Alexandre Seurat, 1979 Paris doğumlu, Fransız bir yazardır. École Normale Supérieure ve Sorbonne Üniversitesi’nde edebiyat eğitim almış ve Angers Üniversitesi'nde modern edebiyat dersleri vermektedir. 2024 yılında, Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülü’nü kazandığı "Sakar" romanı, onun 2015’te yayımladığı ilk romanıdır ve 2009 yılında, Fransa’da yaşanmış gerçek bir olayı konu almaktadır. Aynı zamanda, 2019 yılında, Sakar adıyla bir film uyarlaması da yapılmıştır. Yazarın üç romanı daha var, bunlar: "L'administrateur Provisoire (2016; Kayyum)", "Un Fu Nambule (2018; İp Cambazı)" ve "Petit Frère (2019; Küçük Kardeş)". Romanlarının büyük bir kısmı genellikle, aile ilişkilerinin muğlaklığı ve söylenmemiş sözlerden kalan ağırlığı işlemektedir.
Bir anne, birçok anne gibi, bir gün güzel bir bebek dünyaya getiriyor. Bu anne çocuğu istemiyor ve gizli doğum yapmaya karar veriyor; bebeğe ölü doğmuş muamelesi yapılıyor. Bebek ilk çığlığını attığında aslında annesizdir. Bir ay sonra anne fikrini değiştiriyor ve çocuğu kabul eden babayla birlikte bebeğin sorumluluğunu üstleniyorlar. "Ölü doğmuş çocuk"… Ve bir bakıma, tek kusurları doğmuş olmak, hayatta olmak olan bu çocukları bekleyen kader de budur değil mi? Diana… Kaderi karanlık ve trajik bu çocuk için ne uğursuz bir isim.
Bu romanda sırayla Diana’nın anneannesi, teyzesi, öğretmeni, okul müdüresi, okul doktoru, sosyal hizmet görevlisi, ikinci okul müdiresi ve ikinci öğretmeni, adli tabip, jandarmalar, komşu, babasının iş arkadaşı, üçüncü müdiresi ve polis memuru konuşuyor. Küçük kızın etrafında, imkânsızın olduğu bir dünya kuruluyor: morluklar, yaralar, yanıklar… Her biri vicdanları uyandıran izlerdir. Diana kendini koruyor, durumu küçümsüyor; her bir morluğun nedeni ise sakarlıktır. Sakar sıfatı ona, kolayca etiketlenmiş kötü bir