Evet, kesin unutmaya karar verdi, tıpkı benim de yaşamımdaki bazı şeyleri, hatta çoğunu unutmaya karar verdigim gibi. Ve insan bunun için yeterince uzun bir süre çabalayınca unutmayı başarabiliyor.
Bir de unutmayalım, ne demiştik? Umutsuzlukla mücadelenin özü niyetini keşfetmektir. Bunlara bir ek yapayım. Hayata dair genel bir yaklaşım olarak, yaşam için en hayırlı olanın gerçekleşmesi için dua etmek de geliyor içimden. "Aklım yetmeyebilir ama hayırlısı olan neyse o olsun ve umarım ben de bu hayırlı olanı yapmaya fırsat bulurum, " diyorum kendime. Ondan sonra da bir kendini teslim etme, meseleyi daha âli bir makama havale etme hâli var. Yani yüce bilince seslenerek, "Ben elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım, bundan sonra ne olacaksa kabulümdür. " hali. Demek ki hayata dair, "İlle de benim istediğim olacak! " diye bir ısrarım yok. Yani ille de bir sonuca bağlılığım yok ama süreci önemsiyorum.
Sürecin tekrar altını çizmek istiyorum burada. Benim için önemli olan idrak edebileceğim her şeyin farkında olarak elimden gelenin en iyisini yapmaya gayret edip etmediğimdir. Bunu yapabildim mi? Önemli olan bu.