Dürüstçe yazılmış tüm Roma tarihçeleri gibi bu kitapta da "yumurtadan elmaya dek" her şeye yer veriliyor: Hiçbir şeyi atlamayan Romalıların yöntemini, konuya ortadan dalıp da kafasına göre geriye veya ileriye giden Homeros'un ve genel olarak Yunanların yöntemine yeğlerim. Evet, Truva öyküsünü Yunanca bilmeyen yoksul yurttaşlarımız için Latince, nesir olarak yeniden yazmayı sık sık düşündüm; yumurtadan, yani Helen'in doğumundan başlayıp bölüm bölüm ilerleyerek, Ulysses'in evine dönmesi ve karısının taliplerini alt etmesi şerefine verilen ziyafette tatlı niyetine yenen elmalara dek.
Aydınlanmışlar'ın Sığınağı'nın önüne geldiğimde mümkün olduğunca az ses çıkarmaya özen gösterdim. Kolay bir kilit de ğildi, nasıl olabilirdi ki? Ama Ulysses bana bildiği tüm hileleri öğretmişti ve ben de geriye kalanları öğrenmiştim. Düşündüğümden daha uzun sürdü, yine de mekanizmayı anladıktan sonra açmadan oradan ayrıldım. Şüphelenmelerini istemiyo rum, hem artık içeri girmeye karar verdiğimde bunu saniyeler içinde yapacağımı biliyorum.
Yarın o gün, yarın onu oradan çıkaracağım.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
bir insan hayatı boyunca bir başına yaşayabilir. Evet , yaşayabilir. Ama yine de ölünce üzerini örtecek birini bulması lazım , her ne kadar kendi mezarını kazabilirse de hepimiz böyleyiz.
Sinirimden uyku da tutmadı bir türlü. Yatakta kendi başıma bir müddet dönüp ter içinde kaldıktan sonra aklım başıma geldi, kalkıp ışığı yaktım. Beni en kolay o uyutuyordu, Ulysses'yi okumaya başladım.
Yayımlanışından bir yıl sonra Frankfurter Zeitung, bu romanı şöyle değerlendiriyordu: "Canetti'nin romanı, fames foyce'un Ulysses ile erişmek istediğinin ötesine geçen bir adımdır ... Bu roman, gerçekçi romanın hiçbir zaman başaramadığı bir şeyi, olaylar ile yaşananlar arasındaki değişken
sınırla, insanoğlunun kendi eliyle kurduğu, sonra da kendisine yabancılaşmış, düşman kesilmiş bulduğu dış çevreyi, yepyeni bir biçim içerisinde ve en uçta sayılabilecek araçlarla tasvir etmeyi başarmaktadır. Bu eser, roman
türünün varabileceği en uç noktayı m,ı belirtmektedir, yoksa roman alanında
yepyeni olanaklara götüren bir yolu mu bu, irdelenmeye değer."