, birlikte yaşamanın bütün yan etkilerine maruz kalıyor ve sahip oldukları gücün çoğunu birlikte yaşayabilmek için harcıyorlardı. Üstelik hiçbiri bunun farkında değildi çünkü onlar birlikte yaşamaları gerektiğine inanıyorlardı. Ve artık ben de inanmak istiyordum.
Varlığımın akışını kesintiye uğratan bir şey var; derin ırmak bir engele takılıyor; hızla vuruyor, güçle çekiyor, ama merkezdeki bir düğüm direniyor. Ah, bu acı, bu şiddetli keder! Bayılıyorum ve düşüyorum. Şimdi bedenim eriyor, kitlenmiş değilim artık, akkorum.
Ben de çok karmaşık biriyim. Benim durumumda havada kalan, bir yere bağlı olmayan bir şey var. Ne var ki istediğimi asla alamayacağım, çünkü bedensel zerafetten ve onunla gelen yüreklilikten yoksunum. Aklımın hızı bedenime fazla geliyor. Sonuca ulaşamadan başarısızlığa uğruyorum ve sonunda nemli, belki de iğrenç bir halde yığılıp kalıyorum. Yaşamın krizlerinde acımayı harekete geçiriyorum, sevgiyi değil. Bu yüzden de dehşetli acı çekiyorum.