Allah'a sığın şahs-ı halimin gazabından Zirâ yumuşak huylu atın çiftesi pekdir Yakdı nice cânlar o nezâkette tebessüm Şîrin dahi kasd etmesi câna gûlerekdir Bed-asla necâbet mi verir hiç üniforma Zer-dûz pâlân ursan eşek yine eşekdir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsan mı ?' diye duraksadı Esra. 'Ama savaşların nedeni, devletlerin, ülkelerin, sınıfların çıkarlarıdır. Bunun için sıradan insanı suçlamak ne kadar doğru ?' 'İlk söylediğinde haklısın. Savaşlar sınıfların, devletlerin çıkarları için yapılmıştır ve yapılmaktadır. Ama sonuçta süngüyü saplayan, tetiği çeken, bombayı atan, tankı kullanan sıradan insanlardır. Yani üniforma giymiş halktır. Bugüne kadar çok az asker buna karşı durmuştur. Savaşan iki ordunun askerlerinin birleşip, 'Artık yeter, biz savaşmak istemiyoruz,' deyip, silahlarını attıkları kaç olay vardır tarihte? Oysa öldürmekten zevk alan, bunu meslek haline getiren insanların yer aldığı binlerce örnek gösterebilirim sana.' 'İyi de,' diye itiraz etti Esra, 'silahlarını bırakırlarsa suç işlemiş olurlar. Belki de vatan haini diye kurşuna dizilirler.' 'Savaşta zaten ölmeyecekler mi? Daha doğru bir amaç uğruna, barış için ölmeleri daha anlamlı olmaz mıydı? ' 'Bu bir bilinçlenme sorunu,' dedi kaçacak yeri kalmayan Esra. 'Güçlü bir barış kültürü oluşursa...' 'Anlatmak istediğim de bu. Barış insanın içinden gelmiyor. İnsan, öldürmek için gösterdiği çabayı, özveriyi, öldürmemek için göstermiyor. Barışı sağlamak için dışarıdan bir bilinç akışı gerek.'
Sayfa 165 - YAPI KREDİ YAYINLARI·Kitabı okudu
Roman
Renk skalası değişti artık;)
... yaşamımızda giydiğimiz ilk üniforma, cinsel kimliğimizin üniformasıdır. Birçok toplumda bebekler hemen giysilerinin rengi ile birbirinden ayrılırlar ( kızlar pembe, oğlanlar mavi )- Neden? Yetişkinler oğlana erkek, kıza da dişi gibi davranır - sadece bir bebek gibi davranmaz.
Sayfa 95 - Ayrıntı Yayınları,Üçüncü basım:Kasım 1993·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Demokratik parlamenter rejim birçok yerde sarsıldı, diktatörlükler türedi ve hoşgörüyle karşılanıyor. Çünkü insanların bireyin onuruna ve haklarına olan inancı artık yeterince güçlü değil. Sadece iki hafta içinde, koyunsürüsü gibi kitleler, gazeteler aracılığıyla öylesine heyecanlı bir öfke hâline sokulabiliyor ki insanlar, çıkarları peşindeki birkaç kişinin beş para etmez amaçları uğruna üniforma giyip öldürmeye ve ölmeye hazır hâle geliyorlar.
1930'larda Mussolini'den sonra Hitler de iktidara tırmanmayı başarmıştı. Bu iki adamın geçmişlerinde subaylık olmadığı halde, ikisi de kendilerine birer üniforma beğenmiş, çizmelerini giymiş, askeri jestler yapıyorlardı. Herhalde onlardan özenmiş olarak Stalin de bir üniformaya bürünmüştü. Orta ve Doğu Avrupa'da, Çekoslovakya'yı saymazsak, üniformadan geçilmiyordu. Ama askerden yetişmiş ve gerçekten ciddi askeri başarılar kazanmış Mustafa Kemal ile İsmet İnönü sivil kılıklarından şaşmıyorlardı. Bu "simge"ler önemlidir.
Alıntı