Tüles Üresin

Tüles Üresin
@tulesuresin
8/10
·256 syf.··
2022 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2022 16:37
—Spoiler olabilir— Yirmi yaşına gelmemiş bir kadının dost meclisinde anlatılan korku hikayeleri sayesinde temeli atılan bu roman, yazarına iki yüz yıl sonra da aynı iştah ve zevkle okunacağının hayalini kurdurmuş mudur? Bilimkurgu romanı olsa da, kitabı farklı bakış açılarıyla okumak mümkün. Kitapta doktor Victor Frankenstein’ın canavarı nasıl yarattığına dair çok bilgi edinemiyoruz. Hatta kendisi de daha önce yarattığı canavara bir eş yaratmak istediğinde daha önce yaptıklarını hatırlayamıyor ve bunun için mücadele ediyor. Bu sebeple, kitabın bilimkurgu yönünden çok felsefi, siyasi ve edebi yönleriyle ele alınmasının daha doğru olduğunu düşünüyorum. Bir canavar yaratıyor doktor Frankenstein. Ceset parçalarını topluyor ve muhtemelen bir elektrik akımı vasıtasıyla onu canlandırıyor. Fakat canavarın canlı görüntüsü doktorumuzu çok korkutuyor ve doktor arkasına bile bakmadan yaşadığı şehri terk edip gidiyor. Yaratılanın bir adı yok. Canavar, yaratık ya da iblis… Başlangıçta konuşamayan, insan yaşayışına dair hiçbir şey bilmeyen bir mahluk. Bu tür yetileri sonradan edinen canavar, karşılaştığı herkesten kötülük görünce, yaratıcısına lanet edip kendisi de kötülük yapmaya başlıyor. Temelde diğer insanlarla eşit olma isteği varken, karşılaştığı her durum onu daha kötü birisi haline getiriyor. Yaratmak, Tanrı rolüne soyunmak, Tanrı olmak… Bütün bunlar mutlak güç getirir mi? Kitabın yazarı Mary Shelley’e göre bütün bunlar safsatadan ibaret. Yaratmak hiçbir zaman mutlak güç getirmiyor. Hiç kimse, yarattığı şey üzerinde tam bir egemenlik kuramıyor. Yaradılan her şey başkaldırıyor ve kendi kanatlarıyla uçmak istiyor. Victor Frankenstein da mutlak güçten yoksundu; yarattı, yaratılan yaratıcısına başkaldırdı ve en sonunda yaratan yaratılana boyun eğmek zorunda kaldı. Romanın
Düşünce
FrankensteinMary Shelley · İthaki Yayınları · 202121,8bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·267 syf.··
2021 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2021 17:40
Tanrının tek görevi yaratmak mıdır? Yoksa Tanrı yarattığı şeyin kaderinden sorumlu mudur? Peki sorumluluklarını reddederse ne olur? Ya da sadece Tanrı mı yaratabilir? Bu sorulara herkesin cevabı farklıdır eminim. Yazarımız Mary Shelley 'de bu sorulara kendi perspektifinden yaklaşmış ve ortaya, içine kendi cevaplarını serpiştirdiği bu eseri çıkarmış. Frankenstein ya da Modern Prometheus Ne demek Modern Prometheus? İncelemeye bu sorudan başlarsak bence çok daha iyi olur. O zaman başlayalım; Kimdir bu Prometheus? Prometheus; Yunan mitolojisinde insanın yaratıcısı ve ona ilim, irfan, koruma sağlayacak olan ateşi Olympos'tan çalıp insana veren ve bu yaptıkları ile Zeus'un gazabı ile tanışıp sonsuza kadar sürecek olan ceza ile cezalandırılan bir Titandır. Peki ya Frankenstein? Hepimiz Frankenstein ismini duymuşuzdur ama ismi duyduğumuz zaman korku filmlerinin en meşhur yaratıklarından biri gelir aklımıza ama hepimiz tam da bu noktada yanılırız. Çünkü aslında Victor Frankenstein Cenevre'li bir bilim insanıdır. Küçük yaşlarda bilime ve doğaya kafayı takmış, sırların gizemini çözmeyi eskilerin sanatı Simya'da aramış ama sonra yönünü modern bilime yöneltmiş en sonunda ise tüm eski ve yeni bilgilerini birleştirip, cansız bir bedeni hayat ateşi ile doldurmayı başarmış çılgın ama başarılı bir bilim insanıdır. İşte Frankenstein tam olarak, bir canlıya verdiği hayat ve o hayatın var olduktan sonraki sorumlulukları bakımından tam olarak Prometheus'un modern kopyasıdır. Peki Tanrı'ya öykünmenin cezasız kalacağını mı zannettiniz? Ya da başka bir deyişle yaratmanın cezası nedir? Prometheus insanı yaratıp, Olympos'tan ateşi çalıp insana sunduğu için; Kafkas dağının zirvesine zincirlenip, her gün, Zeus tarafından görevlendirilen kartal tarafından karaciğerinin canlı canlı yenilmesine ve her gece tekrardan
Edebiyat
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Can Yayınları · 201921,8bin okunma
Yine de Hayata Evet
10/10
·155 syf.··
2021 79. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2021 17:52
Kitabı incelemeye öncelikle Viktor E. Frankl dan başlarsak bence doğru olur.Kendisi Holocaust luktan kurtulduktan sonra psikoloji alınanda çok önemli bir yere gelmiş,39 tane kitap yazmıştır, yani 0 dan gelmiş ve pes etmemiş bir adam.92 sene yaşamış.Logoterapi nin fikir babasıdır.Logoterapi, Hümanist ve Varoluşçu bir felsefedir.Motivasyon odaklı bir metottur. Sigmund Freud ve Alfred Adler in düşüncelerinin devamı niteliğinde görülen bir yöntemdir. Frankl, Sigmund Freud ile okul dönemlerinde mesajlaşmış, ayrıca o dönemde intihar ve depresyon konusunda uzmanlaşmış bir gençti.Bir süre sonra Freud dan uzaklaşıp, Alfred Adler düşüncesine katıldı ama anlam arayışı onu Adler den de uzaklaştırdı.Öğrencilerin çok intihar ediyor olması ile ilgili ücretsiz öğrencilere terapi verdi ve bunun sayesinde 1928-1931 arasında hiçbir genç intihar etmedi.Daha sonra Avusturya, 2.Dünya Savaşı döneminde Nazilere teslim oldu ve ailesi ile birlikte kampa gönderildi.Karısı tifüsten, babası zatüreden,anne ve erkek kardeşi ise gaz odasına gönderilerek öldü.Frankl, 4 kamp değiştirdi toplam 3 yıl bu holocaust luğa maruz kaldı.Kamptan kurtulduktan sonra ömrünün sonuna kadar hayatını kitap, psikoloji, nöroloji ve logoterapiye adadı.Büyük ödüllerden Pfizer ödülü de aldı. İnsanın Anlam Arayışı kitabı, 1946 yılında ve sadece 9 günde yazılmıştır.Adının Almanca karşılığı ise, Yine de Hayata Evet tir.Frankl, Kamptan kurtulduktan sonra Nöroloji Bölüm Başkanı olması ile kitabı yazmaya başlar.Almanca yazılmıştır.1959 da İngilizce çevirisi basıldı.ABD nin en etkili 10 kitabından biri seçildi.Birinci bölümü roman dili ile yaşadıklarını, gerçek hikayesini anlatır bize.Çok etkileyici ve sarsıcı notlar vardır içinde.İkinci kısım ise işin tekniğinden yani Logoterapi den bahseder.Bu bölüm ağırdır. Logoterapi ile ilgili 3 yolun olduğunu anlatır kitabın
Edebiyat
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,5bin okunma
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2021 62. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2021 09:14
Kadınlardan nefret edildiğini, kadınların aşağılandığını, tarih boyunca baskı altında tutulmaya çalışıldıklarını , düşmanlığa, şiddete, adaletsizliğe maruz kaldıklarını biliyordum da bu kadarını bilmiyordum bu kitabı okuyana kadar. Taa Havva ile başlamış bizim mücadelemiz. Önce Tanrı savaş açmış kadına. Erkek, ilahi olanla cennette mutlu mesut yaşarken, kadının yaratılması ile bu ilişki sona ermiş. Ne zaman ki Havva Adem’i cennet düşünden uyandırmış ve gerçek dünya ile yüzleşmeye zorlamış işte o andan itibaren kadınlar evrensel günah keçisi ilan edilmiş. Bütün dünya dinleri, dünyanın büyük filozofları, yazarları, düşünce insanları, imparatorları, kralları, ülkelerin yöneticileri tarih boyunca kadını paranoya sınırına varacak kadar hor görmüşler, ona güven duymamışlar. Dünyanın pek çok ülkesinde örtünmesinden, cinsiyetine dair ayrımcılıklara, klitoridektomi (kadın sünneti) gibi zorlamalara kadar pek çok korkunç uygulamalara maruz bırakmışlar kadınları. Hindistan’da dul kadınlar kocalarının ardından yakılmış, yeni doğan kız bebekler öldürülmüş, kız çocuklar sünnet edilmiş, Roma döneminde karısının şarap içmesi erkeklerin eşlerini öldürmeleri için haklı bir neden sayılmış, cadılık yaptıkları gerekçesiyle yüzbinlerce kadın katledilmiş, savaş zamanları tecavüz edilip, hamile bırakılan kadınlar, üzerine bir de bu durumun sorumlusu onlarmış gibi toplum tarafından dışlanmış ve kimi aklını kaybederken kimi intiharı seçmek zorunda kalmış. Yani sözün kısası kadına nefret adeta bir virüs gibi Antik Yunan’dan günümüze yayılıp gelmiş. İşte Mizojini Dünyanın En Eski Önyargısı Kadından Nefretin Evrensel Tarihi’nde İrlandalı yazar Jack Holland bunları ve daha nicelerini anlatıyor uzun yıllar yaptığı araştırmaların sonucunda. Kitabı okurken de göreceksiniz ki tüm dinlerin, tüm
Felsefe
Mizojini - Dünyanın En Eski ÖnyargısıJack Holland · İmge Yayınları · 2019388 okunma
8/10
·398 syf.··
2024 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2024 13:22
Korku ve gerilim in tartışmasız ustası Stephen king in gene kendi gibi tartışmasız ilk 5 e girecek bu romanı Mahşer...Okudukça insan düşünmeden edemiyor,hastalık ile mi uğraşmak zor her şeyi kendine yontan lider büyük güç olmak isteyen insanoğlu ilemi !?...Ki romanda hastalık anektodları, insan içi savaş lider olma insanın birbiri ile uğraşmasından daha az bahsediliyor ilginç bir şekilde..Ben 1200 küsur sayfa değilde 427 sayfa olan 1987 yılı basımını okudum, genel hatlarıyla konuya hakim olunuyor bu basımda da sonuçta her hali ile muhteşem bir eser....9/10
MahşerStephen King · Altın Kitaplar Yayınevi · 19873,933 okunma